Namazı dosdoğru kılandır Müslüman

Ramazan Deveci 'Vahyin Işığında İman ve Namaz' kitabında Müslümanların ezeli ve ebedi görevlerinden, sorumluluklarından biri ve en mühimi olan tebliği yerine getirmeye azmetmiş. Fatih Pala yazdı.

Namazı dosdoğru kılandır Müslüman

Gaziantep’in şirin ilçesi ve benim de 4-5 yıl önce beş ay beş gün boyunca zorunlu olarak havasını soluduğum İslâhiye’nin münbit kalem ve kelam erbabındandır Ramazan Deveci. Erbab diyorum, zira onunla birlikte Mustafa Yıldız ve Mehmet Deveci gibi simalar da var İslâhiye’de mukim olup elinden kalemi, dilinden kelamı düşürmeyenler zümresinden. Anadolu’nun küçük bir ilçesinde bu sayıda kalem işçisinin olması, diğer ilçe sakinlerine emsal teşkil etmelidir kanaatini taşıyoruz. Eksik olmasınlar.

Geçtiğimiz Nisan ayının başında, Çıra Yayınları’ndan, yazar Ramazan Deveci’nin ikinci kitabı Vahyin Işığında İman ve Namaz çıkıverdi. Yine aynı yayınevinden, Yaşayan Kur’an Hz. Fatıma isimli kitabıyla okuyucularına adını duyurmuştu daha evvel. Müslümanca kaygılara sahip olan yazar, bu eseri aracılığıyla Müslümanların ezeli ve ebedi görevlerinden, sorumluluklarından biri ve en mühimi olan tebliği, iyiliği yerleştirip kötülükten sakındırmayı yerine getirmeye azmetmiş.

Müslüman kimdir?

Kitabının henüz başında, Rasulullah aleyhisselatu vesselam efendimizin, Ali radıyallahu anh efendimize Hayber günü söylediği, kendi vesilesiyle bir kişinin hidayet bulmasının dünya üzerindeki her bir şeyden daha kıymetli olacağı sözünü aktararak işe koyulmuş. Bu amaçla oluşturduğu çalışmasını, rahatça anlaşılır bir dille ve üç bölüm şeklinde sunmuş okuyucu kardeşlerine. Ana kaideleri vermeye çalışan yazar, sonrasında muhatabını kaynağa çekmeyi hedeflemiş. Dini tanıyıp imanla müşerref olanların, namaz gibi muazzam ve muazzez bir ibadetle hemhal olmalarının gerekliliğini, son bölümde uzun uzadıya ele aldığı namazla hatırlatmış oluyor. İmanın ciddi mahiyette ispat istediği, ispat içerdiği hakikatinin farkına namaz ibadetiyle varıyor sevgili okur şu halde. Bu da az bir farkındalık olmasa gerek yeni tanışlar için.

Adı üstünde “vahyin ışığında” olduğu için, kerim kitabımız Kur’an’dan ve Rasulullah’ın şerefli sözlerinden genişçe faydalanmış Deveci. Din, iman ve namaz şeklinde üç üst başlığa ayırdığı kitabında, özellikle Müslüman tanımlamalarını ve namazın önemini içeren ayetleri bir araya getirerek üzerlerinde tefekkür etmeye çalışması, bu tarafa doğru yoğun bir eğilim göstermemizi sağladı. Sıraladığı ayetlerin “Müslüman kimdir?” sorusuna bir cevap niteliği taşıdığı aşikâr. Teslim olduğumuz inancı temsil edebilmemiz için, ayetler yolumuzdaki parıldayan işaretler gibi duruyorlar.

Yazarımızın dikkatli bir çalışma sonucunda tasnif ettiği ayet-i kerimeler, Müslüman’ın yalnızca Allah Teâlâ’ya ibadet edip yine yalnızca O’ndan yardım isteyen; ğaybe, hesap gününe iman eden, kendisine Rabbi tarafından verilen rızıklardan yine O’nun yolunda harcayan, namazı dosdoğru kılan ve ahirete şüphe içermeksizin inanan; iman ettikten sonra iyi davranışlar sergileyen, kerim Kitab’a inanıp onu hakkıyla okuyan, sabır ve namazla Allah Teâlâ’dan yardım isteyen, Rabbine karşı duyduğu saygıdan kalbi ürperen, bir sıkıntı ve musibet anında “Biz Allah’ın kuluyuz, Allah’tan geldik ve yine dönüşümüz O’nadır.” diyen, Allah’tan bağışlanma ve rahmet dileyen; boş ve faydasız işlerden yüz çevirip namazında huşuya eren, zekâtı veren, iffetini koruyan, emanete riayet eden, ahdini yerine getiren, kötülükten sakınan, Allah’a asla şirk koşmayan, hesap gününü düşünerek yaptığı işlerin muhasebesini yapan, iyilik için koşuşan olduğunun bilgisini zihinlerimize kazıyor.

Bu ve daha fazla vasıflarla dünyadaki geçici yolculuğunda Rabbini razı etmenin, kulluğunun gereklerini yerine getirmenin muhteşem lezzetine ermiş oluyor mümin kul. Ne mutlu ona!

Namaz ibadeti, içinde ne büyük sorumluluklar taşıyor

Kur’an’da ve hadislerde namaz meselesine gelince, şanı pek yüce olan Rabbimizin, namazı, günün belli vakitlerine yayarak hayatla birlikte ve onunla barışık bir ibadet olarak tanıtmış olduğunu görüyoruz cümle cümle. Vakti girince beş on dakikada yerine getirilen anlık bir ibadet olmaktan çok, hayata, kendimize, evimize, işimize, aşımıza, yoldaşımıza müdahil olan bir ibadet olarak algılarımıza onu yerleştirmemiz isteniyor. Namazı hakkınca ikame etmeyi dikkatlerimize sunduğu ayetlerde Rabbimiz, ayrıca dürüst ve erdemli davranmamızı, rızık olarak bize bahşettiklerinden yakınlarımıza, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere vermemizi, söz verdiğimizde sözümüzde durmamızı, zorluk ve felaket vakitlerinde sabretmemizi, anne-babamıza iyi davranmamızı, içki, kumar, fuhuş ve zina gibi şeytanın kin, düşmanlık ve günah tohumlarını biz insanların arasına serpme vazifesinde kullandığı iğrençliklerden uzak durmamızı ve daha pek çok şeyi istiyor bizden. Namaz ibadeti, içinde ne büyük sorumluluklar taşıyormuş meğerse!

Allahımızın aziz elçisi Muhammed aleyhisselam da namazın, dinimizin direği olduğunu ve onu terk edenin de dinini yıkmış olacağını, onun dindeki yerinin, başın vücuttaki yeri gibi düşünülmesi gerektiğini, onun her hayrın ve iyiliğin anahtarı olduğunu, bizimle kâfirler arasındaki farkın namaz olup onu terk edenin kâfir olacağını ve namazı dosdoğru kılan kişinin, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahlarının döküleceğini anlatıyor bizlere.

Tekbir ile girilip selam ile çıkılan bir namaz, başından bitimine kadar hep inancımızın ekseninde tutar bizi. Namaz, iman ettiğimizi ve imanımızın gereği olarak aklımızı Rabbimizden, dilimizi Kur’an’dan, belimizi rükûdan, alnımızı secdeden mahrum etmememizi hatırlatan günlerimizin habercisi ve müjdecisidir. Kurtulmak isteyen onu diri tutmalı. Onunla hayatını arındırmalı. Onunla ayet ayet yol almalı. Ve ona yoldaş olmalı.

Bu eseri vesilesiyle namaz deryasına bir güzel damla daha katan Ramazan Deveci, namazın kılınışını sunduktan ve güzelce bir duaya el açtıktan sonra sözlerini tamamlıyor. İçten gelen cümlelerin oluşturduğu dualarından birini sizlerle birlikte “âmin” demek için buraya kazıyalım inşallah: “Allahım! Bizlere, Sana hakkıyla kulluk yapabilmeyi ve Senin yolunda, Senin rızan için mücadele etmeyi nasip eyle bizlere.” Âmin…

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 11:48
banner12
YORUM EKLE

banner19