Necati Mert'ten öykücülere yol azığı: Öykü Yazmak

Necati Mert, öykü yazmak isteyip ne yazacağını bilemeyen, yazacağı şeyi bilse de nasıl yazacağını bilemeyenler için bir çare olarak görüyor 'Öykü Yazmak' kitabını. Hatice Ebrar Akbulut yazdı.

Necati Mert'ten öykücülere yol azığı: Öykü Yazmak

Önceleri basım sıkıntısı, kitaba ulaşmada zorluk gibi sebeplerden dolayı okumak çileli bir hâle dönüşüyordu. Günümüz insanı, önceleri yaşanan bu sıkıntılarla karşılaşmazken konformizmden etkilenerek okumak eyleminden hızla uzaklaşıyor. Hızlı yaşamanın ve konforun etkisi okumaktan uzaklaştırıyor. Buna karşılık, yazarların kalemi de ister istemez günün koşullarından etkileniyor. Biçimce kısa, içerik olarak yoğun yazılar yazılıyor. Öykü de bu türlerden biri.

Öykü, kısa ve yoğun anlatımıyla, duygu yoğunluklu oluşuyla, gündelik yaşamdan izler taşıyışıyla okurları kendisine çekiyor. Belki de son zamanlarda öykü okurlarının ve yazarlarının artmasının en temel nedeni bu. Yazı atölyeleri dikkatle incelenirse öykü yazmak isteyenlerin çoğunlukta olduğu dikkatlerden kaçmayacaktır.

Necati Mert, Öykü Yazmak isimli kitabında buna dikkat çekiyor öncelikle. Yazar, öykü ve deneme yazmak isteyenlerle son beş yıldır daha çok karşılaştığını dile getiriyor. Yazar, öykü yazmak isteyip ne yazacağını bilemeyen, yazacağı şeyi bilse de nasıl yazacağını bilemeyenler için bir çare olarak görüyor Öykü Yazmak kitabını: “İşte Öykü Yazmak! Sorularınızı cevaplıyor, sizi çaresiz bırakmıyor. Tamam mı? Son yıllarda öykü yazmak isteyenlerin artışından ve sorularından da artı olarak şunu çıkardım: Öykü Yazmak bir başucu kitabı; her zamankinden fazla ilgiyi asıl şimdi bekliyor.”

Öykücü azlığı öykü türünün zorluğuna bağlı

Necati Mert, öykü türüne dair çalışmaların, kitapların, eleştirilerin azlığının altını çiziyor. Geçmişi insanlık tarihi kadar eski olan bu tür üzerine kitabın sayılı olmasını kaygıyla karşılıyor. Öykü üzerine eleştirinin olmayışını bir etken olarak görürken, asıl nedenin bu olduğu kanısına varmanın kolaycılık olacağını düşünüyor. Eğer eleştiri yoksa bunu öykücüler yapabilir, öykü dünyasını canlandırabilirler. Öykü olan biteni uzun uzadıya anlatmaz. En çarpıcı ayrıntıyı içine alır ve onu öyküleştirir. Belli bir an'ın yoğunluğu vardır öyküde. Necati Mert, bu yönüyle, haklı olarak, öyküyü zor kategorisine koyuyor. Öykü yazmak nasıl kolay değilse, onu okuyup anlamak da kolay değildir, hüner ister. Yazar, ihtimalî bir yorumla öykücü azlığını öykü türünün zorluğuna bağlıyor. “Belki, dünyada olsun, Türkiye’de olsun, ünlü öykücü azlığı da öykünün zorluğundan.”

Yazmak, çaba ve uğraş ister, her ne kadar kimilerince kabiliyet olarak görülse de… Bir tür üzerinde çalışmak, o türe dair nitelikli yazılar yazmak için de o türün dününü ve bugününü bilmek, araştırmak gerekir. Türün tarih sürecindeki gelişimi ve o türde verilen eserler, o eserlerin kalemleri derinlemesine incelenmelidir. Necati Mert bunu yapıyor. Hikâye ve öykü sözcüklerinden yola çıkarak bir inceleme yapıyor. Eski hikâyecileri, günümüz öykücülerini anlatıyor. Aşılamayan ve aşılması gereken bir dil problemimiz olduğunu söylüyor. Yalnızca uzak geçmişle değil, yakın geçmişle de dil yönünden problemli olduğumuz gerçeğini saptıyor: “O kadar ki genç öykücülerin bir Yakup Kadri’yi, bir Sabahattin Ali’yi, bir Tarık Dursun K.’yı bile bilmedikleri, okumadıkları görülüyor. Oysa daha öncekileri de okumak gerekir. Hem de sadece epik, dini, aşkî öyküleri değil, Mevlana’yı, Evliya Çelebi’yi, Kelile ve Dimne’yi, Bin Bir Gece’yi ve başka masalları da.”

Okura öykü yazmayı öğretmiyor, koordinatları veriyor

Öykü Yazmak kitabında yer alan yazılar, daha önce E dergisinde, Öykü Noktası sayfasında yayınlanmış. Bu yazılar, sayfaya gönderilen öyküleri değerlendirmek amacıyla kaleme alınmış. Necati Mert, bu değerlendirmelerden sadece öyküyü gönderen değil, öykü yazmaya çabalayan başka kalemlere de rehberlik etsin diye gönderilen öykülerdeki temel sorunlardan bir başlık yaparak sorunlar üzerine yazmış. Hemen her yazıda bir öykücüye, bir esere dikkat çekmiş. Bu nedenlerden dolayı yazar, yazılarında yer alan iletişim amaçlı cümleleri kitabına almamış. Bu yazılarda yapılan tamamen öykü türünün anlaşılmasını sağlamak, öyküye yakınlaşmak, öykü nasıl olmalı, nasıl olmamalı bunun üzerinde durmak şeklindedir. Öykü Yazmak kitabındaki yazılar, okura öykü yazmayı öğretmiyor. Koordinatları veriyor, temel problemleri vurguluyor: “Öykünün öğretilemeyeceğini biliyorum. Ancak sohbeti edilebilir. Bu yazılarda yapılan bu işte.” Necati Mert, kitapta yazılanların bir kurallar listesi olmadığını, kuralın öykü yazarının bizzat kendisi tarafından bulunabileceğini söylüyor.

Sanatla uğraşmak büyük bir çaba ister. İnsan hangi sanat dalıyla yakından ilgilenirse ilgilensin diğer sanat dallarından da beslenmeyi ihmâl etmemelidir. Örneğin, öykü yazmak için sadece öykü okumak yeterli değildir. Şiir de roman da deneme de öyküyü besler. Bunun gibi okuma sanatı da resimle, müzikle zenginleştirilmeli, desteklenmelidir. Necati Mert, sanatın birleyici ve bütünleştirici olan bu diline öykü yazarlarının sessiz ve uzak kalmaması gerektiği inancında.

Öykü Yazmak kitabındaki yazıların içeriklerinden önce başlıklarına bir göz atıldığında içerikte anlatılan temel sorunun ne olduğu anlaşılır. İlk cümlenin önemine dair olan yazı “İlk Cümle”, anlatımda tasvirin önemli olduğunu vurgulayan yazı “Tasvir”, öyküde anlatılanın miktarında ve dozunda anlatılmasını vurgulayan yazı “Miktarınca” başlığını taşır. Tüm yazılar, açık, anlaşılır bir dil ile kaleme alınmış. En güzeli de her yazının içerisinde bir inci niteliğinde vurucu cümlenin yer alması. Bu cümleler, yazının tamamında anlatılmak isteneni kısaca özetler niteliktedir.

Bir iş öğrenilir, bir yola çıkılırken rehbere ihtiyaç duyarız. Rehbersiz de belki yürürüz, yol alırız; ama rehber işimizi kolaylaştırır, içimize sinen neyse onunla hareket etmemizi sağlar. Bu sebeple insanlar, kendilerine öncülük eden için “ustam” nitelemesini yapar. Hece Yayınları'ndan çıkan Öykü Yazmak, öykü meraklılarına yol gösterecek, harita çizecek nitelikte bir kitap. Necati Mert, bir kitapla birçok kalemin ustası olacağa benziyor.

Hatice Ebrar Akbulut yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2018, 15:44
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13