Romanlara sığmayan bir hayat

Fuzuli'nin, Baki'nin, Kanuni'nin, Hürrem'in romanıdır Pervanenin Rüyası.

Romanlara sığmayan bir hayat

Hani bazen suskunluklarımızda söyleyemediğimiz nice sözler saklıdır... Hani yutkunur yutkunuruz da tutulmuşçasına bir türlü konuşamayız ya... Hani gizler açığa çıktığında baştan aşağıya kaynar suyla yıkanırız ya… Gönül günlüğünde bir pervanenin rüyasını tutmak isteriz de bir türlü tutamayız ya...

Serinlemenin kıymetini, nârin kanatlarıyla ateşte yanan pervaneden daha iyi kim bilebilir? Kim bilebilir üşümeden yanmayı pervaneden başka?

Bir kitap yeniden basıldı

Vedat Ali Tok, Pervanenin RüyasıVedat Ali Tok’un Pervanenin Rüyası (Fuzûlî Romanı) Laçin Yayınları tarafından 2007 yılının Haziran ayında Kayseri’de hayata gözlerini açtıktan sonra şimdi de Sütun Yayınları’ndan çıkarak daha geniş kitlelere ulaşma şansını yakalayan bir roman. Doğrusunu söylemek gerekirse kitabın “çanta boy” olarak çıkmasını biraz yadırgadıysam da daha çok kişiye ulaşacağını düşündükçe bu duygumu bastırdım.

Ne hikmetse ben bu rüyayı ancak ikinci kez okuduktan ve kitapla demlendikten sonra kaleme alabildim.

Tarihin yeniden yazımı bu kitap

Şiir tanelerinin kavrulup öğütüldüğü ve kahve kıvamında okuyucuya sunulduğu bir romandır “Pervanenin Rüyası”.

On beşinci ve on altıncı asra uzanan zaman tünelinde hayâl ötesi gerçeklerin, mısralarla dile geldiği şiir bahçesini, Osmanlıya açılan bir pencereden seyredebilmektir “Pervanenin Rüyası”.

Şiirle yoğrulan yüreklerin hamur olup pişmeye bırakıldığı yüzyıllar öncesinden süzülüp gelen sürecin içinde,  yaşanırcasına dile gelen bir romandır “Pervanenin Rüyası”.

Şiir kumaşının muhabbetle nasıl biçildiğini yazdığı şiiriyle ispatlayan, Kerbelâ toprağında dünyaya gözlerini açan ve yine Kerbelâ toprağında dünyaya gözlerini kapatan Fuzûlî’nin romanıdır “Pervanenin Rüyası”.

Osmanlı şuarası dile geldi

Hükümdar şairlerin de yer aldığı,  Âşık Çelebi, Taşlıcalı Yahya Bey, Kunduracı Zâtî, Hayretî, Hayalî, Necâtî, Latîfî, Destur Çelebi, Bâkî ve diğerleri ile zenginleşen Osmanlı şuarasının film izliyormuşçasına okuyucuya verilişidir “Pervanenin Rüyası”.

Figânî’yi astıran İbrahim Paşa’dan, Hayalî’nin yaşadığı iltifatlara ve aldığı caizelere kadar açıktan açığa bir özeleştirinin gerçeklerle günışığına çıkmasıdır “Pervanenin Rüyası”.

Fuzûlî’ye verilen dokuz akçenin hükümdardan habersiz rüşvetçilerin zimmetine geçirdiği haberinin Bağdat’tan İstanbul’a ulaşmasından sonra başlayan ve Dicle kıyılarından Fuzûlî’yle sohbete kadar uzanan bir yolculuğun romandır “Pervanenin Rüyası”.

Yalnızlığı seçen bir ulu şairle “Leyla vü Mecnun” hakkındaki hasbıhali doruk noktasında yaşatan ve “Kahramanını kıskandıran şair”le bir muhabbet sofrası kurandır “Pervanenin Rüyası”.

Vedat Ali Tok“Bir su hikayesi”ni şiirle anlatan Fuzulî’yle birlikte Kerbelâ’da suya hasret kalarak can verenlere zemzem niyetine akmak isteyen bir nehirdir “Pervanenin Rüyası”.

Ve Kanuni yılları...

Sultan Süleyman’ın emri ile Mimar Sinan’ın inşaatına başladığı dört minareli Süleymaniye Camii’nin yapılışından açılışına kadar geçen zaman ve Süleymaniye için yazılmış Bâkî’nin şiirlerinden, Taşlıcalı Yahya’nın kasidesinden yıldızlı mısraların seslenişidir “Pervanenin Rüyası”.

Kanuni Sultan Süleyman’ın nikâhlı eşi Hürrem Sultan’ın Şehzade Mustafa'yı katliyle başlayan, yenilmez ihtirasının doğrultusunda şehzadeler Selim ve Beyazid üstüne oynanan oyunların akışını anlatan bir yankıdır “Pervanenin Rüyası”.

Şiir deryasına şairleri tanıyarak dalmak isteyenlerin, dîvan şiirinin tarih sürecini içinde yaşarcasına tatmak isteyenlerin, “İnci Avcısı” şairlerle sohbet meclislerinin doyumsuz sohbetine tanıklık etmek isteyenlerin uğrayacağı bir adrestir “Pervanenin Rüyası”.

Osmanlıyı bir de böyle okumalı

Pervanenin Rüyası (Fuzûlî Romanı), birinci tekil şahsın dilinden içten, coşkulu ve sade anlatımıyla Osmanlı Türkçesi ile günümüz Türkçesinin bir harmanı diyebileceğimiz bir dille kaleme alınmış. Okuyucuya sunulan beyitlerin sadeleştirilmiş halleri de dipnot olarak verilmiş. Bu da romanın şiirli bölümlerini okurken beyitlerin anlaşılmasında kolaylık sağlamaktadır. Hadiseleri birbirinden ayırmak için 30 başlık altında olay örgüsünü kuran yazar, böylece okuyucuya da nefes alma fırsatı vermiştir.

Vedat Ali Tok, "Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir" anlayışından yola çıkarak şairlik yolunda ilerlerken yazarlık yolunda da emin adımlarla yürümektedir.  Aldığı eğitimle paralellik gösterdiğinden eserlerine hâkim bir kalemdir.  İnceleme ve tahlillerinde olduğu gibi bu ilk romanında da başarısı aşikârdır.

Tarihten bu güne “Pervanenin Rüyası”na eşlik edercesine zaman imbiğinden süzülerek gelen ne varsa “Kalemi yaratan Allah’a hamd ile...” diyerek nice yazmalara...

Sergül Vural bir rüyaya dahil oldu

Yayın Tarihi: 07 Mayıs 2011 Cumartesi 13:26 Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2021, 14:33
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Rıza KAşıkcı
Ali Rıza KAşıkcı - 9 yıl Önce

Aşk ile var âlemde her ne varsa, olmasa aşk hiçbir şey yok!“Pervanenin Rüyası” aşk ile olmuşların, aşk ile ol/muş kitabı…

banner26