‘Ölülere hayat veren adam’ İbnülemin'in rüyaları

Erbab-ı ilmin ve ehl-i tasavvufun âlemleri bizlerden farklı olduğu gibi rüyaları da bir başkadır. Biz de bu iki vasfı kendinde cem eden bir devr-i kadim efendisinin rüyalarına göz attık. Yusuf Yalçınkaya yazdı.

‘Ölülere hayat veren adam’ İbnülemin'in rüyaları

Rüya, kendi düşünce ve duygu dünyamız ekseninde bize açılan penceredir. Rüyalarımızda bazen karmaşık olaylar sadır olur, bazen de bir türlü anlam veremediğimiz olaylar vuku bulur. Erbab-ı ilmin ve ehl-i tasavvufun âlemleri bizlerden farklı olduğu gibi rüyaları da bir başkadır. Biz de bu iki vasfı kendinde cem eden bir devr-i kadim efendisinin rüyalarına göz attık.

İbrahim Öztürkçü'nün hazırlamış olduğu İbnülemin'in Rüyaları Dergâh Yayınları'ndan geçtiğimiz Kasım ayında çıktı. Daha çiçeği burnunda olan eserde İbnülemin'in 1895-1927 yılları arasında gördüğü rüyalar iki kapak arasına toplanmış. Eserin aslı İstanbul Şehir Üniversitesi Taha Toros Arşivi’nde olduğu kitabın önsözünde belirtiliyor.

Kitabın giriş kısmında "Rüyaları Üzerinden İbnülemin Mahmut Kemal'in Psiko-Biyografisi" başlığı altında hem zat-ı muhteremin hayatı hem de rüyaları hakkında detaylı bilgiler verilmiş. Dönemin ünlü üdebaları tarafından İbnülemin Mahmut Kemal anlatılmış. Mesela eserlerinden yola çıkarak bir müsteşrik onun için “Ölülere hayat veren adam” derken, Tanpınar “Cihan kaynanası” sıfatını layık görmüştür kendisine.

Kadim kültürlerde rüya

İbnülemin Mahmut Kemal'in rüya kayıtlarına geçmeden önce “rüya” kavramı üzerinde duran yazar, rüyaların eski kavimlerde nasıl algılandığı hakkında malumat verdikten sonra, rüya tevilinin öğrenmeye dayalı bir ilim olduğunu ve Yusuf suresinde geçen “İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek...” ( Yusuf 12/6, 21) ayet-i kerimesi ile delillendirmiş. Yine rüyanın Sigmund Freud'la başlayan psikoterapide kullanımına da değiniyor yazar.

Türk edebiyatında rüyanın nasıl ve kimler tarafından kullanıldığına da dikkat çektikten sonra, İbnülemin'in rüyalarında kendisini hangi makamlarda gördüğünü, hangi devlet adamlarıyla bir arada bulunduğunu ve yine rüyada Hz. Peygamber (sas), ehl-i beyt, dört halife ve sahabe efendilerimizi de gördüğünü özellikle dile getirmiştir. 

Rüyalar “İbnülemin'in Sadaret ve Vezaret Rüyaları” başlığı altında anlatılmaya başlanmış kitapta. Okuduğunuzda sizlerin de fark edeceğiniz gibi hazretin üslubu gayet latif ve aynı zamanda rüyaları betimlemesi o derece güzel ki insan o devrin üdebasına hayran kalıyor. Rüyalar anlatıldıktan sonra yazının hitamını “Allah hayırlar ihsan eylesin, Cenab-ı Hak selamet-i iman ve hüsn-i hatime ihsan buyursun” gibi latif niyazlarla nihayete erdiriyor İbnülemin. Dikkatimizi çeken bir başka husus ise rüyasında önemli bir mevkie getirilmiş ise “İnşallah hayırlı surette kariben zuhur eder” gibi niyazları da eksik olmuyor. Efendimiz (sas)'i, sahabeleri veyahut arifleri gördüğünde daha içten niyazlarla sonlandırıyor yazılarını.

Kitaba eklenen iki mektup

Eserin iki ek kısmı var ki bunlardan biri Hafız Nısfet Bey diğeri ise Hüseyin Vassaf Efendi'dir. Rüyalarında İbnülemin'i görmeleri üzerine mektupla İbnülemin'e bildirdikleri için bu mektuplar da eserde yer almış. Son olarak yazar, meraklıları için rüyaların asıllarından da bir kaç sayfaya yer vermiş kitapta.

Sizlerin de eseri okurken Yahya Kemal'in ”Süleymaniye'de Bayram Sabahı” şiirinde geçen şu dizeleri tatmanız dileğiyle...

Senelerden beri rüyada görüp özlediğim

Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim...

Yusuf Yalçınkaya

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2019, 10:50
YORUM EKLE

banner19

banner13