Ruhuna iyi bak!

Metin Karabaşoğlu’ndan Ruh Bakımı ile ilgili büyük sırlar...

Ruhuna iyi bak!

Metin Karabaşoğlu Hocamı üniversitenin birinci sınıfındayken “Peygamber’in Kardeşleri” kitabı ile yine Peygamber’in ahir zamandaki kardeşlerinden biri olduğuna gönülden inandığım bir ablam vesilesiyle tanımıştım. Roman okumaya alışık, fikir kitapları okumaktan korkan benim liseli zihnim o kitabın sayfaları arasında bir hafta kadar dalgalanıp durmuştu. Önce konulara farklı açılardan girişler yapılıyor sonra işlenen fikirler bir karmaşaya sebep oluyor sonra tekrar her şey yerli yerine oturuyor, zihnim berraklaşıyordu. İşte Ruh Bakımı” kitabını da “Peygamberin Kardeşleri” kitabının hatıralarıyla, onu okuduktan üç yıl sonra satın aldım. Ancak bu sefer kitabı alırken Metin Karabaşoğlu hocama imzalatma ve onunla kısa bir sohbet etme fırsatı yakaladım. Sohbet boyunca benim karamsar söylemlerime karşı o hep mütebessim bir yüz ifadesiyle umutlu cümleler kuruyordu neticesinde bu kısacık sohbet kitaptan beklentilerimi arttırıyordu.Ruh Bakımı, Metin Karabaşoğlu

Neyi bekledim ki?!

Kitabı aldıktan bir yıl sonra iki hafta kadar bir zamana yayarak okudum. 159 sayfalık kısa bir kitap ancak işlediği konularla ilk okuduğum kitaptaki gibi yine sancılı düşüncelere kapı aralıyor. Üstelik bu sefer geçen dört yılın yaşanmışlığıyla okuduklarım biraz daha hayatın   içine ayna tuttu. Her bölümün başlığını okurken bir önceki bölümde hissettirdiklerini tekrar hissettirecek endişesi duyuyor insan. “Kazanırken Kaybetmek”, “Aşkın Ölümü”, “İmanla Amel Arasında” ve diğer başlıklar insanı adeta suç mahallinde yakalanmış hissi veriyor. Kusurumuz görülmüş de tüm okurlar içinde ismimiz söylenmeden “İnsanların bazıları neden böyle yapıyor?” diye  rencide etmeden ikaz ediyor gibi. Bu üslup o kadar güzel bir üslup ki kitabın içerisinde de yer verilen Rasullullah üslubunu hatırlatıyor.

Birçok konuda birçok nasihati, nasihat vereyim diye özel bir çabaya girmeden hissiyatı doğrultusunda, kardeşlerine gönül koyduğunu biraz belli ederek veriyor. Hatta birçoğunda kendi nefsinin de yakasına yapışıyor, onu da hırpalıyor. Mesela “Kazırken Kaybetmek” başlığı için kendi kusurundan yola çıkarak ilerliyor. Görmemizin pek hoşumuza gitmeyeceği şeylerden bazılarını başımızı çevirerek bize göstermeye çalışıyor.

Allah için Allah’a rağmen

“Dünya Bizi İşgal Etti” başlığında da yine bizi sarsıyor, çağın gerekleri bahanesiyle Müslüman sıfatlarını nasıl üzerimizden silkelediğimizi hatırlatıyor. Mal mülk edinme yarışının, gösterişin, lüksün bizi işgaline nasıl tez elden teslim olduğumuzu ve bu durumu da Müslüman prestiji ile ilişkilendirerek kendimizi aklamaya çalıştığımızı ‘Allah için, ama Allah’a rağmen!’ sözleriyle içi acıyarak gösteriyor.

“Biz Özeliz, Hepimiz” başlığında da yine ruhumuzun pençesinde kıvrandığı başka bir manevi hastalığa işaret ediyor. Özellik ve seçkinlik çabası içinde malla, mülkle, tüketimle dönüşüp yine aynı çaba içerisinde olan büyük bir kitleyle benzeşenlere kendimizin zaten özel olduğunu anlatıyor.

Metin Karabaşoğlu diğer tüm başlıklarda da aynı üslupla ruhun kurumuş, çatlamış, kırışmış yerlerine  tek tek işaret ediyor ama böyle bırakmayarak müşfik bir tabip edasıyla bakımı ve onarım için şifalı merhemi de elimize veriyor: Kur’an ahlakıyla ahlaklanmış Efendiler Efendisi ve onun her biri yol gösterici bir yıldız olan sahabeleri...

Handan Tanrıkulu ruhuna baktı

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2019, 18:11
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
tayfun demir
tayfun demir - 7 yıl Önce

metin abinin fotoğrafı çok iyi çıkmış...

Salim
Salim - 7 yıl Önce

Metin abiyi geçen sene tanıdım. Kalemine sağlık, güzel yazıyor maşaallah.

banner19

banner13