Profil Kitap özel bir seçki ile 2021'e taze bir başlangıç yapıyor

Profil Kitap; 2021'in ilk ayında edebi literatüre üç yeni kitabı kazandırarak güzel bir işe imza atıyor.

Profil Kitap özel bir seçki ile 2021'e taze bir başlangıç yapıyor

Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar

Johannes Anyuru

Uganda asıllı İsveçli yazar Johannes Anyuru’nun ödüllü romanı Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar spekülatif kurgunun yaratıcılığının, günümüzün sert politik gerçekleriyle birleştiği cesur bir anlatı. Guantanamo’da ve Ebu Gureyb Cezaevi’nde yapılan işkencelerin, Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarının duyulduğu bu romanda yazar, şiirsel üslubuyla inancın mistik güzelliğini ve daha iyi bir gelecek umudunu da okurlara duyurmayı başarıyor.

İsveç’te bir kış akşamı, üç genç, İslam’a ve Hz. Muhammed’e hakaret içeren çalışmalarıyla ünlenen bir karikatüristin söyleşisinin olduğu kitapçıya terör saldırısında bulunur. Ancak saldırının ortasında, aralarında olayı kayda almakla sorumlu olan genç kadın garip bir dejavu hissine kapılıp büyük bir hata yaptıklarını düşünerek olayların gidişatını değiştirir.

İki yıl sonra bir yazar, adli psikiyatri kliniğine yatırılan bu kızın görüşme talebini kabul eder. Bir teröristle görüşmekte isteksiz olsa da birdenbire İsveç'te ortaya çıkıp bir terör eylemine karışan, pasaportundaki adını hatırlamayan ve ana dilini konuşamayan bu Belçikalının kim olduğunu, ondan ne istediğini merak etmiştir. Sorularına karşılık kız onunla bir sırrını paylaşır: başka bir zamandan, gelecekten geldiğini. Kızın gizemini çözmeye çalışan yazar, kendini hayal edebileceğinden daha korkunç bir atmosfer içinde bulur. Bahsettiği distopik gelecekte, Müslümanlar ve diğer azınlık gruplar yani sözde “İsveç düşmanları”, “Tavşanlı Bahçe” adlı korkunç bir gettoda yaşamaya zorlanmakta ve türlü işkencelere maruz kalmaktadır.

Çumra 1965

Sevinç Yavuz

Sevinç Yavuz bu polisiye romanıyla, 1965 yılında Konya’nın 10 bin nüfuslu kasabası Çumra’da 15 kişiyi öldürüp parçalayarak evinin mutfağına ya da bahçesine gömen bir seri katilin gerçek hikâyesini okurlarıyla paylaşıyor. Tekinsiz satırlarda dolaşmayı sevenler için Ocak ayında raflarda...

Mutfakta bir ceset. Evin içine gömülmüş. Cenin pozisyonunda ve yere dik. Çatalhöyüklüler ölülerini öyle defnedermiş. Ama bu soğuk, hareketsiz cenin Çatalhöyük Antik Kenti’nde değil. Oranın biraz ötesinde, Çumra kasabasında bulunan sıradan bir hanede…

Sene 1965. On bin yıllık ölülerin yanına durmadan yenileri ekleniyor. Bu bataklık kasaba insanları yutmaya doymuyor. Uğursuz bir sessizlik örtüyor her şeyi, olanlar kimsenin dikkatini çekmiyor. Ta ki Çatalhöyük kazısında çalışan üç Alman arkeoloğun kayboluşuna kadar. Olay üzerine Çumra kasabasına atanan yeni emniyet amiri Ali Kemal, kendini büyük bir muammanın içinde buluyor: tuhaf köy halkı, gerçek yüzlerini maskeleyen kazı çalışanları, ortadan yok olan insanlar, kayıp hazineler ve

toprağın doğurduğu ölüler…

İncelikli Haytalar Albümü

Gökhan Ergür

Beş yıl önce çıkardığı, "Üzüntüden" isimli ilk şiir kitabının ve denemelerden oluşan kitabı "İnsaniyet Namına"nın ardından Gökhan Ergür yeniden dizeleriyle okurlarına sesleniyor.

Sıkı çocuklar yitirdik, sert garibanlar

Hep kendini mahvına âşık olanlar

Evlerinden eksilmedi kara ıslık

Gözlerinde külhani bir öfke

Hınçla mezar kazıdılar içlerine

Kolonya içen baba, kömür yardımı, küfürbaz patron

Tükürmedim ağzımdaki kanı, yuttum sessizce

Kaybettik tüm kitapların bildiğini

Öğrendik, kendimizi yine kendimiz yıkar

Keskin bir çiçektir kalbimiz

Hep karanlıkta açar

Yayın Tarihi: 19 Ocak 2021 Salı 13:40 Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2021, 13:51
banner25
YORUM EKLE

banner26