banner17

Nazife Şişman'ın derdi derdimiz!

Nazife Şişman sistemle hesaplaşması bitmeyen önemli bir yazarımız. Kitabında boş bir cümle bulamazsınız.

Nazife Şişman'ın derdi derdimiz!

‘Gündelik hayat’ ifadesini onlarca kez duyan ancak üzerine birkaç dakika düşünemeyecek kadar yoğun olan ‘modern’ insanlarız. Hızlandırılmış yaşam tarzının ‘vazgeçilmez’ olarak dayatılmasına karşılık dünün değil bugünün tarihinin unutulmasına bir karşı duruştur  Günün Kısa Tarihi. Çok defa karşılaşmamıza rağmen ‘Neden?’ sorusunu neden unuttuğumuzu yüzümüze vururcasına incelemelerle ve sosyolojik çözümlemelerle bizlere hatırlatmış Nazife Şişman kitabında.

Modern anne-kadın

Nazife Şişman - Günün Kısa Tarihi
(+)

Günün Kısa Tarihi, modernizmin bizlerle bu kadar içli dışlı olmasına rağmen bizleri nasıl bu kadar uyuşturduğunu fark ettiriyor. En çok dikkatimi çeken ise modern anneler üzerine yaptığı gözlem: “Modern ulus-devletlerin ortaya çıkışı, ‘yeni anne’yi geleneksel metodlarla değil, yeni tıp teknolojilerinin ışığında, yeni eğitim metotlarını kullanarak çocuğunu yetiştiren ‘anne-kadın’ı ön plana çıkardı. Modernlikle birlikte anne, adeta laik bir kült nesnesi haline geldi.” Kadının, bundan birkaç yüz yıl öncesinde annelik duygusunu bu kadar yoğun olarak kullanmadığını da ekliyor yazarımız.

Kendi başına karar alamayan bireyler yetişiyor

Bundan birkaç yüz yıl önce (henüz Freud doğmamışken) çocuğu yetiştirme görevinin yalnızca anneye ait bir görev olmadığı, anneliğin de bu kadar yüzeysel ve kavramsal olmadığını hatırlatıyor yazarımız. Modern anneler üzerine devam ettiğimizde annelerin çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramamasının verdiği iç huzursuzlukla annelerin, çocukların hayatına daha fazla müdahale eden, çocuğunun başından geçen her olayın ona deneyim kazandırdığını unutan annelik vasfından sıyrılıp aşırı derecede koruyan bir bireye dönüştüğünü görürsünüz. Anneler bu huzursuzluklarını böyle Nazife Şişmangiderebiliyorlar mı bilinmez ama çocuklarını –sözde- daha iyi yetiştirmek uğruna toplum genelinde annelerin yaptığı bu eylem, çocuklarının ilerde kendi başına karar alamayan, devamlı birilerine bağlı yaşamaya alışmış bireyler olarak yetişmelerine de sebep oluyor.

Kullandığımız kavramları sorgulatıyor

Kitap, yaşadığımız hayatta bizlere unuttuklarımızı ve gözümüzden kaçanları bir bilinç diriliği sağlayacak şekilde hatırlatırken, okuyucuya, kullandığı kavramları sorgulamanın ve sadeleştirmenin ipuçlarını veriyor. Gündelik hayatın debdebesinde bir nefeslik ara vermek isteyenler için fevkalade güzel, nitelikli bir eser.

 

Burak Gültekin ‘Gün’den güne tercüman oldu

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 11:41
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
derda
derda - 8 yıl Önce

"Yaşadığımız an,henüz anın içinde iken tarih oluyor ve biz 'şimdi'yi hemen tarihin çöplüğüne atıp gözümüzü geleceğe dikiyoruz." diyor yazar.Modern yaşamın bize neler getirip,neleri götürdüğünden dem vurarak;ileri teknolojinin ilkelliği,cinayeti,ahlaksızlığı ve paganlığı doğurduğundan yakınıyor kitap boyunca.Eski ritüellerle yeni anlayışları karşılaştırıyor.Yaşam tarzımızı eleştiriyor.Yani kitap sadece kadınlarla ilgili değil,erkeklerde okuyabilir ..

Mustafa UĞURLU
Mustafa UĞURLU - 8 yıl Önce

Kadınlarımız modern dünyanın dayatmalarına karşı daha güçsüz bir yapıya sahipler. Gerçi modern oyunların genellikle kadınlar üzerinden oynandığı da bir gerçek. Dayanıksız olmak çok da özlerinin sorunu değil. Çok çomak sokulan duvar yıkılır. İşte bu duruma kadınlarımızın çok iyi görmeleri lazım. Mümin ferasetiyle bakıp tehlikeyi kendilerini dayanıklı kılmaları gerekir. Temennim keşke kadınlarımız Nazife Şişman'ı ve onun gibi yazarlarımızı okusa. Nasıl olsa kendilerinden biri.

banner8

banner19

banner20