Nihayet Çevirdiler

Doğu Batı Divanı, sadece doğuyu ve batıyı değil, Klasik İslam tefekkür ve kültürünü anlayabilmemiz için rehber bir eserdir.

Nihayet Çevirdiler

Büyük Alman şairi Goethe’nin en olgun eserlerinden sayılan Doğu Batı Divanı, Faust ile birlikte, birbirini tamamlayan iki kemâl zirvesinden biri olarak kabul ediliyor. Faust’un cihanşümûl şöhretine, hakkında yapılmış çok sayıda araştırmaya ve yayına mukabil Doğu Batı Divanı, maalesef Türk aydınlarının dikkatinden uzak kalmış, üzerinde lâyıkıyla düşünülmemiştir.

525928 Ağustos 1749'da Frankfurt am Main'de dünyaya gelen ünlü Alman şairi Johann Wolfgang von Goethe'nin bu yıl 260. doğum yılı kutlanıyor. Goethe, çok yönlü bir yetenek ve meraklı bir zekâdır. Heykelden mimariye, musikiden resme kadar güzel sanatların her dalında bilgisi, tecrübesi ve yeni fikirleri vardır.

Goethe’in Doğu-Batı Divanı eseri onun geç dönemlerine daha doğru bir tabirle olgunluk dönemine ait bir eser. Goethe’in ince zeka mahsulü Doğu-Batı Divanı eseri hakkında ilk bilgilerimi düşünce ve edebiyatı birlikte ele alan bir yayın politikası benimseyen Metin Önal Mengüşoğlu’nun  çıkardığı Kelime dergisinden öğrenmiştim. Enine boyuna bu eserdeki Kur’an etkisini büyük bir açık yüreklilikle masaya yatıran bir yazıydı bu. Uzun oluşundan dolayı iki sayıda yayımlanmıştı bu yazı. O yazıyı ilk okuduğumda "işte bu ömür boyu yanımdan ayıramayacağım bir eser daha" diye alımlamıştım. O itibarla bu eserin Türkçeleştirilmesini uzun zamandır sabırsızlıkla beklemekteydim. Okul sıralarında ise Goethe'nin gençlik şiirlerini, özellikle Werther'i severek okumuştum. Hatta Faust'u merkeze alan bir sunum yapmıştım.

5260Usta Bir Çevirmen

Türkçe düşünce ve edebiyat dünyasının epey zamandır ilgisini çeken Goethe’nin Doğu-Batı Divanı nihayet Türkçeye kazandırıldı. Bu güne kadar çevrilmeyen ve hakkında gerekli araştırmalar yapılmayan Doğu Batı Divanı’nın geçte olsa çevrilmesinden dolayı ne kadar sevinsek azdır.Eseri gerçek bir Goethe uzmanı olan Senail Özkan Türkçeleştirdi. Senail Özkan günümüzde Goethe ile en fazla ve derinden ilgilenen bir aydındır. Goethe'ye hani neredeyse bir aşkla bağlandığını düşünüyorum Senail Özkan’ın. Ötüken Neşriyat bu derinliğin farkında olarak eseri itinalı bir biçimde yayımladı. Eserin girişinde yer alan “Mütercimin Goethe ve Doğu Batı Divanı’nı Takdimi” başlıklı yüz yetmiş sayfalık bölümü başlı başına bir incelemedir. Özkan, burada Goethe'nin kim olduğunu, Doğu-Batı Divanı'nın nasıl bir ortamda doğduğunu anlatmaktadır. Özkan,Goethe’nin din anlayışını, dünya görüşünü, felsefesini, tefekkürünü, Doğu’ya ve İslam’a bakışını, özellikle de klasik İslam düşüncesi, şiiri ve kültürüyle alakasını Türk okuyucusuna takdim etmektedir; bu mukaddimede Doğu Batı Divanı’ndaki şiirlerin hangi ilhamla, hangi kaynaklardan beslenerek kaleme alındığı da araştırılmış, Goethe’nin tercih ettiği mecaz ve şifrelerin anlam ve yorumları ana kaynaklara müracaatla mukayeseli tarzda izah edilmiştir. Bu bölüm  Doğu-Batı Divanı'nın giriş kapısı hükmündedir. Bu inceleme ve Mevlânâ ve Goethe kitabıyla Senail Özkan bir kitabı tercüme etmenin, yazmak kadar emek gerektirdiğini ortaya koymuştur. Öte yandan eseri kaleme alanın başta yetiştiği ortam olmak üzere yazarı bütün boyutlarıyla tanımanın çeviriyi ne kadar da etkilediğini ortaya çıkaran bir göstergedir bu inceleme.Bu arada bu eserin 2009 yılında çeviri dalında en az bir ödül alacağını da düşünüyorum/tahmin ediyorum/bekliyorum.

Bir Divan Şairi Goethe

Büyük Alman şairi Goethe’nin en olgun eserlerinden sayılan Doğu Batı Divanı, Faust ile birlikte, birbirini tamamlayan iki kemâl zirvesinden biri olarak kabul ediliyor. Faust’un cihanşümûl şöhretine, hakkında yapılmış çok sayıda araştırmaya ve yayına mukabil Doğu Batı Divanı, maalesef Türk aydınlarının dikkatinden uzak kalmış, üzerinde lâyıkıyla düşünülmemiştir. Hâlbuki Doğu Batı Divanı’nı çok ilginç bir Şark geleneğine dayanıyor Senail Özkan şöyle demektedir eserin giriş kapısında: "...Goethe, Doğu-Batı Divanı'nı başta Hafız olmak üzere sadece İran edebiyatının etkisinde kalarak kaleme almamış; bilakis aynı zamanda büyük ölçüde Türk edebiyatının sultan şairlerinin, düşünürlerinin, devlet adamlarının ve sanatkârlarının da bariz etkileriyle yazmıştır. Doğu-Batı Divanı, Goethe tarafından Arap, Fars ve Türk edebiyatına yazılmış, eşsiz bir naziredir." Çünkü bu eserinde Goethe “başta Hafız,Şeyh Sadi,Firdevsi,Enveri,Nizâmi ve Mevlana,Molla Cami,Ebussuud, Seydi Ali,Nişancı Mustafa Çelebi(Nişani),Muhammed Lalezari,Fıtnat Hanım,Timur,Nasreddin Hoca gibi İslam dünyasının güzide şair,düşünür,devlet adamı ve nüktedanlarını değerlendirmiştir”Zaten dünyadaki bütün kültür ve sanat hareketlerini yakından tanımayanın, zirvelerin güzelliklerini hazmetmeyenin 'Doğu-Batı Divanı'nı yazmasına imkân olabilir mi?

5261Şurada burada çevrilen üç beş şiir ve kaleme alınan birkaç yazı dışında üzerinde fazla çalışılmamış bu eser hakkında Türk Edebiyatı’nda yayımlanan yazısında önemli açıklamalar, analizler ve bilgiler de sunuyor Senail Özkan.Örneğin Goethe’yi iyi tanıyan ve ona hayran olan Hasan Âli Yücel’in MEB klasikleri arasında Doğu-Batı Divanı’nı da yayımlamak istediğini öğreniyoruz bu yazıdan.1948 yılında Doğu-Batı Divanı’nın tercümesi için bir yarışma düzenlenmiş;ancak bu yarışmadan bir sonuç alınamamıştır.

Türk aydınları Avrupa’yı Fransa üzerinden tanıdıkları için Johann Wolfgang von Goethe’yi geç keşfetmiş, keşfettikten sonra eserlerini Fransızca tercümelerinden okumuşlardır. Bildiğimiz kadarıyla Goethe hakkında, İnci Enginün’ün Shakespeare, Zeynep Kerman’ın da Victor Hugo hakkında yaptıklarına benzer bir çalışma henüz yapılmış değildir. Dolayısıyla Türkçedeki Goethe tercümeleri ve edebiyatımızı herhangi bir şekilde etkileyip etkilemediği konusunda yeterli bilgiye sahip değiliz. Bakış açımıza ışık tutması açısından Goethe'nin Türkçe kültür dizgesine ne zaman, hangi kanallardan girdiği hakkında çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca Goethe oluşturduğu dünya edebiyatı kavramıyla günümüzde -Foucault'nun deyişiyle- yeni bir söylem biçiminin temelini atan kişidir. Bugün psikanaliz nasıl Freud'u çağrıştırıyorsa, dünya edebiyatı da hemen Goethe'ye gönderme yapmakta. Edebiyatı bir köprü gibi görüyor Goethe. Ve bu köprü işlevinin dünya edebiyatı ile büyük ölçüde gerçekleşebileceğine inanıyor. Bu edebiyatın evrenselliği de içereceğini söylüyor.

Doğu Batı Divanı, sadece doğuyu ve batıyı değil, Klasik İslam tefekkür ve kültürünü anlayabilmemiz için rehber bir eserdir. İki yüz yılı aşkın bir süredir, şaşırtıcı bir şekilde Türk kültür dünyasının dikkatlerinden uzak kalan Doğu Batı Divanı’nın hak ettiği alakayı göreceğine inanıyorum.

Goethe'nin 260. yıldönümünde edebiyat ve düşünce dağarcığımıza katkıda bulunan bu büyük şair ve düşünürü tanımamızı sağlayan ve onun klasik yapıtını Türkçeye kazandıran Senail Özkan’ı kutluyorum ve teşekkür ediyorum.

Asım Öz

Doğu Batı Divanı, Johann Wolfgang von Goethe.

Yayın Tarihi: 07 Haziran 2009 Pazar 09:50 Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2021, 15:08
banner25
YORUM EKLE

banner26