O sekiz şairin şiir dünyalarını inceledi

Osman Bayraktar, Şiir ve Hayat adlı kitabında her biri edebiyat tarihimizin önemli birer şairi olan sekiz şairin şiir dünyasını incelemiş. İsmail Demirel yazdı.

O sekiz şairin şiir dünyalarını inceledi

https://www.ktpkitabevi.com/urun/siir-ve-hayat-9786053260592Osman Bayraktar, Yedi İklim dergisinin kurucularından. Yedi İklim dergisinin başyazılarını kaleme alıyor. Gündemin nabzını bu yazılarla tutuyor. Medeniyet perspektifimizi yansıtan, İslam milleti vurgusunu yeniden ve yeniden işleyen, “Büyük Devlet/Yüce Devlet” imgesini sürekli tezekkür eden bu yazılar, yapay gündem içinde bize anagündemimizi göstermesi bakımından önemli.

Bayraktar, yazı hayatına Yönelişler dergisiyle başladı. Yönelişler’de kaleme aldığı yazılar, toplumsal değişim meselesini iktisat üzerinden inceleyen yazılardı. Bayraktar ilerleyen yıllarda ilgi alanını iktisattan, sosyoloji, tarih, edebiyat ve sanata evrilterek kaleme aldı düşünce yazılarını. Bunda çağımızın ufku Sezai Karakoç’un ve düşünce sistemi Diriliş’in büyük katkısı olduğunu söylemek borcun edasıdır.

Osman Bayraktar’ın düşünsel birikimi yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde İz Yayıncılık'tan çıkan Şiir ve Hayat adlı kitap, Bayraktar’ın dördüncü kitabı olma özelliğini taşıyor. Diriliş düşüncesinden hız alan ve onun açtığı anayoldan ilerleyerek geçtiği yollara işaretler bırakan Bayraktar, daha önce “İzlek”, “Yol Hakkı” ve “Ağaçlar ve Şirketler” adlı kitaplarla selamlamıştı okurlarını. İlk kitabı İzlek ise geçtiğimiz yıl içinde, ilk baskısından onaltı sene sonra bazı eklemelerle beraber İz tarafından basıldı.

Sekiz şairin şiir dünyasını inceledi

Osman Bayraktar, Şiir ve Hayat adlı kitabında her biri edebiyat tarihimizin önemli birer şairi olan sekiz şairin şiir dünyasını incelemiş. Bayraktar’ın incelediği bu şairlere baktığımızda, hepsinin medeniyet izleğimizi takip ettiğini görmemiz mümkün. Yine bu şairlerin şiirlerinde hayat/ımız/ın olduğunu, bizim insanımızın olduğunu görmemiz mümkün. Kitapta hakkında yazı olan şairler şöyle sıralanıyor: Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Erdem Bayazıt, Ebubekir Eroğlu, Kamil Eşfak Berki ve Ömer Erdem. Büyük denizden ırmaklara doğru bir akış sanki bu sıralanış...

Bayraktar kitaba yazdığı “Şiirin İçindeki Hayat” adını taşıyan giriş yazısında, tarihi edebiyat yoluyla, şiir yoluyla da okumanın mümkün olduğunu söylüyor. Kitap boyunca da toplumsal hayatımızı şiirler yoluyla okumaya çalışıyor. Bu bakış açısıyla yazdığı sekiz şair üzerine oniki yazı, bize hayatın içindeki şiiri ve şiirin içindeki hayatı/hayatımızı gösteriyor.

Şiir ve Hayat’taki yazıların daha önce çeşitli özel sayılar/dosyalar vesilesiyle Yedi İklim dergisi sayfalarında yer aldığını söyleyelim. Bilindiği üzere Yedi İklim çeşitli vesilelerle özel sayı/dosyalar çıkartıyor. İşte Osman Bayraktar’ın kitabına baktığımızda Yedi İklim dergisinin kimler için özel sayı/dosyalar çıkardığını da izlememiz mümkün.

Doğunun sekizinci oğlu: Sezai Karakoç

Kitapta en çok Sezai Karakoç hakkında yazıya yer vermiş Bayraktar. “Sezai Karakoç Şiirinde Yönelişler” adlı yazı, Karakoç şiirini enine boyuna inceleyen bir yazı. “'Masal' Şiirinin Anlam Dünyası” adlı yazı ise, 'Masal' şiirini anlamaya çalışan ve bu şiir üzerinden Karakoç’un düşünsel duruşunu ortaya koyan bir yazı. Bu yazıda Turan Karataş’ın Karakoç’u “doğunun yedinci oğlu” olarak tasvif etmesini doğru bulmuyor Bayraktar. Bayraktar’a göre, “Masal” şiiri her ne kadar Doğudaki bir babadan bahsetse de son tahlilde İslam milletine dönük bir yüzü var şiirin. Doğu toplumlarının sadece direniş gösterebileceklerini, direnişten öteye gidemeyeceklerini, İslam toplumlarının ise, metafizik bir bağlanış nedeniyle, vahiy nedeniyle, vahye muhtap olmaları nedeniyle, direnişten dirilişe geçeceğini ve dirilişi sadece İslam toplumlarının gerçekleştirebileceklerini ifade ediyor. Şiirdeki yedinci oğul ise bilindiği gibi Batılıların en büyük silahı olan değişim/kendine benzetmekten etkilenip ruhunu kaybetmemek için şehrin ortasına kazdığı bir kuyuya giriyor. İşte tam bu noktada Bayraktar diriliş düşüncesinin mimarı olması hasebiyle ve yazdığı herşeyi dirilişe bağlaması nedeniyle Sezai Karakoç’un Doğunun yedinci değil, sekizinci oğlu olacağını ifade ediyor. Zira direnişten sonra diriliş gelecektir ve bizim aradığımız da diriliştir. Bunu da diriliş erleri yapacaktır.

Kitaptaki Karakoç üzerine bir diğer yazı ise, Monna Rosa şiirinin kitap olarak basıldığı yıl içinde (2001) Yedi İklim dergisinin yaptığı “...ve Monna Rosa” adlı dosyada yer alan Monna Rosa’da Duruşlar adlı yazı. Bayraktar’ın Sezai Karakoç üzerine kaleme aldığı son yazı ise, Münire Kevser Baş’ın yazdığı iki kitabın incelenmesinden oluşuyor. Bayraktar bu iki kitabın Sezai Karakoç’u anlama konusunda kendisine göterdiği yolları anlatıyor okuyucuya.

Kitap boyunca dikkatimizi çeken en önemli husus, Bayraktar’ın şairleri incelerken, onların hayatlarını da şiirlerine, sanat eserlerine dahil etmesi ve onların ortaya koyduğu verimleri diriliş pespektifinden değerlendirmesidir. Bu bağlamda Bayraktar’ın bir diriliş eri olduğunu söylememiz mümkün. Bu durum bize Şiir ve Hayat’ta Sezai Karakoç’a diğer şairlere nazaran daha fazla yer verme sebebini de açıklamaktadır.

Kitabın dikkatimizi çeken noktalarından biri de Cahit Zarifoğlu, Akif İnan ve Alaeddin Özdenören hakkında yazı bulunmamasıdır. Bayraktar’ın Alaeddin Özdenören hakkında yazıp yazmadığını hatırlamıyorum. Ancak Zarifoğlu ve İnan hakkındaki yazılarını dergi sayfalarında okumuştuk. Muhtemeldir ki, kitap yayınevine teslim edildikten sonra ortaya çıktı Bayraktar’ın Zarifoğlu ve İnan ile ilgili yazıları. Bu münasebetle okuyucu, bu ilk baskıda, bu yazıları kitap toplamı içinde okumaktan mahrum kaldı. Umarız bu iki yazı, ilerleyen baskılarda Şiir ve Hayat’a dahil olurlar.

İsmail Demirel okudu ve 'bize lazım gelen diriliş perspektifidir' diyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 15:11
banner12
YORUM EKLE

banner19