Onun şiiri yepyeni bir âlemden haber verdi

'Orta Sayfa Sohbetleri'; Dergah dergisinde yıllar içinde tarih, sanat, mimari, sinema, edebiyat, karikatür gibi birçok alanda ehil isimlerle yapılmış olan röportajlardan oluşuyor. Bu sohbet dizisinin Edebiyat-2 kitabında Orhan Okay ile Necip Fazıl üzerine yapılmış röportaj bana yeni ufuklar açtı.. Hatice Sarı yazdı.

Onun şiiri yepyeni bir âlemden haber verdi

Tam 24 yıldır, 1990’dan bu yana yayın hayatına devam eden Dergâh Dergisi, edebiyat, kültür ve sanat alanında uzmanlaşmış kişilerle tematik röportajlar hazırlayıp, alışılagelmişin dışında olan konuları ele almaya devam ediyor. Ülkemizin düşünce dünyasına, sanat, edebiyat ve kültür alanında yapılan hizmetler veren Dergâh Dergisi, “Orta Sayfa Sohbetleri” isminde dört ayrı kitapla, alanında uzman isimler yapılan röportajların kalıcılığını da sağlıyor.

“Orta Sayfa Sohbetleri”; tarih, sanat, mimari, sinema, edebiyat, karikatür gibi birçok alanda ehil isimlerle yapılmış olan röportajlardan oluşuyor. Dergâh Yayınları edebiyat, kültür ve sanat alanında yapılan röportajlardan oluşan bu kitapları hazırlamanın üç açıdan büyük önem sahibi olduğunu söylüyor. Bu röportajların yapıldığı yıllar, ele alınan konunun ağırlığı ve konuşmacının konuyu nasıl ele aldığı… O dönemin Türkiye’si ile ciddi bir mukayeseye zemin de hazırlıyor aynı zamanda. Dönemin algısını, işlenilen konularını, ele alınış yöntemleri açıkça görebiliyorsunuz.

“Orta Sayfa Sohbetleri”, M. İhsan Kara tarafından hazırlanıyor. Bir tane sanat, bir tane kültür ve iki tane de edebiyat söyleşileri olmak üzere toplam dört kitaptan oluşuyor. Türkiye’nin entelektüel hayatına büyük önem ve katkı sağlayan bu eserler, bahsi geçen alanlarda çalışmak ve okumalar yapmak isteyen isteyen insanlar için de çok ayrı bir yere sahip.

Sesi, malzemesi yepyeni bir âlemden geliyor

Kitaplarda yer alan her röportaj, kendi içinde çok farklı detayları kapsıyor. İki ayrı kitap şeklinde sunulan “Edebiyat” konusu için Tahsin Yücel, Ömer Lekesiz, Beşir Ayvazoğlu, Salih Zengin gibi onlarca farklı isimlerle yapılan röportajlar yer alıyor. Bunların içinde bir tanesi fazlasıyla dikkatimi çekti. Edebiyat denilince akla şiir geliyor, şiir denilince de zihnimizde canlanan isimlerden birisi olan Necip Fazıl Kısakürek’in hiç bilmediğim şiir dünyasını ilginç detaylarla dile getiren Orhan Okay ile 1990 yılında çok güzel bir röportaj gerçekleştirilmiş.

Röportajın tamamını kitapta okuyabiliyoruz. Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Kültür Adamı Ödülü, Kombassan Vakfı Mevlana Büyük Ödülleri, Türkiye Milli Kültür Vakfı İnceleme Ödülü gibi birçok ödül alan ve Necip Fazıl’ın şiirleri ile ilgili detaylı incelemelerde bulunan, akademik hayatı boyunca da talebelerine Necip Fazıl ile ilgili araştırma yaptıran isim olan Orhan Okay, Necip Fazıl’ın devrin o zamanki meşhur şairlerine kıyasla neden umut vadeden bir alakaya mazhar olduğunu şu şekilde anlatıyor:

Salih Zeki, yıllardan beri ters-yüz edilmiş elbiseler ve lezzetini kaybetmiş posalar gibi ağızdan ağıza dolaşan kırık-dökük nazım paralarından gına geldi, diye gününün şiirini tanıtırken Necip Fazıl’ın bu ilk şiirleri için de, “Sesi, malzemesi yepyeni bir âlemden geliyor” gibi bir ifade kullanır.”

O dönemde her yeni zuhur eden her şaire dudak büken ve dönemin otoritesi kabul edilen şairler, Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiirine kayıtsız kalamazlar. Peyami Safa, Nahid Sırrı, Abdullah Cevdet, Reşat Nuri, Mustafa Şekip, Ziya Osman Saba bu otoritenin içinde bildiğimiz isimlerden bir kaçı. Bu isimler Necip Fazıl’ın gelişiyle birlikte aynı fikirde birleşip, “tükenmekte ve kendini tekrar etmekte olan şiir dünyasına yeni bir sesin, yeni bir muhteva ve dil malzemesinin, hem de bir çığlık gibi” geldiğini düşünürler.

Necip Fazıl’ın üç dönemi

Orhan Okay Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiiri için; “Hep ‘Kaldırımlar’ yılları için konuşuyoruz. Hecenin zaferi de bence onunla başlamıştır. Beklenmedik, şaşırtıcı kafiyeler, dış dünyadan gittikçe tecride çevrilen yepyeni bir metaforik dil” benzetmesini yapıyor röportajda.

Orhan Okay, Necip Fazıl deyince akla gelen diğer bir isim olan Nazım Hikmet için; “Sesten bahsedince aşağı yukarı aynı yıllarda Nazım Hikmet’in de, şiirinde sesi aynı güçle kullandığını söylememiz gerekir. Ne var ki, o, daha başlangıçta şiirin istikametini tayin etmiş olduğundan bu ses nutuk, hatta bir yürüyüş marşı karakterine döner. Necip Fazıl’ın şiirinde bu tavır 1950’lere kadar, daha müşahhas bir örnekle söyleyeyim, ‘Destan’ şiirine kadar görünmez” diyor.

Necip Fazıl’ın şiirlerinin üç ayrı nirengi noktası var Orhan Okay’a göre. Bu merhalelerin ilki “Kaldırımlar” şiiri. Ona göre “Kaldırımlar” şiirine yakın zamanlarda yazdığı şiirlerin hemen hemen hepsi, “büyük şehirde bir yalnız adam silueti” gösteriyor. Bu da üstadın ferdiyetçiliğinin işaretlerini taşıyan bir dönem aslında.

İkinci nokta “Sefonya”, yani “Çile” adıyla bilinen şiiri. 1938 yılında parça parça, 1939 yılında ise bir bütün olarak çıkan şiir, yalnız adamdan çok farklı bir karaktere bürünüyor sanki. Buradaki Necip Fazıl, Orhan Okay’ın deyimiyle “(…) [K]ainattaki bütün varlıklara mukabil insana verilen yük kavramını düşünebilirsiniz. Çünkü şiiri yazdığı tarihten bir müddet evvel, 1934’de tanıdığı Nakşibendi Şeyhi Abdülhakim Efendi’nin, kendisi üzerindeki tedrici tesiri onu İslami konulara yaklaştırmaktadır.”

Necip Fazıl şiirlerinin üçüncü merhalesi ise, “Sakarya Destanı” ile başlıyor. Bu üçüncü devre toplum ideallerini, kalabalıkların önüne geçerek haykırılmasını temsil ediyor. Okay’a göre “Sakarya Destanı, bu devrenin en lirik örneğidir.”

İlginçtir ki, merhaleler denilen bu üç şiir onar yıl arayla yazılmış. “Kaldırımlar”, 1928; “Çile”, 1938 ve “Sakarya Destanı”, 1948. Onar yıl arayla üç farklı Necip Fazıl duygusu ve üslubu yakalayabiliyoruz şiirlerde.

"Orta Sayfa Sohbetleri"nde Orhan Okay’ın dilinden Necip Fazıl ile ilgili onlarca farklı ve güzel bilgiyi lügatinize ekledikten sonra sayfaları çevirip divan edebiyatından yazma eserlere, Abdülhak Hamid’in hatıralarından Ömer Seyfettin Külliyatı’na kadar onlarca farklı röportajı okuyup edebiyat dünyasına güzel bir giriş yapabilirsiniz. Çünkü “Orta Sayfa Sohbetleri” edebiyat, sanat ve kültür dünyasına güzel bir basamak oluyor ilgilenenler için.

Hatice Sarı yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 11:01
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13