banner17

Ruhları onaran dava erlerine ihtiyacımız var

Metin Önal Mengüşoğlu’nun 'Bilge Terzi Mehmet Said Çekmegil' kitabı ikinci baskısıyla ve zenginleşen içeriğiyle okuyucuya ulaştı. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.

Ruhları onaran dava erlerine ihtiyacımız var

https://www.ktpkitabevi.com/urun/bilge-terzi-mehmet-said-cekmegilYol gösterici, gönül insanı, huzur ikliminin durağı, ruh onarıcı gibi vasıflara sahip büyüklerimiz vardı bizim. Şehirlerimizi süsleyen, içimize aydınlık veren, kalabalıklarda yitip giden gençlere durak olan sessiz ama derinden yaşayan ağabeylerimiz vardı.

Bir şehrin asıl yerlisi olan ve şehre değer katan çaycı, terzi, sahaf, ahşap ustası, berber gibi bilge insanlar hayatımıza her zaman girmiştir. Bazen tesadüfen bazen de bilip tanıyarak uğrak yeri olarak belirlenen bu mekânlar öyle bir işleve sahip olmuştur ki hayat okulu denen yerler işte buralardır.

Onların söylediği bir söz, elimize tutuşturduğu bir dergi ya da kitap, tanıştırdığı yeni insanlar hayatımızın yapı taşları olarak bütün ömrümüzü şekillendirmekte. Şimdilerde böyle güzel kesitlere hasret kalsak da bir zamanların hikâyelerini dinleyerek, “keşke” diyerek dualar ediyoruz yeni yol göstericiler karşımıza çıksın diye.

Said Çekmegil’i tanımak

Metin Önal Mengüşoğlu, bugünün gençleri üzerinde etkili bir isim. Onun yazdığı her satırın ve dizenin altında derin hikmetler aramak ve bu hikmetlerle yolumuzu aydınlatmak bizler için büyük bir kazanç. “ve ben diplomalarımı yırttımsa, bunun üstüne kılıcımı kınından sıyırdımsa / kalleşliği bir hamlede yere vurdumsa / savur gülüşlerini ne duruyorsun, konuş dillerin olayım, / Ağla dua et, çünkü hıncımda tazedir sevincimde / Çünkü tek sevda var şimdi içimde ''kavgamız'' ve saflarımızda senin yerin…” diyen Mengüşoğlu’nun, hayatının önemli bir bölümünü dolduran, ona yol gösteren Said Çekmegil’le ilgili anılarını, düşüncelerini anlattığı kitabı Bilge Terzi Mehmet Said Çekmegil, şimdi ikinci baskısıyla okuyucularla buluştu. Bir dava adamı olan Metin Önal Mengüşoğlu’nun kendini yetiştirirken hangi aşamalardan geçtiğini, nelerden etkilendiğini göstermesi anlamında bu kitap daha da önem kazanmakta.

Said Çekmegil, önce Malatya’nın sonra da tüm ülkenin üzerinde etkili olan bir aksiyon insanıydı. Turgut Özal’ın arkadaşı, Süleyman Demirel’in terzisi, Alpaslan Türkeş’in askerlik arkadaşı, Necmeddin Erbakan’ın dava arkadaşı, Bülent Ecevit’e yol gösteren bir insan Said Çekmegil. Sadece bu bilgiler bile onun ne kadar etkili bir isim olduğunu göstermeye yeterli olur.

Said Çekmegil’in mesleği terzilik, medresesi dükkân. Bir terzi dükkânından ülkenin kültür-sanat- fikir dünyasına tesir etmek nasıl olurmuş bunu gösteriyor Çekmegil. Büyük Doğu’nun kurucuları arasında, Sezai Karakoç’un “Adınız dergide olsun yeter.” dediği bir etkiye sahip bir bilge kişi.

Böylesine etkili bir kişiyle tanışmanın kendisine kattıklarını da anlatıyor Metin Önal Mengüşoğlu kitabında. Türkiye’nin yaşadığı birçok sıkıntılı dönemi bire bir yaşamış biri olan Mengüşoğlu, Said Çekmegil’i tanıyarak kimliğine kavuştuğunu söylüyor kitabında. Yani sorgulayan, araştıran, bir mümin kimliğini işaret ediyor.

İkinci baskıda yazışmalara da yer verilmiş

Kitabın giriş yazısında Mengüşoğlu, ikinci baskıyla ilgili ayrıntılara da yer veriyor. Üstadın yazışmaları, hakkındaki şahitliklerle beraber eserlerinin listesini de ikinci baskıya almış. Kitabın bu baskısına giren yazışmalar, onun ne kadar önemli ve titiz çalışmalar içine girdiğini gösteriyor. Onun yazdığı mektuplar ve ona yazılan mektuplar kitapta birlikte yer alıyor. Rasim Özdenören’in yazdığı bir mektupta şu ifadeler geçiyor: “Malatya’nın kültür ve ışık ocağı Çekmegil Terzihanesi”

Terzihanenin bir kültür ocağı, bir ilim irfan yurdu gibi çalıştığının örneklerini de anlatıyor Mengüşoğlu. Onun eserlerinin tekrar yayınlanıp günümüz gençliğinin de ondan istifade etmesi gibi bir arzusunu da dile getiriyor yazar. Hayatını ülkesine, gençlere ve özellikle insan yetiştirmeye adamış bir dava adamının küçük bir terzi dükkânından nasıl olup da zihinlere ve gönüllere girdiğinin satır satır mücadelesini okuduğumuz bu eser, gösteriyor ki insan isterse bir neslin şekillenmesinde elindeki kıt kanaat imkânlarla yepyeni ruhlar inşa edebilir.

Her şehrimizde bir bilgemiz olsa, mekânına diz çöksek ve ondan aldığımız feyz ile dirensek hayatın çıkmaz sokaklarına. Kim bilir belki dar bir sokakta bir çay ocağında, bir dükkânın loş köşesinde yanına uğrayacakları bekleyen bir bilge vardır. Yeter ki selamımız eksik olmasın.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 11:28
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20