Nazan Bekiroğlu'nun Yerli Yersiz Cümleler'i

'Yerli Yersiz Cümleler’i okuyan bir okur, 'Nun Masalları’ndan başlayarak birçok Nazan Bekiroğlu kitabının nefesini hissedecek bu kitapta. Yazarı tarafından özenle seçilmiş bu yazıları okuyanlar yerli yersiz bir içlenmeyle karşı karşı karşıya kalacaklar.

Nazan Bekiroğlu'nun Yerli Yersiz Cümleler'i

Roman ya da öykü yazarları biraz nefeslenmek ve cümlelerini özgür kılmak için denemeye sığınırlar. Çünkü denemenin sınırları yoktur. Katı kurallar içermez deneme. Kalemin en özgür türlerden biridir. Aklın sınırlarını çizemediği, rengârenk cümleler diyarına doğru sonsuz bir yolculuktur deneme yazmak.

Nazan Bekiroğlu’nun Ekim 2017’de Timaş Yayınları arasında çıkan Yerli Yersiz Cümleler kitabı, yazarın farklı zamanlarda dergilerde, gazetelerde yayınladığı yazılarını bir araya getirdiği kitabı. Hacimli bir kitap Yerli Yersiz Cümleler. Okuyucuyu farklı dünyaların sesine davet ediyor. Yazar bunu kitabın kapağından duyurmuş: “Elimde hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim.

Yedi bölümde yedi kapı aralanıyor

Kitap yedi bölümden oluşuyor. Girizgâh ile selamlıyor Bekiroğlu okurlarını. “Ben Sözleri” ile gizemli bir dünyadan çıkıp geldiğinden, cümleler biriktirdiğinden ve hayatın içinden geçerken aslında kendi içine dokunduğundan dem vuruyor. Yolculuğunun farkında ama hayret makamını hiç terk etmiyor. Uzaklığını biliyor ama yakın duruyor gönülden konuşan herkese.

Nazan Bekiroğlu kitaplarına aşina olanlar, Yerli Yersiz Cümleler’i okurken yazarın sesini, soluğunu, adımlarını hemen hissedecekler. Yazar, kendi izinde yürümeye devam ediyor denemelerinde de.

Yazarın roman ve öykü ile daha yoğun bir mesaisi olması, denemelerde de olay mefhumunu karşımıza çıkarıyor. Bu bazen bir masal havasında bazen ütopik bir gölge şeklinde gösteriyor kendini.

“Ben Sözleri”, “Yazı Masası”, “Aşk Kitabı”, “İnsanlık Halleri”, “Yaşarken ve Ölürken”, “Dünya Toprağı”, “Şikâyetler Kitabı”… Her bölüm kendi içinde farklı bir desen gibi ama birleştikleri ortak nokta; samimiyet.

Kitabın ilk yazısı; “Ben Yazıcı.” Masalsı bir anlatımı var. Nun Masalları yazarından böyle bir deneme okumak çok da şaşırtıcı değil. Sizi kendine çağıran cümleler var. “Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı.”

Altı çizili satırlarını okuyoruz Bekiroğlu’nun. Şiirin ruhu üflenmiş cümleler bunlar. Bir deneme okuyorsanız şiirle karşı karşıya gelmeniz çok da şaşırtıcı değil. Şiir değmiş cümlelerle ilerliyoruz satırlar arasında.

Yırtılıp atılan çokça ırmak olsun.” “Ben istesem sesim beni böyle ele vermezdi.Dilimin ucunda bir düğüm. Sanki biraz zorlasam dünyanın bütün dillerini konuşacağım.”

“Yazı Masası” bölümünde sözlerin, cümlelerin kulağını çınlatırken yazar, Cümle Kapısı’na dayanıyor eski günlerin edasıyla: “En kuvvetli olması gereken yerdir cümle kapısı. Ama aynı zamanda en zayıf olduğu yerdir de çünkü en fazla yüklenilen.”      

Yirmi yıldan geriye kalan cümleler

Yerli Yersiz Cümleler, Nazan Bekiroğlu’nun ilk kitabının üzerinden yirmi yıl geçtikten sonra çıkardığı kitabı. Bu kitapla ilgili kendisi ile yapılan bir söyleşide kitap için şu ifadeyi kullanıyor Bekiroğlu, “Benden geriye tek kitap kalacaksa bu o olsun isterim.” diyor. Bunu bir pazarlama cümlesi olarak görmemek gerek. Çünkü buna ihtiyacı olan bir yazar değil Bekiroğlu. Bu yazıları ne kadar içten yazdığını ve yazılarının her satırını kabullendiğini gösteriyor bu sözleri.

Yerli Yersiz Cümleler’i okuyan bir okur Nun Masalları’ndan başlayarak birçok Nazan Bekiroğlu kitabının nefesini hissedecek bu kitapta. Yazarı tarafından özenle seçilmiş bu yazıları okuyanlar yerli yersiz bir içlenmeyle karşı karşı karşıya kalacaklar.

Kitaptaki bütün bölümlerin kendi içinde ayrı bir havası var ama ben Nazan Bekiroğlu ismiyle en çok “Yazı Masası” bölümünü özdeşleştirdim. Cümlelerin sırrına inanan bir yazarın kendini en iyi ifade ettiği yer cümleler diyarıdır. Kitabın bu bölümünde cümleler, yazarlar, şairler, roman, roman kahramanları, sanat, edebiyat, üslup ardı ardına arz-ı endam ediyor.

Bütün iç dökmelerden sonra Bekiroğlu, kitabın sonunda bir iyi dilekle bitiriyor sözlerini. “Çöz Dilimi” derken bundan sonra kuracağı cümleler için de bir dua niyetine bu sözler: “Allah’ım, çöz dilimi, aç kalbimin örtülerini. Cümleler dökülüversin. Söz kalbimden taşarak, coşarak gelsin. Öyle bir dil ver ki bana çektiklerime değsin.”

Okuyucularının Nazan Bekiroğlu’ndan yeni bir roman bekledikleri bir zamanda Yerli Yersiz Cümleler, bir gönül ferahlığı olarak okunabilecek ve sık sık altı çizilecek bir yeni kitap olarak okuyucularını bekliyor.

Nazan Bekiroğlu, Yerli yersiz Cümleler, Timaş Yayınları

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2018, 15:26
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26