Omar Saif Ghobash'tan Oğluna: Dünyaya ve Gidişatına Kendini Katman Gerek

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Rusya Büyükelçisi Omar Saif Ghobash'ın oğlu Seyf'e hitaben yazdığı bir dizi mektuptan oluşan 'Genç Müslümana Mektuplar' adlı kitap, günümüz gençlerine de dünyayı anlamaları için gerçekten çok büyük kolaylıklar sağlayacak bir nitelik taşıyor. Şerife Yılmaz yazdı.

Omar Saif Ghobash'tan Oğluna: Dünyaya ve Gidişatına Kendini Katman Gerek

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Rusya Büyükelçisi Omar Saif Ghobash'ın oğlu Seyf'e hitaben yazdığı bir dizi mektuptan oluşan “Genç Müslümana Mektuplar” adlı kitap, günümüz gençlerine de dünyayı anlamaları için gerçekten çok büyük kolaylıklar sağlayacak bir nitelik taşıyor. Çocukları olan ailelerin onları koruma ve yol gösterme sorumluluğunu derinden hisseden bir babanın, çocuklarının dünyada olup bitenleri anlamaları ve olaylar karşısında kendilerini daha doğru konumlamaları için gösterdiği çabasını metnin hemen her paragrafında görebiliyoruz.

Mesleği gereği uluslararası ilişkileri anlama ve yorumlama avantajı olan Ghobash, dört dil bilmesinin ve birçok milletten arkadaş edinmesinin ardından 'dilin gücünün farkında' olarak geleceğin nesline oğlunun özelinde birçok nasihatte bulunuyor. Ghobash'ın “Hayatının en önemli derslerini, seni benim kadar sevmeyen insanlardan almanı istemiyorum” cümlesi her ebeveynin evladı için kuracağı cümlelerden.

Dünya Müslümanlarının farkında olmak

Sovyetlere karşı mücadele eden Afgan mücahitlerinden Bosna'ya, 11 Eylül saldırılarından Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye'ye kadar devam eden tarihsel örgü içinde olan biteni sade ve objektif bir dille aktaran yazar, madalyonun diğer yüzünü de okuyucuyu yormadan dillendiriyor. İslam dünyasındaki Şii-Sünni farkının köklerini ve bu akımların aşırı uçlarının bazı grupları nasıl etkilediğini Orta Doğu coğrafyası üzerinden farklı ülkelerdeki hareketlerle örneklendiren Ghobash, aynı zamanda bölgede mevcut petrol kaynaklarını kontrolünde tutmak isteyen Batı'nın bu çekişmeleri nasıl kullandığına değiniyor.

İslam'ın sadece Arap yarımadasıyla özdeşleştirilmemesi gerektiğini savunan yazar, dünyanın birçok yerinde İslam medeniyetinin yerel geleneklerle karışıp etkileşime girmesinin gerçek bir zenginlik olduğuna dikkat çekerek, okuyucuya Orta ve Güney Asya, Birleşik Devletler'deki Müslüman halk ile dünyanın birçok farklı bölgesindeki üniversitelerde akademisyenlerin İslami çabalarının da görülmesini salık veriyor. Hariciler ve IŞİD (DEAŞ) gibi Müslümanların başını ağrıtan grupların İslam'a uymayan davranışlarını hatırlarken, İslam'ın yerel kültürler ve uygulamalarla da ifade edilebilen bir değerler manzumesi olduğunu bilmek genç beyinler için önemli bir ayırt edici köşe taşı olarak karşımıza sunuluyor. İslam adına hareket ettiklerini iddia eden akıl hastalarının yaptıkları yüzünden diğer tüm Müslümanların birilerinden özür dilemek zorunda olmasının hazımsızlığı zihnimizi yormaya devam ederken, diğer yandan “biz onlardan değiliz” diyerek vicdan rahatlatmanın, ortada bir sorun olduğunu “yok” saymanın da bir nevi kaçış olduğu bilinen bir gerçek.

Seyyid Kutub: Tehlikeli, büyüleyici ve sürükleyici

Ergenlik dönemlerinde kişinin kendini bir yere konumlandırmak, kendini tanımlamak için arayışlara girdiğini çok iyi bilen yazar, kendi çocukları da dahil tüm genç erkek ve genç kızlar için taşıdığı endişeyi saklamaktan imtina etmeden açık yüreklilikle yol göstermeye çalışıyor.

Eserde İslam ve şiddet konusunda bugün gelinen noktanın İbn Teymiye öğretisinden geldiği öne sürülürken, zamanlar ve mekânlar arası farklılıkla çıkarımın yanlışlığına dikkat çekiliyor. İbn Teymiye'nin 'öldürme, idam etme, şiddetle karşılık verme' konuları üzerindeki uzun metinlerinin, o günün koşullarına mercek tutulduğunda, Bağdat'ın Moğollar tarafından işgal edildiği ve Müslümanlara şiddetin çok fazla olduğu dönemde yazıldığı görülüyor. Moğollar karşısında korku içinde kalan Müslümanlara yönelik yazılmış metinlerin bugün de aynı şartlar geçerli imiş gibi uygulamaya konulması ne kadar da yanlış. Şiddet yanlılarının dayandığı metinlerin yazıldığı Müslümanların karşısında Moğollar vardı. Bugünkü Müslümanların karşısında ise sosyal medya.

Batıyı şeytanlaştıran metinlerin dayanağı olarak gösterilen Seyyid Kutub'a “tehlikeli, büyüleyici ve sürükleyici” tanımı yapan yazar, Batı'da eğitim alırken 'Öteki' dünyanın içinde olup da 'kendi' kalabilmeyi de yine Kur'an'a sarılmakta bulduğunu belirtiyor.

Batı'yı eleştirirken George Orwell'a atıfta bulunup Orta Doğu analizleri yaparken elindeki dolarları saymanın tutarsızlığına değinen yazar, kullandığımız ürünler ile onları üreten sistemler arasında tutarlı olunması gerektiğini söylüyor.

İslam dünyasının cesurca üzerine gidip çözmesi gereken en büyük sorun olarak Akıl-Vahiy meselesini gösteren Ghobash, Müslümanların birlik olması için de bu konunun çözümünü kaçınılmaz olarak görüyor.

Dünyaya ve gidişatına kendini katman gerek

Eğer ben seni bir iple bağlasam ve sen de kendi başına yürüyemesen ve beslenemesen, bu kimin suçudur, senin mi benim mi?” sorusuyla İslam dünyasında kadınların eğitilmesi konusuna mercek tutan Ghobash, kadınları temel haklardan ve becerilerden mahrum bırakarak İslam'da kadınların büyük ve vahşi bir dünya ile karşılaşma kabiliyetlerinin olmadığının öne sürülemeyeceğini söylüyor.

Yazımızı Ghobash'ın oğluna altın değerindeki nasihatleri ile sonlandırıyoruz: “Öfke, şiddet, aşk, tutku, sorumluluk ve devamlılık dünyasında yaşayacaksan, tavsiye ettiğim yol sessizlik değil. Dünyaya ve gidişatına kendini katman gerek. Dünyanın unsurlarının karşısına dikilip dünyanın ham haldeki seni yontmasına izin vermelisin. Zamanla ve maksatlı deneyimlerle, kendin olarak adlandırabileceğin, derinlerdeki kendinin parçalarını keşfedeceksin. Maksatlı deneyimlerle, dışarı çıkıp koşulların sana sorumluluk almayı gerektirdiği yerlerde bulunmanı kastediyorum. Dağa tırman. Fakir bir ülkede çocuklarla ilgilen. Sıkıntılı bir arkadaşına yardım et. Senden daha az imkâna sahip birini savun. Birine okuma ve yazma öğret. Topluluğun önünde konuş ve senin hakkında ne düşündüklerini dinle. Heykeltraşın mermer bloğundan bir heykel ortaya çıkarması gibi sen de kendine dair idrakini işleyebilirsin.

Omar Saif Ghobash, Genç Müslümana Mektuplar, Profil Kitap

 

Şerife Yılmaz

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2018, 16:26
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13