banner17

Osman Aytekin'in Harman Zamanı çıktı

Osman Aytekin’in Harman Zamanı adlı kitabında hayata ayna tutan bir hal görürsünüz.

Osman Aytekin'in Harman Zamanı çıktı

 

 

Hayatın akışında içinde bulunduğumuz birçok olayla karşılaşırız. Bu olayların kimisi bizi parmak ısırtan nitelikte şaşırtabilir, kimisi de sıradanmış izlenimi verebilir. Kimi insanlar şahit oldukları bu olaylara bakar geçer, kimi insanlar yazıya geçirir. İşte Osman Aytekin, şahitliklerini yazıyla tescilleyen bir kalem.

22 öykü ile savrulur Aytekin’in Roza Yayınevi’nden çıkan Harman Zamanı adlı kitabı… Onun öykülerinde hayata ayna tutan bir hal görürsünüz. İnce bakar, ince düşünür, ayrıntıları yakalar ve yazar. Vermek istediklerini tam olarak aktarana kadar bakış açısını geniş tutar. Detaylandırır.

İyiliğe, güzelliğe, vefaya, sevgi ve saygıya dayalı yaşamak, insan ruhunun doygunluğuyla doğru orantılıdır. Kavram ve inanç kargaşasına girmeden yaşayan insanlar bu doygunluğa erenlerdir. Osman Aytekin, Anadolu’nun içten ve samimi yüzünü gösteriyor okuyucuya. Yaşanmışlıkları belli olan bu öyküler okuyucuya farkındalık getiriyor.

Olayları tablolaştırmasında Aytekin’in ressam kişiliği etkiliOsman Aytekin, Harman Zamanı

Duygularını hadiselere karıştırmadan yalın bir anlatımla yazıyor olayları. Okuyucu, anlatıcı ile birlikte bir filmi izler gibi okuyor her bir sahneyi. Sokaklarda kovalanmalar, yanan evler, harman zamanının tatlı yorgunlukları, gecekondu yıkımları… Sessiz ve derinden bir başkaldırı aslında yapılan.

Olayları tablolaştırmasında yazarın ressam kişiliğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü görünmese de her öykünün akıllarda kalan bir tablosu olmalıdır.

Aytekin için kahramanının nitelikli olması gerekmez. Sadece sevgi ekseninde hareket eder. Bu yüzden de kucaklayıcıdır, babacandır, kahramanlarını sade kelimelerle sarıp sarmalar. Her öykünün sonu okuyucunun insanı sorgulamasına bir kapı aralar.

Nefesimiz Gül Bahçesi (2000), Ozan'ın Şairliği (2002), Dünden Bugüne Derinkuyu (2006) eserlerinde edebî konularda yaptığı incelemelerden ve araştırma çalışmalarından da tecrübeli olan yazar için bu ilk öykü kitabında sıradan görünen bir olay bile efsaneleşir, anlatılmaya değer bulur. Harman Zamanı kitabı; “Yeraltı Dehlizinde”, “Kısmetse Dönerim”, “Kırık Denizlerde Sandalda Bir Yürek”, “Ah Öğretmenim”, “Bizim Murtaza’nın Halleri”, “257 Sinan Arkadaşım”, “Güzellikler İçinde Giden Adam”, “Filiz Kız”, “Bir Sevda Tutulması”, “İğde Ağacı”, “Yıkım”, “Hülya Kuaförü”, “Kara Yusuf’un Aşkı”, “Meçhul Şahıslar ve Vaka-i Adiyeden Biri”, “Televizyon Çöpçatanlığı”, “Ölüp Ölüp Dirilen Adam”, “Hayatı Değiştiren Ölümler”, “Bir Gece Yarısı”, “Taşlıbel Cinayeti”, “İkinci Şubede Zor Saatler”, “Kuba Sokağında Bir Gece” isimli öyküleri ile okuyucuyu yormaz. Görür ve gördüğünü imgelere boğmadan, duygusuyla ağırlaştırmadan olduğu gibi sunar.  Çevresinde algıladığı, yaşadığı ne varsa sosyal sorumluluk duyarlılığıyla yansıtır.

“Televizyon Çöpçatanlığı” ve “Filiz Kız”da yazarın mizahi yönü baskın

Osman AytekinOnu duygusal manada etkileyen iki konu vardır, o da aşk yarası almışlar ve ebeveynine karşı sevgisizlik gösterenler. Bu konular dışında psikolojik detaylara ve ruh tahlillerine girmez. Tam bir olay öykücüsüdür.

Bugünün insanının yaşadıklarını yarına yansıtma bilinciyle yazar Osman Aytekin. Bu bilinci çocuklar için hazırladığı Gül Baba ve IV Murat çizgi romanında da görmek mümkündür.

Yazarın bir de mizahi yönü vardır ki onu da “Televizyon Çöpçatanlığı” ve “Filiz Kız” isimli öykülerinde görmek mümkün. İleriki zamanlarda Osman Aytekin’den bu yönü ağır basan bir kitap beklediğimi ifade etmeden geçemeyeceğim. Çünkü insanları okurken güldürebilmek sanatların en zorudur. Aytekin bunu başarmış.

Osman Aytekin’in, öykü tezgahında, dokuyacak daha nice konular bulacağından şüphem yok. İlmekler sevgi ile boyandıktan sonra nakışlar da gönülleri mest edecektir.

 

 

Sergül Vural yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 10:18
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20