banner17

Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi

Muhammed Hüseyin, 'Modernizmin İslam Dünyasına Girişi' kitabında, Batılılaşma fikrinin gerçek mahiyetini, İslam âlemine nasıl girdiğini, ilk tohumların nasıl atıldığını, Avrupalıların modernizm veya Batılılaşma tabirlerini sömürgecilik ekseninde ele alıp ona göre nasıl plan ve program yaptıklarını örnekler üzerine anlatıyor. Metin Uygun yazdı.

Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi

Batılılaşma, modernleşme, sömürgecilik; son iki yüz yıldan bu yana İslam âleminin üzerinde çok konuştuğu, tartıştığı ve düşündüğü konulardandır. İdari, askeri, dini, ilmi, basın ve fikir hayatımızda, kısaca hayatımızın hemen her alanında Batılılaşma ve modernleşme fikrinin tesirleri oldukça fazladır.

Mısırlı Prof. Dr. Muhammed Hüseyin, ‘Ortadoğu’da Batılılaşma ve Modernleşme’ konularında önemli eserleri bulunan bir bilim adamıdır. İskenderiye Üniversitesi’nde Çağdaş Arap Edebiyatı kürsüsünde uzun yıllar öğretim üyeliği görevinde bulunmuştur. Türkçeye çevrilen Modernizmin İslam Dünyasına Girişi kitabında, Batılılaşma fikrinin gerçek mahiyetini, İslam âlemine nasıl girdiğini, ilk tohumların nasıl atıldığını, Avrupalıların modernizm veya Batılılaşma tabirlerini sömürgecilik ekseninde ele alıp ona göre nasıl plan ve program yaptıklarını; Batılı meşhur şarkiyatçıların, devlet adamlarının ve önde gelen ilim adamlarının eserlerinden, konferanslarından, plan ve programlarından verdiği somut örneklerle anlatır. Batılıların içeriden devşirdikleri ve kendi sömürgeci emellerine hizmet edecek yerli ilim ve din adamları hakkında da bilgiler verir. İnsan Yayınları tarafından yayınlanmış olan kitabın ilk baskısı 1986 yılındadır. Üçüncü baskısı da 2004 tarihindedir.

Muhammed Hüseyin, Batı medeniyet ve düşüncesinin başlangıçta sömürge ülkelerindeki azınlıklar vasıtasıyla ve yerli halktan taklitçiler eliyle yerleştiğini ifade eder. Batılı devletlerin işgal ettikleri ülkelerde, sömürge faaliyetlerini kolayca yürütebilmek, plan ve programlarını kolay uygulayabilmek için kendi dillerini ve kültürlerini zorunlu hale getirdiklerini açıklar. İşgal edilen ülkelerden Batı’ya eğitim ve öğretim için gönderilenlerin ülkelerine özgür düşünceli kimseler olarak dönmediği, bilakis düşünce yönünden taklitçi ve esir zihniyetli olarak döndüklerini dile getirir.

Batılılar, İslam ülkelerinde kendilerine sadık, sömürü düzenine hizmet eden, kendi terbiyelerine göre kuşaklar yetiştirirler 

Muhammed Hüseyin’e göre sömürü düzeninin sömürge ülkelerde rahat bir şekilde uygulanabilmesinin önündeki en büyük engel, özellikle Müslüman ülke halklarıyla sömürgeci güçler arasındaki kültürel farklılıklar, dini ve ahlaki değerler, gelenek ve görenekler, dil, sanat ve musiki ile Müslümanların Batılılara karşı olan cihad anlayışları gibi konulardır. Ancak bu farklılıklar ortadan kalktığı zaman sömürü düzeninin hakimiyeti uzun süreli olabilecektir. Bu sebeple sömürgeciler, farklılıkların ortadan kaldırılması adına bazı tedbirler almışlar, politikalar geliştirmişlerdir.

Yazar, İngilizlerin Mısır’ı işgal ettikten sonra Mısır’a İngiliz politikalarını yerleştirmek üzere gönderilen Lord Cromer’in İngiltere’ye döndükten sonra yazdığı kitapta bu ayrılıkların nasıl kaldırılacağına dair görüşlerini dile getirdiğini açıklar. Cromer’in iki seçenek üzerinde durduğunu belirtir. Birincisi, Mısırlıları düşünce ve davranışta Avrupalılara, özellikle İngilizlere yaklaştırmak için özel eğitim görmüş modern bir kuşak yetiştirmektir. Bu düşünceyi gerçekleştirmek için Cromer, hâkim, subay ve idareci çocuklarından oluşan bir kuşağı İngiliz terbiyesiyle yetiştirmek üzere Victoria Koleji’ni açmıştır. Muhammed Hüseyin, bu kuşağın Müslümanların idaresinde sömürgeci Batı’nın sadık uşakları olacağını ve Müslümanlarla sömürgeci güçler arasındaki ayrılıkları giderme hususunda görev alacaklarını ifade eder.

Cromer tarafından öne sürülen ikinci yol ve hal çaresi de; Batı medeniyetiyle uyum içinde, en azından bu medeniyete yakın ve bununla çelişmeyen bir İslam anlayışı geliştirmek ve İslam’ı yeni bir yoruma tâbi tutmaktır. Bu çare, onların İslam dünyasındaki çıkarları için askeri tedbirlere müracaat etmeyi gerekli kılmayan bir hizmet zemini oluşturacaktır.

Yazar, Batılı sömürgeci güçlerin en önemli hedeflerinin Müslümanların birliğini yıkmak olduğu hususunun üzerinde özellikle durur. İslam dinine yönelik reform çalışmalarından müşahhas örnekler verir, analizler yapar. İslam âlemi üzerine gerçekleştirilmek istenen plan ve projelerin genel bir tablosunu ortaya koyar, fotoğrafını çeker. Kitaptan İslam itikadına sağlam bir şekilde bağlı bulunduğu anlaşılan yazar Muhammed Hüseyin ve bu eseri Türkçeye kazandıran yayınevinin hizmeti büyük takdiri hak ediyor.

Muhammed Hüseyin, Modernizmin İslam Dünyasına Girişi, İnsan Yayınları.

 

Metin Uygun

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2017, 15:29
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20