Ortadoğu'daki İslami Hareketlere Dair Bir Kaynak Kitap

Alev Erkilet, ''Orta Doğu’da Modernleşme ve İslami Hareketler'' kitabında ele aldığı konulara Müslümanca yaklaşıyor. Yazar, çalışmasına, Ortadoğu’da özellikle 1930’lu yıllardan itibaren kuvvetli bir şekilde ortaya çıkan İslami hareketleri anlayıp kavramsallaştırmadaki yaklaşıma yönelik ciddi bir itirazla başlıyor. Ahmet Serin yazdı.

Ortadoğu'daki İslami Hareketlere Dair Bir Kaynak Kitap

Hepimiz doğar, büyür ve her insan teki gibi belli bir zaman sonra toplumsal olaylara ilgi duyup yaşadığımız ya da şahit olduğumuz sorunlara çözüm aramaya başlarız. Bu çözüm arama bizi, bizim gibi düşünenlerle, bizim gibi inananlarla buluşturur ve sonuçta hepimiz birer toplumsal gruba dâhil olarak bir şeyleri dönüştürmenin rüyasını kurar oluruz.

Bunu kah sivil toplum örgütleri aracılığıyla kah da siyasetle gerçekleştirmeye çalışırız belki ama her halukarda muhatap olup etkilemeye çalıştığımız kitle bellidir: Toplum. Bunun için de toplumu tanımanın, onun sorunlarını anlamanın peşine düşeriz öncelikle.

Bu aşamada hem genel olarak toplumu ve hem de içinde yaşadığımız toplumu bize anlatan kişilere/kaynaklara ihtiyaç duyarız. Alev Erkilet’in “Orta Doğu’da Modernleşme ve İslami Hareketler” başlıklı kitabı işte bu kaynaklardan biri ve bir boşluğu doldurmaya ciddi olarak aday.

Kitabı bence önemli ve sıcak kılan başka bir husus da Alev Erkilet’in konuya bir Müslüman kimliğiyle yaklaşması. Kitap, her ne kadar bir akademik çalışma olsa da, kitaba sinen ruh, akademyanın o soğuk, o teknik, o ruhsuz bakışı değil, bir Müslümanın bir derde çözüm arama çabası… Kitap okunurken bu hissediliyor ve kitabın bu sahiciliği insanı farklı etkiliyor.

Büyüyenay Yayınları’nca yedinci baskısı yapılan kitap, beş ana bölümden oluşuyor. Fotoğraf ve dizinle beraber toplam dört yüz on beş sayfa tutan kitap hem bölgeyi ve hem de Müslümanları tanımak için mutlaka okunmalı.

Şiddetli bir itiraz

İlk baskısı 1999’da yapılan bu kitapla ilgili büyük bedeller ödeyen hatta bir dönem akademik dünyadan uzaklaştırılan yazar, çalışmasına bir itirazla başlıyor. Bu itiraz, Ortadoğu’da özellikle 1930’lu yıllardan itibaren kuvvetli bir şekilde ortaya çıkan İslami hareketleri anlayıp kavramsallaştırmadaki yaklaşıma yapılan şiddetli bir itirazdır. Bilindiği gibi, bir olguyu tanımlayıp ona adını veren, onun hakında konuşma, sınırlarını belirleme hakkını da elde ediyor fiili olarak. Alev Erkilet, öncelikle buna itiraz ediyor ve sonra İslami hareketleri ortaya çıkaran sebeplerin neler olduğunu oryantalist bakış açısıyla söyleyenlere…

Nasıl ve neyle açıklanır İslami hareketler?

Yazar, İslami hareketlerin psikolojik, ekonomik ve modernleşmeci bakış açılarıyla açıklanmaya çalışıldığını, bununsa İslam’ı ve İslami hareketleri açıklamaktan uzak indirgemeci yaklaşımlar olduğunu söyler. Yazar, sadece bu yaklaşıma itiraz etmekle kalmaz, bu hareketleri ortaya çıkaran dinamikleri de belirterek bunu üç ülke, Türkiye, Mısır ve İran üzerinden çeşitli örneklerle açıklar.

Yazarımıza göre bu hareketleri ortaya çıkaran şeyler bellidir: O şeyler “(…) İslam’ın Kuran ve Sünnet’te dile getirilmiş bulunan temel hüküm ve değerleridir.” (s. 13) Yani yazarımız, İslami hareketleri insan psikolojisi, rahat yaşama isteği ve modern dünyanın dinamikleri falan ortaya çıkarmadı, bunlar belki birer detay olarak adlandırılabilir ama asıl sebep bizatihi vahyin kendisidir, diyerek hareketleri açıklayan tüm dışsal bakışları reddeder ve bu reddedişi Batı’daki devrimlerle İslam dünyasındaki devrimleri karşılaştırarak yapar. Bu konuda yazar, yine Batılı düşünürlere atıfta bulunarak Batı’da devrimleri “kaybedecek bir şeyleri kalmayan insanlar”ın yaptığını, İslam dünyasındaysa bunları şehadet peşinde koşup Allah’ın rızasını kazanmak isteyen Müslümanların ‘kıyam’a kalkarak yaptıklarını söyler.

Modernleşemeyen Türkiye

Buradaki modernleşme, modernleşmeyi kendi saltanatlarının sürmesine şahane bir gerekçe olarak anlayan sistem içindeki Batı sevdalılarının dayattığı ve “O olmazsa medeni olamayız” dedikleri modernleşme elbette. Adı olan ama bir türlü ve ne bedel ödenirse ödensin elde edilemeyen bir modernleşme… Kitap, modernleşme dâhil bir sürü kavramı da tartışmaya açmış bu vesileyle. “Toplum, hareket, lider, yönetilenler, statüko” gibi kavramlar bunlardan bazıları.

Yazar, Türkiye’nin modernleşme macerasını sorgularken herkes tarafından gözden kaçırılan deyatlar üzerinden de açıklıyor bazı önemli kavramları.

Türkiye’nin modernle macerasını 1718 yıllarına götüren yazar, modernleşmenin ne olduğunu da söyler kitabında. Halil İnalcık’ın tanımına göre modernleşme, toplumun maddi manevi medeniyetini bir tipten başka bir tipe dönüştürme sürecidir, diye aktaran Alev Erkilet, Osmanlı ve Türkiye’nin modernleşme karşısındaki duruşunu çeşitli örneklerle anlatır.

Uzun süre dünyayı etkileyen bir medeniyetin varisi olan toplumumuzun bu yapısal dönüşüme direnmesinin yüz yıllar sürdüğünü belirttikten sonra Abdullah Cevdet gibilerin modernleşmeden ne anladıklarını da örnekler. Kendi değerlerine yabancılaşan insanların bir prototipi olan Abdullah Cevdet’in modernleşmeyi öncelikle “hem Kur’anı hem kadınları aç” sloganıyla ifade ettiğini söyleyen yazarımız, günümüzde de bu zihniyetin daha sofistike bir biçimde devam ettiğini ima eder.

Tüm Ortadoğu’da modernleşmeyi bu şekilde anlayanlara karşı, kendi inancından yola çıkarak kendi manevi değerlerine uygun bir hayat yaşamak isteyenlerin de olduğunu söyleyen yazar, bu insanların zamanla güçlenerek İslami hareketleri meydana getirdiğini dile getirir.

Gruplar, yöntemler…

Kitabının ilerleyen sayfalarında, her üç ülkede de özellikle toplumu derinden etkileyen/etkileyebilecek potansiyele sahip İslami hareketleri, bu hareketlerin ortaya çıkışlarını, yöntemlerini ve en önemlisi de devlet ve devlet yöneticileriyle ilişkilerini örneklerle anlatır yazar. Bu cihetiyle de bu çalışma Ortadoğu’yu ve Ortadoğu’daki İslami hareketleri anlamak için iyi bir kaynağa dönüşür.

Bir eleştiri

Kitapta, Türkiye’deki İslami Hareketler faslında “(…) bugünkü haliyle Nurculuk”un “başlıca yayın organlarından Sızıntı dergisi” ifadeleri yanında “(…) Nurcu hareketin en önemli liderlerinden biri olan Fethullah Gülen” ifadeleri de aynen bu şekilde geçmektedir. (s.151)

Kitap, eski bir çalışma olduğu için yazarın da o yıllarda yanılan herkes gibi yanılma hakı vardır ve o yıllarda yazılmış bir çalışmada bu ifadeler mazur görülebilir elbette. Ama kitabın “Mayıs 2017” tarihini taşıyan baskısında bu ifadelerin yine bu şekilde yer almalarının hiç de şık olmadığını, en azından bir dipnotta bu ihanet hareketinin gerçek yüzünün birkaç cümleyle bile olsa anlatılmış olmasının iyi olacağını düşündüğümü kayda geçirmek isterim.

Alev Erkilet, Orta Doğu’da Modernleşme ve İslami Hareketler, Büyüyenay Yayınları

Ahmet Serin

Yayın Tarihi: 07 Ekim 2017 Cumartesi 11:22 Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2018, 15:58
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kazim Şen
Kazim Şen - 2 yıl Önce

Yazının sonu güzel olmuş..Teşekkürler..

banner19

banner26