banner17

Osmanlı âlimleri için kitap ne demekti?

'Osmanlı Kitap Kültürü & Carullah Efendi Kütüphanesi ve Derkenar Notları' isimli çalışma, özgün kurgusu ve içeriğiyle, birçok alanda yapılabilecek ya da halihazırda yapılan çalışmalar için farklı yaklaşımlar içeriyor. Hacer Kor yazdı.

Osmanlı âlimleri için kitap ne demekti?

Osmanlı Kitap Kültürü & Carullah Efendi Kütüphanesi ve Derkenar Notları” isimli çalışma, geçtiğimiz aylarda İlem Kitaplığı ve Nobel Yayınları tarafından Berat Açıl'ın editörlüğünde okura sunuldu. Kitap özgün kurgusu ve içeriğiyle, Osmanlı kitap kültürü çalışmalarına önemli bir örnek olması yanında, birçok alanda yapılabilecek ya da halihazırda yapılan çalışmalar için farklı yaklaşımlar içeriyor.

Açıl'ın belirttiği gibi, kitap kültürü akademisyenlerin ilgi alanına yeni giren bir araştırma alanı ve alt- disiplin olarak biliniyor. Çalışma, az bilinen bir âlimin, Veliyüddin Carullah Efendi'nin yazma eserlerde bulunan derkenar notlarının kitap kültürü açısından değerlendirilmesi yönünde bir seyir izliyor. Carullah Efendi'nin koleksiyonunda yer alan tüm notlar tespit edilip söz konusu bu notlar ilimlere göre tasnif edilmiş ve her bir makale ile bu notlardan ortaya çıkan kitap kültürü incelenmiş. Üç bölümden oluşan kitabın en hacimli bölümü "İslami İlimler" başlığına ayrılmış. İkinci bölümü "Akli İlimler", üçüncü bölümü ise "Dil ve Edebiyat"a dair olan derkenar notlarının incelendiği iki makale oluşturuyor. Yani karşımızda 18. yüzyılın öne çıkmış âlim bir şahsiyeti, onun her alanda incelenmeyi hakeden derkenar notları ve eşşiz kütüphanesi var.

Mesaisinin büyük bölümünü akli ilimlere ayıran bir müderris

Makalelere geçmeden önce, Muhammed Usame Onuş'un kaleme aldığı "Carullah Efendi'nin Terceme-i Hali" okur için ayrıntılı bir portre ortaya koyuyor. Onuş'un öne çıkardığı husulardan biri, Veliyüddin Efendi'nin mesaisinin büyük bir kısmını fıkha ayıran bir kadıdan çok, akli ilimlere harcayan bir müderris sıfatıyla karşımıza çıkması. Bu durum Onuş'un ifadesiyle, “Osmanlı medreselerinde 16. ve 17. yüzyıllardan itibaren akli ve tabii ilimlerin okunmadığı ve okutulmadığı şeklindeki genel kanının sorgulanması gerektiğini de göstermektedir.”

Yazarlar, uzmanı oldukları alanla ilgili notları değerlendirirken editör tarafından kendilerine sunulan belli sorulara özellikle odaklanıyorlar. O sorulardan biri şu: “Söz konusu notlardan hareketle bir 'okur' olarak Carullah Efendi hakkında neler söyleyebiliriz? Osmanlı âlimleri karşılaştıkları yazmalarla (okur olarak ) nasıl bir ilişki kurmaktaydılar?” Bu noktada, İslam kitap kültürüne dair yaptığı önemli girizgahla Halil İbrahim Üçer'e ait olan makale dikkat çekiyor. Üçer, bazı notlarından hareketle Carullah Efendi'nin “yazar olarak okuyucu” konumunu değerlendiriken, bu notların aynı zamanda yazma kültürü içerisinde anlam kazanan “Matlablar üzerinden telif” olarak kavramsallaştırılabilecek bir telif tarzını da gündeme getirebileceğini ifade ediyor.

Seyahat eden kitaplar

"Dil ve Edebiyat" bölümünde derkenar notlarının edebiyat açısından incelenmesini konu alan makale Berat Açıl'a ait. Notların önemini Açıl'ın, temellük kayıtlarını, “tarih, şehir, tekniyye ve diğer temellük kayıtları” şeklinde yaptığı tasnifte görebiliyoruz. Carullah Efendi, temellük kayıtlarının altında çoğunlukla kitabı nereden aldığı bilgisini de o an bulunduğu şehri zikretmek suretiyle vermiş. Burada diğer temellük kayıtları altında bahsedilen "seyahat eden kitaplar" yaklaşımı dikkat çekici. Notlar sayesinde yazmanın kimlerin mülkiyetine girdiği, nerelere seyahat ettiği, kaç yılda bir el değiştirdiği tespit edilebilmiş. Açıl, böylesi bir bakış açısıyla notların biyografi yazımında yeni bir yöntem olarak kullanılabileceğini iddia ediyor.

Diğer ilginç bir ayrıntı, derkenarlara kaydedilen çokça şiirden hareketle, Osmanlı'nın on yedinci ve on sekizinci yüzyılında divan edebiyatı- halk edebiyatı gibi bir ayrımın silik olduğunun vurgulanması. Açıl'ın belirttiği gibi Carullah Efendi gibi divan edebiyatına daha meraklı olması beklenen bir ismin notlarında, bu iki tür aynı anda karşımızda.

Carullah Efendi için kitap ne demekti?

Bir kitaba sahip olmayı, “Eltafu niamillah” yani Allah'ın bir kuluna nasip edeceği en latif nimeti olarak görmüş Carullah Efendi. Halen Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan, 2200 civarı cilt kitapla döneminin önemli kütüphanelerinden biri olan bu kütüphane, elimizdeki çalışmayla birlikte daha da önemli hale gelmiş. Osmanlı kitap kültürüyle, içinde barındığı ilimler tasnifi özelinde düşülen derkenar notlarıyla daha yakından temas kurmak isteyenler için, bu kitap rehber niteliğinde.

Hacer Kor yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2019, 18:25
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20