banner17

Ölümün hangi rengi tercihiniz?

Dücane Cündioğlu, 'Ölümün Dört Rengi'nde ölümün renklerini anlattı. 'Son'umuz gelmeden onu nasıl beklemeli?

Ölümün hangi rengi tercihiniz?

Dücane Cündioğlu, deneme türündeki kitaba adını veren, “Ölümün Dört Rengi” başlıklı yazısında talibine ölümün renklerini anlatmış.

Bize hak ehlinden miras kalan ölmeden önce ölebilmek şiarını hatırlatan yazar, ölümün renkleriyle boyanmanın ve dahi boyanmak gerektiğinin altını önemle çizmiş. Sokrates’ten yaptığı: “Felsefe ölümü tercih etmektir” alıntısıyla yazısına devam eden Cündioğlu ölümü önce ikiye ayırıyor: İstek dışı olan doğal ölüm (mevt-i tabii) ve bir de isteğimize, kendi tercihimize bağlı olan bir ölüm türü olan mevt-i irade. Bu manayı “ölmeden önce ölünüz” hadisinden neşet eden bir mana olarak temellendirdikten hemen sonra niçin ihtiyari bir ölüm sorusuna karşın; “İnsanlar uykudadırlar, öldüklerinde uyanırlar” da onun için diyor cevaben.

Ölümden ölüme fark var

Dereceleriyle beraber renklerin sıralandığı ölümde, ilk renk kırmızı. Kırmızı ölüm (mevt-i ahmer): Şehvetin ölümü. Hırs ve ihtirasların... Alışkanlıkların(muradat’ın), alışkanlıklardan dolayı oluşmuş yakınlıkların (menusat’ın)…

Dücane Cündioğlu, Ölümün Dört Rengiİkincisi beyaz ölüm(mevt-i ebyez): İştahın ölümü. Tokluğun, tıkanmanın... Yemeden içmeden bile bile kesilmenin özgürlüğü diyor yazar.

Üçüncüsü yeşil ölüm (mevt-i ahder): Kıyafetin ölümü. Giyimden kuşamdan uzaklaşma... Libası terk etme. Her türlüsünü. Hemen buraya kendisinin bir Melami abdalı olduğunu şerh düşüp neden söylemeyeyim diyerek talibe kendini âyân ediyor. Yeşil ölümün sadece bedeni örten elbiseden değil; kalbi örten makamdan, mevkiden, rütbe ve unvanlardan da soyunmanın bir veçhesi olduğuna işaret eden Cündioğlu, seçilmiş isimsizliğin ve şöhretsizliğin asaletine vurgu yapıyor. “Hıristiyan keşişler de manastırlarda böyle ölmüyor mu? Hakiki bir Budist derviş, dağ başlarında ölümün bu renklerini sürünmüyor mu?” diye soruyor yazarç

Siyah ölüm!

Peki, dördüncüsü... İslam irfan geleneğindeki Nakşiliği, işte bu dördüncü renk ile beraber diğer dinlerden ve yollardan ayrıştırıyor. Ölümün son rengi dediği renk siyah. Siyah ölümü: “Bir eylemsizlik ve negatif bir eylemden ziyade halkın arasına girmek, halkın arasında yaşamak, halkın ıstırabını yüklenmek” olarak tanımlıyor. İnsanın dertleriyle hemhal olmanın da nefsi öldürmenin diğer bir adı olduğunu; kendinden, derviş kibrinden, yalnızlığın keyfinden uzak durup kitlelerin içinde bir karınca haline gelebilmekten bahsediyor bu ölüm renginin seçiminde. Ezilmenin, çiğnenmenin, gürültünün arasında, hizmet uğrunda, nefsin rağmına… Tam da burada Cündioğlu’nun köşe yazılarını bırakıp bir adaya yerleşmesinin biz okuyucular nezdinde ne anlama gelmesi gerektiği soru işareti olarak kalıyor! Bir güzel tanım da şu, siyah ölüm adına: “Hira’yı terk etmenin diğer adıdır siyah ölüm.” Burada hakikate ermiş bir ferdin değil ferdiyetin ölümü söz konusu yazarımıza göre. Diyor ki: “Sözüm, yollardan bir yola müntesip olanlara. Benim gibi sermest ü mahmur olanlara değil!”

Ölümün Dört Rengi

Kitap Kapı Yayınları’ndan çıkmış. Yukarıda ayrıntılarını verdiğimiz deneme yazısının yanında tadı buna eşdeğer olan birçok deneme de mevcut. Dücane Cündioğlu kelimelerle kurduğu ilişkiyle beraber anlam ve kavram dünyamızı zenginleştirmeye devam ediyor. Kendisi bırakıp gitse de köşe yazılarını, bu bırakılmışlığı kitapları üzerinden telafi etmeye çalışıyoruz.

 

 

Hacer Kor bırakıp gidenleri de anlamak gerek dedi

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2016, 11:27
YORUM EKLE
YORUMLAR
aynur
aynur - 8 yıl Önce

bu münzevi ve sufi yaklaşım gençler arasında da revaçta. herksin maddi olarak kendini garanti altına alarak köşküne inzivaya çekilme imkanı var mı? neden bu dünyaya adam gibi muhalif olmayı denemiyoruz?

hacer kor
hacer kor - 8 yıl Önce

bu adama sorsanız, eminim o da "bu dünyaya adam gibi muhalif" olmaya çalıştığını iddia edecektir.sufi yaklaşımlarda, kendi içlerinde bir muhalefet taşıdıklarını çok rahat iddia edip, bunu temellendirebilirler size. yani ironik bir durum...

herhangi biri
herhangi biri - 8 yıl Önce

insan artık bu modern hayata kendini uydurmayı brakmalı ve hayatı kendine uydurmalıdır muhalif olmakta güzeldir ama insan ümmeti MUHAMMED S.A.V me can vermekle canlanır bunu unutmayalım...

elif
elif - 8 yıl Önce

hanımefendiler hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi deildir, lütfen gıybete suizana sebep olmayalım, hiç yakışmıyor, sizin haliniz ölümün dört rengi başlığı altında çok daha ironik duruyor...

hacer kor
hacer kor - 8 yıl Önce

bu başlık altında ne konuştu ki bu bayanlar yakıştıramadınız. suizan, gıybet... daha ironik bulmalar. bu kadar had bildirici olmak noktasında tedirgin olmak lazım. iki üç cümle kurmuşuz içinde ne bir isim ne de suizan. hatta sizin gibi demişiz: herkes kendi durduğu yerden bakmasın sadece hakikate, muhalif olma biçimine. herşey bizim baktığımız yerden göründüğü gibi olmayabilir. anlamakta çok zorlanıyorum bu yaklaşımınızı.

banner8

banner20