banner17

Necdet Subaşı'nın gezi notları ve günlükleri

Okuyucunun kendinden izler bulduğu bir kitap Necdet Subaşı'nın 'Dışarıdaki Havalar'ı... Kitapta yazar daha çok farklı şehirlere yaptığı gezileri anlatıyor. Sami Büyükkaynak yazdı.

Necdet Subaşı'nın gezi notları ve günlükleri

Kitap yazmak kolay bir iş olmadığı gibi, kitap yazmak için kitap yazmak da abesle iştigal olsa gerektir. Zira ancak hayata dokunan, hayattan izler taşıyan, okuyucuyu düşünmeye sevk eden, okuyucuya yol gösteren, onu kendi hayatı içerisindeki yaşanmışlıklarıyla baş başa bırakan kitaplar tesir bırakan ve ayağı yere basan kitaplardır. Bu tür kitapların kaleme alınması, toplum nezdinde kitaba olan itibarı da artırır. Öyle ki okuyucu kitabın sayfalarını çevirdikçe tahayyülü harekete geçer, kendini kitabın içerisinde bulur.

Günlüklerin, hatıraların yazıldığı kitaplarda da bu olur mu” demeyin. Muhakkak olur; insan kendi yaşanmışlıklarının içerisine bu kitaplardan yol alır, çocukluğuna, gençliğine, öğrenciliğine, yaşadığı mahalleye vs. hayatının tüm safhalarına yolculuk yapar. Tabi ki bunda okuduğu kitabın tadı da önemlidir. Zira kitabın cümleleri okuyucunun kurduğu veya kuracağı cümlelere benzeşiyorsa, o zaman kitap okuyucunun da bir kitabı haline geliverir.

İşte Necdet Subaşı'nın Dışarıdaki Havalar isimli, günlüklerinin yer aldığı kitabı da aynen böyle. Okuyucunun kendinden izler bulduğu bir kitap. Kitapta yazar daha çok farklı şehirlere yaptığı gezileri anlatıyor. Yazarın bir vesile ile gittiği şehirlerin içerisinde dolaşırken yaptığı hoş anlatım sayesinde okuyucu da onunla birlikte sokakları, önünden geçtiği dükkanları, çıktığı tepeleri, dostlarıyla çay içtiği kahvehaneleri dolaşıyor, dostlarıyla yaptığı muhabbetlerin içerisine dâhil oluyor.

Geçmişin o içten ve derinlikli günlerine yolculuk yapılıyor

Yaşanmışlıkların da içtenlikle kaleme alındığı bu eser, yazarın okuyucuyla kendi iç dünyasını, hayatını, çevresini, dertlerini, sevinçlerini, hatta arabasını bile paylaştığı bir çerçevede şekilleniyor. Eserde, yeri geliyor okuyucunun bazı sahnelerde kendi hayatından izler bulabilmesinin önü açılmaya çalışılıyor, yeri geliyor yazar ölüm rabıtasıyla birlikte yaşadığı, gezdiği yerlerin kaderle ilişkisini sorguluyor: “Allah gecinden versin, ölüm hak. Ona inanmamak, onu beklememek diye bir şey olmaz. Zaman zaman ben kendi irademle hareket edersem 'nerede yaşamalıyım' diye sorduğum oluyor. Şimdiye kadar yaşadığım her yer sanki kendi ihtiyarlığımı zorlayan yerlerdi. Sorsalar anlatırım Balıkesir’de ne aradığımı, Van’a niye gittiğimi, Muğla’da neyin peşinde olduğumu, Ankara’da ne işim vardı; anlatırım. Buralara nasıl savrulduğumu benden iyi kim bilebilir? Ama şimdi daha özenli, daha dikkatli bir şekilde emr-i hak vuku bulmadan nerde nasıl ölümü karşılayacağım konusunda bir sürü soruyla kendimi yoruyorum. Meselem, ölüme hazırlanmaktan çok hayatın son kez keyfini çıkarmak, belki hesap gününe ulaşmadan buradaki hesapları gözden geçirmek.”

Diğer taraftan eserde, geçmişin o içten ve derinlikli günlerine de yolculuk yapılıyor, yılların getirdiği şehirlerdeki değişime, insanlardaki farklılığa da değiniliyor. Yine dostluğun, aile birlikteliğinin önemi sürekli vurgulanarak, toplumda inkitaya uğrayan sağlam dostlukların, kucaklayıcı, paylaşımcı ailenin yeniden inşası için güzel örnekler aktarılıyor.

Necdet Subaşı bir toplumbilimci. Onun bu yönü kaleme aldığı günlüklerde de göze çarpıyor. Bir toplumbilimci olaylara nasıl bakar, insanları nasıl okur, yaşamın içerisindeki gel-gitleri nasıl değerlendirir, eşyalara ne anlamlar yükler gibi soruların cevabını bu günlüklerde bulmak mümkün. Bunun için Dışarıdaki Havalar okunmalı.

Dışarıdaki Havalar, 2015 yılının Aralık ayında Hece Yayınları tarafından yayınlanmış. Bu güzel kitabın yolu açık olsun, okuyanı çok olsun.

Sami Büyükkaynak yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2019, 17:34
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20