Osmanlı’nın İbn Arabî’sinden şerhler

Şeyh Abdullâh Salahaddîn’i Uşşâkî’nin “Şiir Şerhleri - Abdullah Salahaddîn-i Uşşâkî” adlı eseri Eflatun Kitap’ın, “Tasavvuf” kitaplığının ve aynı zamanda “Salâhî” külliyatının da ilk kitabı olarak neşredildi. M. Enes Anlamaz yazdı.

Osmanlı’nın İbn Arabî’sinden şerhler

Şeyh Abdullâh Salahaddîn’i Uşşâkî ya da mahlâsı ile Salâhî, mîlâdî 18. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul Fatih’teki Tâhir Ağa Tekkesi’nde şeyhlik yapmış mühim bir zât. Ekberî geleneğin içerisinde de ismi anılan önemli isimlerden biri. Eser 2006 yılında, bugün Narman ilçe müftülüğü vazifesini îfâ etmekte olan Resul Arıcı tarafından 2006 yılında yüksek lisans tezi olarak çalışılıyor. Ancak bu kıymetli eser bir kitap halinde bu yılın Mayıs ayında ilk defa yayımlanabildi.

Şiir Şerhleri - Abdullah Salahaddîn-i Uşşâkî” adlı bu eser, yayın hayatına yeni başlayan ve Ekberî geleneğe ait Köstendilli, Salâhî, Bursevî gibi zâtların külliyâtlarını, aynı zamanda Batı felsefesine dair kaliteli eserleri de neşredeceğinden haberdar olduğumuz Eflatun Kitap’ın, “Tasavvuf” kitaplığının ve aynı zamanda “Salâhî” külliyatının da ilk kitabı. Bu vesileyle ne şartlarda kurulduğuna tanık olduğum Eflatun Kitap’a da bu zorlu yolcuğun nihayetinde hayırlara çıkmasını diliyorum.

Dönelim tekrar esere. Kitabın ilk bölümünde İslâm medeniyeti içerisinde çeşitli alanlarda vuku bulan şerh geleneği, Türklerin tasavvufu sevmesinde tasavvufi şiirin rolü ve tasavvufun öğretilmesinde bu şiir şerhlerinin nasıl bir araç olarak kullanıldığı irdelenmiş. İkinci kısımda Salâhî’nin hayatı ve eserleriyle beraber, onun şiirlerine şerh yazdığı Hz. Ali b. Ebî Talîb, Eşrefoğlu Rumi, Bursevî, Âşık Ömer, Mevlânâ gibi daha nice ismin hayatlarına kısaca değinilmiş. Üçüncü bölümde ise şerh metinlerine dair yapılan incelemenin usulü anlatılmış ve bu şerhlerin metot ve muhtevasına yönelik incelemeler yapılmış. Aynı zamanda metinlerin kütüphane kayıtlarına dair yapılan değerlendirmeye de yer verilmiş. Dördüncü bölümde de şerh metinleri transkribe edilerek esere eklenmiştir.

Esasında bizim burada, zaten kitabın arka kapak, takrîz ve önsözünde belirtilen hususları tekrar etmemizdeki amaç, bu kıymetli eserin arayan gözlerce görülmesi, bilinmesi. Bu eserlere kıymet verecek kimseleri haberdar edebilme, belki de müjdeleyebilme çabası. Muhâtabını bulması dileğiyle….         

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26