Öğretmen gelgitlerini çok iyi anlatır Harmancı!

Abdullah Harmancı’nın ‘Seni Ne İhtiyarlattı?’ adlı öykü kitabında, sahih kaygıları ve gayretleri olan bir Müslümanın dünyasından pek çok izi bulabiliriz.

Öğretmen gelgitlerini çok iyi anlatır Harmancı!

İnsanlarımızdan bazıları şikayetlenip duruyor. “Hikâyecimiz yok” diye. Güzel öyküler okuyamıyoruz. Vay ne oldu bu topraklara?! Kalemimiz kurudu, yazarın tahayyül âlemi çok çorak. Bu hikâyesizlik, bu romansızlık, bu şiirsizlik çok kötü be birader… falan filan. Daha önce de dile getirmiştim bu konudaki görüşlerimi. Sizi bilmem ama ben bu sızlanmalara ve haksız eleştirilere katılmıyorum çok şükür. Özellikle son yıllarda benimle aynı kuşaktan ve akranım olan veya yaşı daha küçük epey kalemden onlarca güzel öykü, çok katmanlı roman ve muhteşem şiirler okudum, okuyorum. Okuduklarımın bazılarını sizinle de bu sitede paylaşıyorum.Abdullah Harmancı

Ötegeçe nasıl mümkün olur?

İşte bunlardan biri de Abdullah Harmancı’nın Profil Yayıncılık’tan çıkan Seni Ne İhtiyarlattı? isimli kitabı. “Ötegeçe” ve “Silinmek” bölümlerinden oluşan kitabın en sevdiğim öykülerini şöylece sıralarsam, umarım  diğer hikayelere haksızlık etmiş olmam: Kitaplar ve Çiçekler, Bahar Olup Gökyüzüne Karışacaksın, Ötegeçe, İz, Seni Ne İhtiyarlattı?, Greyder.

Kendini karanlığın içinde parlayan bir başka karanlık gören yazarın, öykülerindeki samimiyet ve dile getirdiklerinin benim fikrî ve ruhî durumumla çokça örtüşmesi, kitaptaki bazı metinlerin dönüp dönüp okunmasına sebep oluyor. ‘Yazı Uçar’da anlatıcının günümüz edebiyat ve yazın dünyasını sahihlik açısından kritize etmesi, eli kalem tutan müminleri düşündürecek nitelikte. ‘Fut Fut Fut Bol Bol Bol’un sonunda bizlere yönelttiği soruyu nasıl görmezden, duymazdan gelebiliriz! ‘Bir ay içerisinde Kur’an’a ayırdığım süreyle futbola ayırdığım süre birbirine eşittir, diyebilecek kaç kişi var?’

Beyhude geçen ömrü farketmek...

Yazarın güçlü birkaç öyküyle ele aldığı başka bir konu da televizyon. Önce bir dedenin televizyon karşısındaki yenilmişliğini okuyoruz ‘Makara’da. Sonra ‘Televizyon Mavisi’nde cesaretini toplayamayan bir adamın ilan-ı aşk için kurduğu beyhude düşlere şahit tutuluyoruz. ‘Hayatımın Işığı’nda ise ekranın bir insana neler edebileceğine, onun ruh ve hayal dünyasına nasıl etki edebileceğine dair bir deneme var.

Sürekli sınanmak!

Öğretmenler, öğretmenlerin öğrencileri, bu öğrencilerin yani çocuklarımızın savruluşları, bu savruluşların varabileceği ürkütücü uçlar, sevmekler ve kavuşamamaklar, evlilik, sorular, sorgulamalar… Zemin katta oturan bir ailenin ışığını görünmez kılan kapitalizmin simgesi binalar, Abdullah Harmancıtoplumsal değişimler, başındaki mukaddes örtüyü çıkarmaya zorlanan bir öğretim görevlisini bekleyen en çetin sınav, bir kitap âşığının çok hazin, dokunaklı hikâyesi…

Kırgın yüreklerin attığı öyküler

Hele hele senelerce her sabah şiire uyanan bir şairin sanatı, şiiri, kitabı, yazıyı ve bunların gücünü sorguladığı ve şiirin kendisi için bir dünyalık, bir kibir, bir renk olduğunu düşünüp bütün yazı-çizi işlerinden uzaklaşmaya çalıştığı, öte/ye/geç/mey/e çalıştığı öyküyü birkaç kez okumak elzem gibi görünüyor bana.

Yetmişlerin başında doğmuş ve ilmî, fikrî, sanatsal, edebî, toplumsal kaygıları ve (dönüştürme) gayretleri olan bir Müslümanın dünyasından pek çok izi bulabileceğimiz öykülerin yer aldığı bu kitabı okumak beni ziyadesiyle heyecanlandırdı. Etkileri bu güne uzanan hassasiyetlerin, okumaların, tartışmaların, tavır alışların da yer aldığı, geniş ve kırgın yürek(ler)in attığı bu harika öyküleri kaçırmayın.

Mustafa Nezihi zamanda ve yürekte yolculuk yaptı

Yayın Tarihi: 12 Mart 2012 Pazartesi 19:03 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2022, 03:34
YORUM EKLE
YORUMLAR
recep şükrü
recep şükrü - 10 yıl Önce

Harmancı bey'in yeni kitabını iştahla okudum. evet "iştah"la okudum. sürüklendim öğretim hayatımda. öğretmen odalarında, sınıfta, öğrenciler arasında dolandım durdum. hayatın fırtınasını yaşadım. güzel olmuş.

banner19

banner36