Nurettin Topçu'yu nasıl okumak gerekir?

İsmail Kara örnek bir çalışmayı daha literatürümüze kazandırdı: Nurettin Topçu Hayatı ve Bibliyografyası.. Zeki Dursun kitap üzerine yazdı..

Nurettin Topçu'yu nasıl okumak gerekir?

Türk düşüncesinin tarihî seyrinden bahseden eserlerin mevcut olduğu bu zamanda, bu tarihî seyri oluşturan aktörler üzerinden bir okuma yapmak istesek bu konuda düşünce tarihî metinleri kadar şanslı olmadığımız ortada. Kıraatleri ve vaazları itibariyle hem irtibatlı hem de bağımsız kimlikleri simgeleyen Mehmed Akif, Necip Fazıl, Bediüzzaman Said Nursi veya Nurettin Topçu gibi ilgi duyduğumuz şahsiyet-i mukimlerin düşünce kâinatlarında ne kadar sağlıklı gezindiğimiz ya da gezineceğimiz bizce meçhul. Hatta bizler için önemli olan Malcom X’in düşünce sökümlerini veren elimizdeki kitap bile, Batılı bir gazeteci tarafından kaleme alınmış. Türkiye’de bu kadar sevilen bir ismin Türkçede elle tutulur, tercüme hariç bir metninin olmamasını nasıl anlamak gerekir?

Bu konularda İsmail Kara Hocanın dikkatini, yakın talebelerinden tutun da bir şekilde Hoca ile irtibatı olan herkes bilir. Hatta Hocanın Cumhuriyet dönemi Diyanet teşkilatının sivil tarihînin yazılması gerektiğini söyleyegeldiğini de bilen bilir. Birkaç çalışma dışında sahipsiz çalışmalardan biri olmuştur sivil dinî hayat tarihîmiz. Hoca son dönemde, saydığımız isimler de dahil olmak üzere Türk düşünce tarihîne yön veren isimlerin biyografilerinin, eserlerinden hareketle düşünce eksenli yazılması gerektiğini belirtmekte. Bu saha da kaderin bekleyenleri arasında.

İsmail Kara Hoca bu konuda örnek bir çalışmaya daha kapı aralayarak Nurettin Topçu okumak isteyen mahfiller için düşünce serüvenini kolaylaştıran bir kitap yayımladı: Nurettin Topçu Hayatı ve Bibliyografyası. (Dergah Yayınları, 2013)

Eylemine ortak olunması zor bir fikir adamı

Düşünce tarihî ile az çok ilgilenenler için Nurettin Topçu kendine mahsus özellikleri olan, ne kimseye benzeyen ne de kimsenin kendisine benzediği bir isimdir. Nurettin Bey’in sadece fotoğraflarını, gençlikten olgunluğa doğru sıraya dizin, onun yüzünde yaşlanma emaresi dışında gözlerindeki değişmez arayışı ve her zaman her durumda var olan dikkatini görmek mümkün. Nurettin Bey kabul görür ki büyük adamdır çünkü eserleri ile hayatını birleştirmiştir. Her zaman münzevidir. Devlet ve ikbal derdiyle hemhal olmayandır. Hayatı boyunca bütün varlığı sevmeyi öğreten insandır Nurettin Bey. Topçu, bütün zihinsel olarak Cumhuriyet ideolojisine karşıdır. Gökalp çizgisini tenkit eden bir isimdir Nurettin Bey.

Üç kısımdan oluşan kitapta, bir ömür muallim olmak nasibine düşen Nurettin Topçu’nun hayatı ilk bölümde yer alıyor. İkinci bölümde bir düşünce ve eylem insanı Nurettin Topçu’nun fikir dünyasına dair bazı işaret noktalarına değiniyor İsmail Kara. Hareket, irade, isyan, İslam’ın üst yorumu olarak tasavvuf, bilgi, bilim, felsefe, millet, milliyet ve siyaset bu bölümün işaret durakları. Son bölümde ise kitaplarının, dergi ve gazete yazılarının neşredildiği organlar ve neşir tarihleri kronolojik olarak verilmiş. Görsel olarak da bir düşünce atlasının andırıyor kitap.

Nurettin Bey her mahfilde düşünceleri ile sevilen ama eylemine ortak olunması zor bir fikir adamıdır. Onun biyografisi mukabilinde Türkiye’deki milliyetçilerin, muhafazakarların, Anadolucu iddia sahiplerinin, İslamcı ve sosyalistlerin tarihî bakımdan önemlidir. Haddizatında bu birbirinden bağımsız gibi görünen hareketlerin özelliklerini dil ve imkan bakımdan düşüncesinde buluşturan bir fikir adamıdır Topçu. Nurettin Bey’in bugün için birbirinden bağımsız gibi görünen bu hareketleri kendi ikliminde nasıl hercümerç ettiği zihinlerdeki sorularından biridir. Ortada her haliyle telif eser veren öncelikle fikir adamı, gereğinde bir sanatçı söz konusu. Onun sanatla irtibatını Tanpınar’ın aymaz düşüncesiyle ya da Kemalistlerin Batı hayranlığı gibi algılamak son derece yersizdir. Nurettin Bey akademik yayınlarının dışında Türkçenin Cemil Meriç gibi usta denemecilerinden biridir.

Görsel malzemeleri bile yazılı belgeden ayrı tutulsa ve sergilense..

Son birkaç yıldır şahit olduğumuz sosyal medya üzerinden gösterişli eylemlerin gerçekleştiği bir dünyada yaşayan bizler için bu çalışma salt okuma üzerinden kendini gerçekleştirmiyor; içeriğindeki malzeme ile kendini okutan bir çalışma olarak yerini alıyor. İsmail Kara’nın kitaplarının içeriklerini ve içeriğinin görsellikle buluşturulmasını hocanın okuyanları bilir. Bu biraz da bu zaman için bir zaruret. Görselliğin bu kadar öne çıktığı bir zamanda görsellik ana metni okutan yardımcı bir unsur oluyor. Hatta bazen yardımcı olmaktan çıkarak ana metnin bile önüne geçiyor.

Bu sıralar Fatih Harbiye romanı satış olarak ilk sıralarda yer alıyor. Eski bir roman olmasına rağmen insanlar neden bu romana tevessül ediyor? Acaba TV’deki dizinin bu okuma isteğini uyandırması olabilir mi sebep? Bu soruya kolay kolay hayır demek oldukça zor. Yaşadığı çağın insanlarından haberdar olan İsmail Kara da Nurettin Topçu gibi derinliği kendi şerhi dışında açılması zor olan bir şahsiyeti, sosyal medya çağının gençlerinden haberdar etmek için eserin pek çok yerini görsel malzeme ile donatmış. Bu malzemeler bile yazılı belgeden ayrı tutulsa ve sergilense ana metin kadar yorumlanabilir bir özellik taşıyor.

İsmail Kara, biyografinin Nurettin Bey’in çalıştığı okulların yıllıklarına yazdığı metinler bakımından eksik olduğunu söylüyor. Belki ellerinde bu yıllıklardan bulunan olur da İsmail Kara’ya metin desteğinde bulunursalar Topçu okumamalarına bir katkı sağlamış olurlar.

Sevilen ama bilinmeyen ya da bilinmesi zor bir insan olan Nurettin Topçu okumalarına yön vereceğini düşündüğümüz bu kitap, ilgililerini bekliyor.

Zeki Dursun yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 11:59
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13