banner17

O yıllar müderrisler dağa çıkmış!

Abdullah Fevzi Efendi Cumhuriyet döneminden ulemanın susmadığını ama nasıl susturulmak istendiğini hatıratında anlatıyor.

O yıllar müderrisler dağa çıkmış!

Geçmişe bakışımızı ya da geçmişi anlamamızı belirleyen unsur nedir? Unsuru belirleyen ilgidir. İlgimizi de nerede durup nereye baktığımız belirler. Bugün Cumhuriyet'e mensubiyeti sağlam bir aydın için Cumhuriyet rejimi taraftarı ile bu rejime karşı olanlar -hatta moda tabirle II. Cumhuriyetçiler- vardır. Özelde Türkiye coğrafyasında genelde İslam coğrafyasında halkın ya da belli bir grubun var olan iktidara muhalefeti siyasi anlamıyla birlikte dini bir anlam da taşımaktadır. Son olarak Mısır hadisesinde görüldüğü gibi-Mübarek'in son konuşması dikkate alınırsa- siyasi muhalefet dini bir muhalefet olarak algılanmıştır. Mübarek'in ağzından dökülen ayetli hadisli ayaklanmayı engelleyici tavırlar, rejim muhaliflerinin gücünü azaltmaya yöneliktir. Bu tür davranışları ve bu davranışların arka planını ayetli mızrakların savaş meydanına çıkarıldığı günden beri biliyoruz.25136

Ya bilmediklerimiz

Bir tarihsel olayın arka planını, gerçekleştirilmesine yönelik unsurları ya bilmiyoruz ya da bilinçli olarak bilemiyoruz. Buradaki bilinç sözcüğünü çift cepheli görmek gerekir: Birinci cephesi, bilinmesini istemeyenler; diğer cephesi ise bilinme ile yüzleşmekten kaçınanlar.

Yüzleşmekten kaçınmak insanı, yadsıma psikozuna sokar ki bu süreçte birey ya da toplum suçu hep başkasına atar. Bugün Cumhuriyet Türkiyesinde, hesaplaşılmayan ya da yüzleşmekten kaçınılan pek çok hadise vardır. Yüzleşmek çözüm üretmektir. Kaçış ise sorunu biriktirmektir. Bugün Kürt meselesinin bu kadar çetrefilli olmasında bir yüzleşme sürecinin olmamasının etkisi vardır.

Abdullah Fevzi EfendiBize öğretilen, yapılan inkılapların halk tarafından hüsnükabul gördüğüdür ki bunun böyle olmadığı o döneme şahitlik eden insanların hasbelkader elimizde olan hatıralarından anlaşılmaktadır. Böyle az bulunur kıymetli bir hatırat geçenlerde İz Yayıncılıktan çıktı. Muhalif bir müderris olan Abdullah Fevzi Efendi'nin "Bir Müderrris'in Sürgün Yılları" adlı hatıratı.

Muhalif bir müderris

Medreselerle ilgili Türkiye'de yaşayan insanlarının pek çoğunun olumsuz tavır takındığı ortadadır. Çünkü medrese geri kalmışlığın(!) en önemli göstergesidir. Abdullah Fevzi Efendi de bir medreseli olarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşadıklarını kaleme almış. Abdullah Fevzi Efendi 1883 doğumludur. Konyalıdır. Çok genç yaşta eğitimini tamamlamış ve yine genç yaşta medresede hocalık yapmıştır. 26 yaşında askerliğe "Benim günümde askerlikten bir vesile veya bir desise ile kaçmak mümkün iken, ben akranlarımdan ayrı düşünürek, dinimize saldıran Osmanlı ordu-yu Hümayûnunun zabitlerinin ahlaklarını öğrenmek ve din-i mübin-i İslam ile olan alakalarını bizzat görmek için orduya intisap ettim." sözleriyle gider. Askerlik süreci yıllar sürer.

Bir hatırat ne söyler?

Cumhuriyet'in yaşına siz bir de Meşrutiyet’in ilanı ile Cumhuriyet'in ilanı arasındaki dönemi ekleyin. Hakim zihniyet tarafından koparılan yaygara şudur: "Ülkede Rejim/Din düşmanları var, Din düşmanlığı yapılıyor." Her siyasi kriz döneminde ayet ve hadislerin bu kadar ulu orta olması başka nasıl izah edilebilir ki? Bir hatırat bizim geçmişe farklı bakmamızı sağlar. Bu bakımdan Abdullah Fevzi Efendi'nin hatıratı pek çok meseleye farklı bakmamızı sağladığı gibi, yer yer de hakim zihniyetle örtüşen unsurlar barındırmakta. Medreseleri, dönemin eğitim ve öğretim faaliyetlerini; siyasi hayatta görülen çalkantıları ve bunun topluma yansımalarını eleştirel bir gözle de değerlendirmek gerekir. Bu kitap, bu girilmeye pek cesaret edilemeyen konularda farklı bir bakış açısı sunmaktadır bize.

Abdullah Fevzi EfendiKuruluş ile Hür Adam'ın farkı ne?

Türkiye gibi gariplikleri bünyesinde barındıran bir ülkede, sinema sektörü de farklı olabilecek yapımlar pek de ortaya koyamadı ne yazık ki. Bunda haberdar olmamanın payı çok büyük. Yönetmenler ya da senaristler geçmişlerinden bir başka deyişle kendilerinden haberdar değiller. Cumhuriyet rejimini öven Kurtuluş ile bir şekilde Cumhuriyet rejimini tenkit ettiğini varsayan Bediüzzaman'la ilgili Hür Adam'ın bakış açısı itibariyle ne farkı var?

Hatıratları gün yüzüne çıkarmak ve onlardan hareketle bir Cumhuriyet tarihi okuması yapmak zorunludur. Buradan hareketle hikaye, roman ya da fim yapımları ortaya konmalı.

Söz şimdi muhaliflerde!

Cumhuriyet tarihi ortak kaderdir ve bir zümrenin kontrolü altında değildir. Ortak kaderde söz söyleme sırası, muhaliflerin olsa gerek.

Bu eseri okurken göz yaşlarınıza engel olamayacaksınız. Hayır, sulugöz bir hidayet romanı değil okuyacağınız: Gözlerden yıllardır saklanan apaçık gerçekler, bir hatırat!

Neden bizler, sorunları çözmek, onlarla yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ediyoruz? Menfaaat ne zamandan beri en büyük mezhep?

 

 

Ahmet Topçu sorarak haber verdi

25137

Abdullah Fevzi  Efendinin mezarı

 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2016, 11:16
YORUM EKLE
banner8

banner20