O kuyu senin içinde düşersin çıkarsın!

Rasim Özdenören’in Kuyu’suna nasıl düştüğümü, kuyudan nasıl çıktığımı tam anlamış değilim doğrusu.

O kuyu senin içinde düşersin çıkarsın!

Rasim Özdenören’in Kuyu’suna nasıl düştüğümü, kuyudan nasıl çıktığımı tam anlamış değilim doğrusu. Her şey birden olup bitiyor ve sen kendini içinde buluyorsun olanların ya da hepten dışında kalıyorsun. Belki de, kitapta kuyu metaforuyla anlatılmak istenen de budur. İnsan bir yolcudur, dünya bir handır. Yolun Sahibi'ni bilen, tanıyan, nerden gelip nereye gittiğini ve nerede durup ineceğini bilir.Rasim Özdenören - Kuyu Yolculuğun tadına varır. Yoldan geçer, işaretleri araç, emanetleri ehil kılıp. Yolun Sahibi'ni bilmeyense, Allah muhafaza, helak olur.

Araçlara takılmasaydık

Kuyu’da insandır, insanın temsilî hikâyesidir anlatılan, Âdemoğlu, Havvakızıdır gidip gelen, içten içe dem vurulan, çökertilen, kaldırılan... Araçlara takıldığında başımıza ne tür kazalar geldiğidir anlatılan. Araçların Sahibi olan Allah’a gitmek için araçlara takılınca, başımıza gelen kazalara sebep, yola döşenmiş nefsin traversleridir. Nasıl ki Yusuf atıldı kardeşlerinin elleriyle kader kuyusuna, sonra da Mısır’da önemli mevkilerde iş gören (yönetici-danışman) oldu Allah’ın izniyle, insan düşermiş ömrü hayatında en az bir kere, imtihan kavlince... Mühim olan düştüğü yerden kalkmasını bilmekmiş, Rabbinden umudunu kesmemekmiş, Rabbini bilmekmiş... Vesileler sonradan kendiliğinden gelirmiş.

Bu Kuyu'da kaza mahalli olarak küçük bir ilçe seçilmiştir, içinden trenlerin geçip gittiği. Kaza sebebi de kadındır ve yolcunun tekrar yola devam etmesine sebep de bütün gönül dostlarının, dervişlik hırkası giyenlerin, saf yürekli sofilerin birlikte kaşık çaldığı çorbadır. Zaten kuyuya düşen roman kahramanı da bir cami avlusunda, camiden çıkan esrarengiz bir mü’minin çağrısıyla mübarek bir zatın (zamanın Rasim ÖzdenörenGavsı) tekkesinde çorba içmekle kazadan sağ salim kurtulup yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor, bir bilinmezliğe doğru yol alıyor hak istikametince.

Nefisle mücadele

Allah kaza bela vermesin. Ola ki kaza olur, kaderden imtihan olunur, eksik etmesin gavsları Allah yakınımızdan, yanımızdan, yöremizden, mahallemizden... O çorbadan içmeyi nasip etsin. Çünkü herkese nasip olmuyor o çorbadan içmek. “Nefis”tir imtihan olunan, kaza yerinde bekleyen. “Nefis”tir, otelde karşılaşılan kadın.

Faik Öcal okudu

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2019, 13:04
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13