Orhan Okay: 'Necip Fazıl bir bütündür'

Orhan Okay, 'Sıcak Yarada Kezzap' kitabında Necip Fazıl'ın 'bohem hayatıyla, talih oyunlarına iptilalarıyla, çelişkileriyle, paradokslarıyla, kaprisleriyle bir bütün' olduğunu belirtiyor. İsmail Alperen Biçer yazdı.

Orhan Okay: 'Necip Fazıl bir bütündür'

Türk edebiyatı tarihinde yaşadığı döneme damgasını vurmuş, sanat ve fikir kudretiyle kendisinden sonra gelenleri etkilemiş üslûp sahibi isimler vardır. Bu isimlerden biri, hiç şüphe yok ki Necip Fazıl Kısakürek’tir. Edebiyatın hemen her türünde eser vermiş bir sanatkâr olarak Necip Fazıl, daha çok şair ve fikir adamı kimlikleriyle tanınmıştır. İlk gençlik yıllarında şiir denemeleri yapan hemen herkes onun şiirlerini okumuş veya taklit etmiştir. Tıpkı şiirleri gibi fikirleri ve davası da pek çok kişiyi etkilemiş, bir neslin zihin dünyasının teşekkülüne yardım etmiştir.

Cumhuriyet devrinin bu büyük şair ve mütefekkirini çeşitli yönleriyle ele alan akademik ve sivil pek çok çalışma yapılmıştır. Necip Fazıl’ın hayatı, sanatı ve fikirlerine dair yüksek lisans ve doktora seviyesinde tezler, kitap hacminde sivil çalışmalar, dergi ve gazete yazıları, söyleşiler neşredilmiştir. Bu çalışmalardan biri de Orhan Okay Hoca’nın imzasını taşıyan “Necip Fazıl: Sıcak Yarada Kezzap (Dergâh Yayınları) adlı çalışmadır.

Bir fikir ki sıcak yarada kezzap

Necip Fazıl’ın şiirleriyle hemhâl olanlar hatırlayacaktır; “Çile adlı şiirin bir kıtası şöyledir:

Bir fikir ki sıcak yarada kezzap

Bir fikir ki, beyin zarında sülük

Selâm, selâm sana haşmetli azap

Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.”

İsmini Necip Fazıl’ın şiirindeki bir mısradan alan kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde şairin hayatından, sanata bakışından, dergiciliğinden ve eserlerinden söz ediliyor. İkinci bölüm İntibalar başlığını taşımakta. Üçüncü ve son bölümde ise Orhan Okay Hoca ile çeşitli zamanlarda yapılan ve muhtelif yerlerde yayımlanan röportajlara yer verilmiş.

Necip Fazıl bir bütündür”

Sanat, edebiyat, fikir veya siyaset alanında kimi simge isimlere önem atfedilirken, eserleri ve fikirleri yüceltilirken genellikle insanlar, objektif davranmaktan uzaklaşarak spekülatif değer yargılarıyla hareket ederler. İnsanın fikirlerinde, dünya görüşünde ve yaşam tarzında bir takım değişiklikler olabilir. Nitekim belki de Necip Fazıl sözünü ettiğimiz kimselerin başında gelmektedir. Orhan Okay Hoca, Necip Fazıl’ın hayatındaki değişimi dikkatlere sunarken onun geçmiş yaşantısının ve o dönem verdiği eserlerin şahsiyetinden kopmayacağını ifade ediyor. Okay Hoca’ya göre Necip Fazıl “bohem hayatıyla, talih oyunlarına iptilalarıyla, çelişkileriyle, paradokslarıyla, kaprisleriyle bir bütündür.” Bu bütünlük idrak edildiği takdirde bir tarafta şair/sanatkâr, bir tarafta İslam davasının müdafii olan Necip Fazıl daha iyi anlaşılacaktır.

Necip Fazıl’ın şiirlerini nasıl tasnif edebiliriz?

Edebiyat tarihimizde kimi eserler sanatkârlarının önüne geçmiştir. Sözgelimi “Bayrak” şiiri Arif Nihat Asya’nın “Bayrak Şairi” olarak anılmasına vesile olmuştur. Aynı şekilde pek çok kişi “Türkiyem” şiirini –belki bestelendiği için- bilir de Dilaver Cebeci’yi tanımaz. Necip Fazıl için durum elbette böyle değildir; fakat genç yaşta yazdığı bir şiirle “Kaldırımlar Şairi” olarak anıldığını söylemek gerekir.

Kaldırımlar”, “Çile” ve “Sakarya Türküsü” adlı şiirler Necip Fazıl’ın en çok bilinen ve okunan şiirleridir. Orhan Okay Hoca’ya göre Necip Fazıl’ın şiirleri tasnif edilirken bu üç şiir esas alınabilir. Şöyle ki, “büyük şehirde yalnız bir adam”ın şiiri olarak karşımıza çıkan “Kaldırımlar” Necip Fazıl’ın ferdiyetçi yönünü; “kâinatın bütün yükünü ve ıstıraplarını beyninde hisseden bir adam”ın şiiri olan “Çile” şairin metafizik eğilimini ve inanç sorumluluğunu; son olarak “idealist-lirik” bir karakter taşıması hasebiyle “Sakarya Türküsü” adlı şiir şairin toplumcu yönünü dikkatlere sunar.

Genelde Türk edebiyatına, özelde ise Türk şiirine ilgi duyan hemen herkes Necip Fazıl’ı şu veya bu şekilde tanır. Bunun aksi de düşünülemez zaten. Fakat Necip Fazıl’ı bir takım hamasi düşüncelerden uzak ve sloganlaştırma amacı taşımadan tanımak isteyenler Orhan Okay Hoca’nın akademik titizliğinin satır satır hissedildiği bu kitaba müracaat etmelidir. İşte o vakit Necip Fazıl’ın şiirlerinde ve tiyatrolarında ayrı bir haz, fikirlerinde başka bir kudret bulunabilir.

İsmail Alperen Biçer yazdı

Yayın Tarihi: 20 Şubat 2015 Cuma 11:45 Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2020, 14:59
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdurrahman
Abdurrahman - 6 yıl Önce

Okay'ın bu eseri ismi farklı şekilde olsa da daha evvel basılmış olan kitabına eklediği bir iki mülakattan oluşuyor.Kitap yeni değil. Buna rağmen yeni gibi sunulması ne kadar doğru? Sadece bu yazıya mahsus demiyorum, öyle genel bir hava oluşturuldu. Bir ikincisi, eserlerinin belki binde birinin verilmediği bir "O'ndan Önce"ki zamanı bu kadar çok dile dolamak da gösteriyor ki, bazıları için adam tanımak, surat tanımaktır!

banner26