Osmanlı'da şehzadeler nasıl eğitilirdi?

Yüzlerce yıl ihtişamla hüküm süren Osmanlı Devleti’nde şehzade eğitimi zengin içerikte bir konudur. Cevdet Kırpık’ın ''Osmanlı’da Şehzade Eğitimi'' kitabı da bu konuya derinlikli bir biçimde değiniyor. Burak Özkanlı yazdı.

Osmanlı'da şehzadeler nasıl eğitilirdi?

Bazı çocuklar talih yahut talihsizlik eseri olarak özel doğarlar. Devletleri idare eden hanedanlara mensup olarak doğmak da bu çeşit bir doğumdur. Çocuklarının tahtlarını kuran hükümdarlar, bahtları da tahta çıkmaya uygun olsun diye eğitimlerine özel önem vermişlerdir. Yüzlerce yıl ihtişamla hüküm süren Osmanlı Devleti’nde de şehzade eğitimi, zengin içerikte bir konudur. Doç. Dr. Cevdet Kırpık’ın Ötüken Neşriyat'tan çıkan Osmanlı’da Şehzade Eğitimi kitabı da bu konuya derinlikli bir biçimde değiniyor.

Kitapta dört bölüm halinde ele alınmış konu. Giriş bölümünde “Devralınan Miras: Osmanlı Öncesi Dönem”, birinci bölümde “Özgürlükten Kafese”, ikinci bölümde “Kafesten Hürriyete”, üçüncü bölümde ise “Hürriyetten Sürgüne” başlıkları altında anlatılıyor şehzade eğitimi. Bu dört bölümün içeriğini genel hatları ile yazıp sonrasında kitaptan birkaç ayrıntıyı özetle aktarayım.

Giriş bölümünde Göktürkler’den itibaren Türkler’de devlet başkanının özellikleri; Farabi’nin El Medinet’ül Fâzıla, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig, Nizamülmülk’ün Siyasetname eserlerine dayanarak işleniyor. Ardından Osmanlı öncesi Türk devletlerinde, özellikle Selçuklu’da atabeylik ve meliklerin eğitimine değiniliyor. Birinci bölümde klasik dönemde yönetim düşüncesine ve bunun şehzade eğitimine yansımalarına, valide sultan ve lalaların eğitimde yerlerine, sancağa çıkma usulüne, Yıldırım Bayezid, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın hocaları-lalalarına bazı hikâye ve notlarla değinilirken, Batı’da, özellikle İngiltere’de Tudor Dönemi prenslerinin eğitimleri mercek altına alınıp karşılaştırma imkânı sunulmuş. Kafes sisteminin işlenmesi ile de ikinci bölüme geçilmiş.

İkinci bölümde kafes hayatının neden ve nasıl kaldırıldığı, bed-i besmele törenleri ve Şehzade Abdülaziz, Şehzade Murad ve Şehzade Abdülhamit’in eğitime başlama törenleri, hatm-i şerif töreni, şehzadegan mektebi ile şehzade saraylarında eğitim, Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatinin eğitime yansımaları ile II. Abdülhamit’in Mekteb-i Âli’si ve müfredat hakkında bilgiler veriliyor. Üçüncü bölümde ise II.Meşrutiyet’in ilanı ile girilen yeni dönem, fikirler ve arayışlar, yurt dışı eğitim, şehzadelere fiili görevlendirmeler gibi konuların ardından sonuç kısmı ile kitap sona eriyor.

Seyahatlerinde şehzadeleri de yanlarında götürdüler

Modernleşme çabalarının başladığı II. Mahmut döneminden itibaren şehzade eğitimi ile ilgili kitaptan notlarımı aktarayım. Bu notlar genel bir fikir vermeye elverişli olur sanırım.

Sosyal ve siyasi hayatı kuşatan Batılılaşma hareketi saraya, şehzade eğitimine kadar uzanmış, II. Mahmut’un oğlu Abdülmecid’in Batı’ya oldukça aşina bir padişah olarak tahta çıkmasıyla büyük bir değişim de başlamıştı. Abdülmecid, babası gibi yaptığı seyahatlerde şehzadeleri de yanına almış, onlara serbestçe bir hayat imkânı tanımıştı. Kardeşi Abdülaziz de saltanatında aynı muameleyi şehzadelere karşı sürdürmüştü. Şehzadeler istedikleri camide Cuma kılabilir, evlenebilir, kendi dairelerinde yaşayabilirlerdi. Sultan Abdülaziz, Avrupa seyahatinde oğlu Yusuf İzzeddin Efendi ile şehzadeler Murad ve Abdülhamid’i de yanında götürmüştü. Sultan, bu gezide oğlu Yusuf İzzeddin’e Batı’yı iyice anlayıp bir Batı dili öğrenmesini tavsiye etmiş, bir yandan da Şehzade Abdülhamid genç yaşında Batı’yla tanışma imkânı bulmuştu. Yusuf İzzeddin Efendi şaşırtıcı derecede iyi Fransızca öğrenmiş, Abdülhamid ise saltanatına Batı ziyareti tecrübesini taşımıştı. Saray eğitimi ve sosyal yaşamı gittikçe Batılı hale gelmiş ve II. Mahmut’tan II. Abdülhamid’e kadar yaklaşık yetmiş yıllık sürede eğitim dönüşüm geçirmişti.

II. Abdülhamid ise zaten eğitime verdiği büyük önemle tanınıyor. Kendisi de Batılı tarzda eğitim alan Sultan, çocuklarının eğitimine çokça önem vermiş ancak diğer şehzadelerin eğitimini bu denli sahiplenmemiş. Mekteb-i Âli ve Şehzade İbtidâisi de onun eserlerinden. Şehzadeler resim, Batı müziği, yabancı dil eğitimleri alırken evvelden beri verilen din, tarih, hat, hesap, coğrafya gibi dersler de sürdürülmüş. Fiili görevlendirmeler ile tecrübe sahibi olunmuş, yurt dışına gönderilenler de olmuş.

Eserde bazı konuların yerleri ve sıralamaları farklı olabilir, az da olsa rastlanan tekrarlar ortadan kaldırılabilir, arşiv belgeleri örnekleri çoğaltılabilirmiş. Ancak bu haliyle de oldukça yetkin bir çalışma denilebilir “Osmanlı’da Şehzade Eğitimi” kitabına.

Burak Özkanlı yazdı

Yayın Tarihi: 22 Mart 2016 Salı 15:53 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2022, 21:45
YORUM EKLE

banner19

banner36