Öyküden sel geçti kumu kaldı

Cemal Şakar'ın öyküleri artık bir arada. Anadolu ve kaçmak isteyenler anlatılıyor Cemal Şakar'ın öykülerinde.

Öyküden sel geçti kumu kaldı

Öykücülüğümüzün önemli isimlerinden, Hece-Öykü’ ve Yedi İklim‘den öykülerini okuduğumuz Cemal Şakar'ın, öykü kitapları bir araya getirilerek “Sel ve Kum” başlığı altında yayımlandı tekrar. Toplu basımları bir boyutta “sözün bittiği” “kalemin tükendiği” anlamında okuduğum için toplu basımlara oldum olası sıcak bakmıyorum ama eserlerini toplu bastıran yazarı ya da şairi de anlamak gerektiğini de düşünüyorum. Memlekette sözün kıymetini, eserin değerini bilecek insan az ve popülarite/kolaya kaçma hastalığı olduğu için yazar da bu tür basımlara mecbur kalıyor. Bir anlamda  yayınevi “icbariyet”i de diyebiliriz. Toplu basımın okurun, yazarın ya da şairin düşünce/duygu izleğini takip etmesi bakımından okura faydası da yok değil. Bir yazarın ne zaman ve nasıl düşündüğünü, neler yaptığını zaman izleği içinde ortaya koyuyor toplu basımlar.

Sel ve Kum öykü toplamı benim için Cemal Şakar’ın öykülerini derli olarak ilk okumam. Daha önce dergilerdeki öykülerinden haberdar olduğum öykücüden toplu ve düşünce/duygu izleğini gözlemleyebildiğim bir okumaya imkân sağladı bu kitap. Cemal Şakar’ın öykü toplamı, en son kitabı  “Pencere”den “Gidenler Gidenler” adlı ilk kitabına doğru dönüşsel okuma seyri sağlıyor okura.

Anadolu’dan kaçmak lazımSel ve Kum

Onun öyküleri kendi penceresinden kendine ve topluma bakmaya çalışan bir öykücü soyutlamasıdır. Şakar aslında kendini anlatır. Kalmışlığın trajik komik hallerini öyküleştirir. Belki de Anadolu’da “kalmayan” bir öykücü olsaydı tiyatrosu öyküsünün önüne geçecekti. Anadolu iyidir, hoştur, saftır ama tahakküm kurar. Bir önceki nesil bir sonrakinin üzerinden hem bedensel hem de ruhsal hak iddia eder. Bundan sıyrılmak zordur Anadolu’da. Çünkü dedikodu kazanı hemen kaynamaya başlar. ‘Ne derler’ denmeye başladı mı bir coğrafyada hemen oradan uzaklaşmak gerekir. Anadolu özgün olmaya imkân vermez, hayat hakkı tanımaz. Çünkü Anadolu toplumdur ve kitledir. Kitlenin iktidarı vardır. Şakar’ın öykülerini okuduğumda Anadolu’nun bu baskın karakterine bir karşı duruşu hissettim. Şakar, karşı duruyor. Hikayelerin içeriği kadar başlıkları bile derdimizi anlatmaya yeter: “Biz birbirimizi içimizde taşırız”, “suskunluktaki hayret verici aydınlık”, “Eviçi” “Ayna”,  “Ses”…

Başı son, sonu baş eylemek

Cemal Şakar’ın ilk öykü kitabındaki içerikle son öykü kitabındaki içerik birbirinin devamı niteliğinde değil. “Pencere” bir isyan öyküler kitabıdır. Pencere bir tiyatro oyunu ya da senaryoya daha yakın bir söylemdir. Hem içerik hem de biçim bakımından yeni bir tarz denemiştir öykücü.

İlk kitabı “Gidenler Gidenler”de “Gitme isteği, kaçış, intihar düşüncesiyle boğuşma, bunalımlarından dahi bunalma hali” gibi kaçış psikolojisinin unsurları hâkim.

Sıkıştım kurtar beni

İkinci kitap “Yol Düşleri”nde çoğunlukla, “Gidenler Gidenler”deki kahramanın, o çok istediği 'gitme'yi gerçekleştirir: "Artık çok uzaklardayım." (Eviçi). Yolda bir “Sır” vardır. Bir sır için “Sırdaş” gereklidir. Her yolun bir “Masal”ı vardır. Bir masal da mutlaka “Ayna” ve “Ses” içerir. O zaman ikinci kitap bir kaçış masalı olarak nitelenebilir. Ama bazen gitmeler de ya da kaçış da bir işe yaramaz, çünkü asıl mesele “mekân” değildir.

Masal bitince…

İnsan kaçınca ya da mekân değiştirince zanneder ki dertler bitecek. Halbuki bilmez ki dert insanın içinde. Yüreğini mesken tutmuş. İnsan teki, anlar kaçmanın gereksiz olduğunu. Çünkü kaçış insanın ölümden kaçması gibidir. Ölümden kaçmak nasıl mümkün değilse insan kendisinden de nereye ya da kime kaçabilir ki?  Öykücünün “Esenlik Zamanları”nda içindeki boşluğu kendine bakarak doldurmaya çalışan bir öykü toplamı vardır. “Ayna”dan “Eşik”e geçilir ve insan teki asıl olanı keşfeder: Kendinde yitmek.

Cemal Şakar öyküleri farklı bir bakışa sahip diliyle insana mevcut durumun dışında başka şeylerin de olabileceğini hatırlatması bakımından önemli bir yerde duruyor. Öykü meraklıları bu öykülerden mutlaka haberdar olmalı.

Zeki Dursun, öykü okumaya devam ediyor

Yayın Tarihi: 08 Haziran 2011 Çarşamba 13:46 Güncelleme Tarihi: 25 Mart 2021, 14:09
banner25
YORUM EKLE

banner26