Okura sıcak bir selam gönderiyor bu şiirler

Mehmet Şamil Baş, şiirin emekçisi bir edebiyat adamıdır. Şairin yeni şiir kitabı 'Beni Merak Et Çünkü İyiyim' hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

Okura sıcak bir selam gönderiyor bu şiirler

Şiire emek vermek... Bu cümle, edebiyatla ilgisi olmayanlar için çok büyük anlamlar ifade etmese de şiire kendini yakın hisseden, şiiri hayatının bir parçası sayanlar için “emek” kavramı derin anlamlar içermektedir. Aslında ne olursa olsun, ortaya çıkan bir işte emeğin var olduğunun hissedilmesi bile bakış açısını ve yaklaşımı olumlu yönde etkilediğinden, emeğin varlığını hissetmek ve hissettirmek önemlidir.

Mehmet Şamil Baş, yirmi yıla yaklaşan bir tanışıklığın rahatlığıyla söyleyebileceğim bir ifade ile, şiirin emekçisi bir edebiyat adamıdır. Karadenizli olmanın birçok özelliğini bünyesinde barındıran, yazdıkları ile çelişmeyen yani sıcak ve yürekten bir dosttur.

Edebiyatın ve özellikle şiirin kulağını her fırsatta ve ortamda çınlatmış bir şair olan Mehmet Şamil; dergiler çıkararak, radyodan gecenin rengine şiirler göndererek, şiir ödülleri alarak bu alanda her vakit var olduğunu hissettirmiştir. Gönülden Gelen Sedave Kırk Kanatlı Bahçe adlı şiir kitaplarının ardından Okur Kitaplığı'ndan çıkan yeni kitabı Beni Merak Et Çünkü İyiyim ile şiirin yakasını bırakmadığını yeni şiirleriyle terennüm etmiştir.

Hâl hatır şiiri

Bir kitabın başlangıcı önemlidir. Okuru ilk selamlayan da kitabın ilk sayfalarıdır. Bundan dolayı, titiz hazırlanmış bir kitapta başlangıçlar kendini ele verir. Kitaba göz atmak isteyenlerin kitap kapaklarından sonra baktıkları ilk yer kitabın ilk sayfalarıdır.

Beni Merak Et Çünkü İyiyim, “Hâl Hatır Şiiri ile başlıyor: “avuçlarımızda eriyen bin parça. buz / gibi yakıyor künyemizi serinleten âh / nasılsın…

Şiirin içten gelen bir sesi ve içe yönelen bir yolculuğu olduğu için kendine has bir duruşu olması da aşikârdır. Hatta bazen yadırganan şekilde kendi dünyasına hapsolduğu da olur şiirin. Elbette şairin de. Mehmet Şamil’in şiirlerini okurken kitabın başında şairin gönderdiği “nasılsın” sıcaklığı sizi hiç yalnız bırakmıyor. Bu içtenlik, Mehmet Şamil’in şiirlerinin tümüne sinmiş bir samimiyettir.

Duyguların en yoğun yaşandığı sanatların başında gelen edebiyat ve özelde şiir, sıcaklığını kaybettiği zaman rengini de kaybetmeye başlar. Okur, bir sanat eserinin cümleleri arasında ilerlerken aradığı samimiyetin ardına düşer. Mehmet Şamil’in şiiri, okuru kalbinden yakalayan bir ustalığa sahiptir: “tam yedi kere bağışla beni / kahır siciminde uyuya kalıyorum her akşam

Ve hüzün bırakmaz şairin yakasını

Mehmet Şamil’in şiirinin yanına düşülecek bir diğer not, hüzündür. Genel anlamda baktığımızda şairlerin hüzünle olan ünsiyeti zaten beklenen bir sonuçtur ama bu hüznü şiire giydirmek de şairin hüzne olan aşinalığında gizlidir. Gitmek, geride kalmak, Eylül'e emanet etmek yüreği, bir merhametin gölgesinde soluklanmak, kaygı ve sükût ile içine dönmek, akşamı yoldaş edinmek; bir şiirin sesini bunlarla çoğaltıp kendine yoldaş ediyor Mehmet Şamil: “Aşka mahkum aşkımı bağışlıyorum aşka / nereye dönsem bir sarmaşık içimde

Şiirinin anahtarını bulan şair için şiiri de muamma olmaktan kurtulur. Çünkü şair, arayandır. Önce kendini, sonra da şiirini arayan bir seyyahtır. Sesini arar şair. Tâ ki bulana kadar...

Mehmet Şamil’in şiirlerini okurken sesini bulmuş bir şairin şiiriyle karşı karşıya olduğunuzu anlarsınız. Şairin yakaladığı ritim, onun şiirinin de anahtarıdır. Bu yüzden Mehmet Şamil’in şiirindeki hüzünler de yerli yerindedir. “aykırı gezdim matemli şarkıların ritmiyle” diyen şair, Karadeniz gibi dalgalanan yüreğini emanet ettiği şarkıların hüznünü dile getirir şiirini çoğaltarak.

Üçüncü şiir kitabı ile şiire olan bağlılığını perçinleyen Mehmet Şamil, umuyorum ki “Akademisyenlik edebiyatı öldürür.” tezine inat, şiire tutunmaya devam edecektir. Ondan yeni şiirler bekleyenlere “nasılsınız” diyerek yeni şiirlerin yoluna düşecektir. Bekliyoruz.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 16:47
YORUM EKLE

banner19