Rasim Özdenören'e 75. yaş armağanı

Fahri Tuna, Ercan Yılmaz ve Hüseyin Yorulmaz'ın hazırladığı 'Rasim Özdenören’e Armağan' kitabı, büyük ustayı yine edebiyat dünyamızın önemli isimlerinin anlattığı değerli bir kitap. Mustafa Uçurum yazdı.

Rasim Özdenören'e 75. yaş armağanı

Rasim Özdenören, edebiyatımızın yaşayan en önemli değerlerinden. Şükür ki hâlâ ondan gazete yazıları, denemeler, öyküler okuyoruz, onun gösterdiği ışığa tutunup yaşanan olaylara sağlıklı yorumlar yapmaya çalışıyoruz.

Bizden çok önceki zamanlarda Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti gibi aksiyon isimlerin topluma kattığı değeri bizler ancak kitaplardan okurken şimdi bizler de Rasim Özdenören gibi bir ustayla aynı zamanlarda yaşamanın, aynı dergilerde yazıyor olmanın mutluluk ve övüncüyle bir nebze olsun kendimizi bahtiyar hissediyoruz.

75. yaş için armağan bir eser

Ülke insanının yetişmesine vesile olan, bir devrin şekillenmesinde katkıları bulunan Rasim Özdenören’i anlamak ve anlatmak yegâne bir görev olmalı. Böylesine önemli değerlerin yarınlara kalmalarını sağlayan elbette verdikleri eserlerdir ama bunun yanında onlar için hazırlanan çalışmalar da bir değeri gözler önüne serme anlamında çok önemli bir yere sahiptir.

Değişim Yayınları arasından çıkan Rasim Özdenören’e Armağan kitabı, büyük ustayı yine edebiyat dünyamızın önemli isimlerinin anlattığı değerli bir kitap. Edebiyat dünyamızda önemli yere sahip kalemlerin ustalar için söylediği sözler birçok çevre tarafından önemle takip edilir, onların sözleri daha bir etkili olur. Bu anlamda bakacak olursak, bu armağan kitap ustanın yaşına armağan edilmeyi hak etmiş bir yetkinlikte hazırlanmış. Kitap Fahri Tuna, Ercan Yılmaz ve Hüseyin Yorulmaz editörlüğünde çıkmış.

Abdullah Uçman, Ali Haydar Haksal, Arif Ay, Hüseyin Su, Nazif Gürdoğan, Necip Tosun, Sadık Yalsızuçanlar kitapta yer alan isimlerin bazıları. Rasim Özdenören’in kişiliği, edebi şahsiyeti, eserlerinden örnekleri satırlar arasında bulmak mümkün.

Yaşayan değerlere sahip çıkmak

Bizde gayriihtiyari oluşan bir gelenek vardı. Çok önemli bir isim için yaşarken bir şeyler yapmak, ona saygı geceleri düzenlemek, armağan kitaplar hazırlamak pek de rastladığımız güzelliklerden değildi. Son yıllarda artık bu yanlış algı ortadan kalktı, birçok önemli isim için programlar düzenleniyor, kitaplar hazırlanıyor, yapılan programlar onlara ithaf ediliyor. En güzel örnek daha geçen haftalarda yapılan Göl Saatleri Şiir Akşamları’nın Arif Ay’a ithaf edilmesiydi.

Rasim Özdenören için de armağan kitaplar hazırlanmaya başladı. İnsana yaşarken değer vermek, değer gördüğünü yaşarken ona hissettirmek çok önemli bir vazifedir. Aramızdan ayrıldıktan sonra kuracağımız cümleler, ne yazık ki biraz havada kalıyor ve hedefini tam da bulamıyor gibi.

Bu kitabı okurken Abdullah Uçman’ın Rasim Özdenören’i nasıl tanıdığını, ilk olarak onun hangi kitabını okuduğunu, onun hakkındaki düşüncelerinin ne olduğunu öğrenmiş olduk. Ali Haydar Haksal’ın öyküdeki ustasının Rasim Özdenören olduğunu öğreniyoruz bu kitap sayesinde. Rasim Özdenören’in yetiştirdiği gülleri Hüseyin Akın’ın cümlelerinden okuyoruz. Bir öykücüden yine bir öykücünün öykü dünyasına giriyoruz bu çalışma ile. Necip Tosun, Rasim Özdenören portresi çiziyor bize bütün köşelerini tamamlayarak.

Rasim Özdenören aramızda iken ondan bahseden bu satırları okumak bizler için de bir rehber oluyor. Ondan alabileceğimiz ne tür cevherler olduğunu öğreniyoruz daha fırsatımız varken.

Son söz Sadık Yalsızuçanlar’dan olsun: “Durmadı, sürdürüyor. Hâlâ anlatıyor ve Hz. Mevlana’nın buyurduğu gibi 'şikâyet etmiyor, hikâyet ediyor.'”

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2019, 17:11
YORUM EKLE

banner19