banner17

Müzik yazıları kitaplaştı!

Sadık Yalsızuçanlar müzik üzerine denemelerini bir kitapta topladı. Biz de hem dinledik hem yazdık..

Müzik yazıları kitaplaştı!

Kimdir yazar?

Hayat Müzikle Devam Eder, Sadık YalsızuçanlarSadık Yalsızuçanlar’ı nasıl tanımlamalı: Öykücü, romancı, deneme ustası, yapımcı, sinema eleştirmeni… Bir kültür adamı mı Sadık Yalsızuçanlar?

Aslında hepsi…  Sanatın ve edebiyatın gökkuşağında hemen her rengi kuşanmaya çalışıyor Yalsızuçanlar. Müzik de bu renklerden biri…  Öykülerinde müziğin/musikinin –genelde güzel sesin- özel bir yeri var yazarın. Bu, onun geniş müzik kültüründen neşet ediyor hiç şüphesiz. İşte yazarın bu geniş müzik birikimi bir kitap olarak düşüyor önümüze.

Bu girizgâhı,  Sadık Yalsızuçanlar’ın Hayat Müzikle Devam Eder kitabına sözü getirmek için yaptık.

Oldukça velut bir yazar olan Yalsızuçanlar; çeşitli zamanlarda, gazete ve dergilerde neşrettiği müzik yazılarını iki kapak arasına topladı nihayet. Nihayet, diyoruz; çünkü nicedir bu nefis yazıların bir kitap olmasının yolunu gözler olmuştuk. Hayat Müzikle Devam Eder, Kapı Yayınları arasından çıkmış [Haziran 2008]

Müziğimiz kimliğimizdir

Yahya Kemal BeyatlıMüziğimiz kimliğimizdir, ne dinlediğimiz aynı zamanda ne olduğumuza da işarettir. Bu bapta; Yahya Kemal’in; Çok insan anlayamaz eski musikimizden/Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden dizelerini önüne koyarak başlıyor müzik yolculuğu. Varlığımızı, yaratılışımızı, ezelden ebede giden yolculuğumuzu müzik üzerinden okumaya girişiyor. Dervişlerin müziğinden rock müziğine değin devam eden bir arayışı her ustanın hakkını vererek yapıyor.

Yazarın uğradığı  duraklarda kimler yok ki: perdesiz gitarın üstadı ve halk müziğinin eşsiz yorumcusu Erkan Oğur, arabesk müziğin asi sesi Müslüm Gürses, Fikret Kızılok, yaptığı albümlerle laz müziğinin geniş kitlelerce sevilmesini sağlayan Birol Topaloğlu, geleneksel müziğin arı duru sesi Sabahat Akkiraz, abdalların şahı Neşet Ertaş, aykırı müzisyen Mazhar Alanson, manevi müziğin sesi Ömer Faruk Tekbilek, neyin sırrını bulma peşindeki bir derviş Kudsi Erguner, Allah yâr yâr diyerek Hakka yürüten Cem Karaca…

Her renk var bu kitapta. Bir bakıma yakın dönem Türk müzik tarihi olarak da ifade edebiliriz kitaptaki yazıları. Hem halk müziğinden hem klasik Türk müziğinde hem de pop müzikten isimler yan yana yer alıyor kitapta.

Farklı  yorum, ufuk açıcı değerlendirme

Mazhar AlansonMazhar Alanson’un önce Tarkan tarafından yorumlanan, daha sonra ustanın kendisinin yorumladığı ‘Yandım Yandım’ şarkısı üzerine ilginç mi ilginç bir yazı var kitapta. Yalsızuçanlar, Mazhar Alanson’un gelenekle bağını koparmadığını ifade sadedinde, Alanson’un daha önceki bestelerinden örnekler veriyor: Buselik makamı, Sufi, Bu sabah yağmur var İstanbul’da, Derman arardım derdime, Adımız miskindir bizim gibi şarkılarını örnek olarak gösteriyor. Bu yazına ‘Siyah örtülü kadın’ın yaktığı ateş’ adını vermiş. Alanson’un bu şarkıyı, Allah’ın evi, müminlerin kıblesi Kâbe için yazdığını söylüyor. Anlamlı, yoğun bir yazı doğrusu... Belki de kitabı okumaya bu yazıdan başlamak gerekir.

Başka kimler var: Türkiye’de albümleri son zamanlarda dinlenilir olan bir Ermeni duduk ustası, Djivan Gasparyan da yer alıyor kitapta. Ayrı dünyaların insanı mıyız, değil miyiz? Acılar ortak mı, değil mi; Yalsızuçanlar’ın Gasparyan dolayımında yazdığı denemeyi okuyunca hüzünlenmemek elde değil.

Türkülerde, ezgilerde bir halk irfanının, ortak hafızanın, derin acıların, göçlerin, tehcirin sesi var. Bu ses millet tanımıyor, acı ortak, hissediş ortak… Özellikle Ermeni müziği üzerine düşüncelerini okuduğumuzda yazarın, bunu daha iyi anlıyoruz.

Türkü ve şarkı  sözlerinin derin okumaları, kopuzun, perdesiz gitarın, bağlamanın, neyin yankısı,  onların hissettirdikleri üzerine ufuk açıcı denemelerden oluşan Hayat Müzikle Devam Eder sadece müziğe ilgisi olanların değil, deneme okurlarının da büyük bir beğeni ile okuyabileceği bir kitap olmuş.

Ne diyelim: İyi müzik sadece ruhun gıdası değildir nitelikli denemelerin de kapısıdır.   

 

 

Yılmaz Yılmaz hem dinledi hem yazdı

 

GYY'nin notu: Kitapta kimler yok ki anlamına gelecek şekilde başlayan cümleye muhtemelen Ömer Karaoğlu yoktur diye cevap verelim, inşallah Sadık Ağabey beni yanıltmıştır kitapta. Keşke entelektüellerimiz Ömer Karaoğlu'nun veya onun açtığı kapıdan gelen izzetli, muhalif, Müslüman kimliğinden kaçmayan müzisyenlerin (hadi hepsine ilgili olunmasını beklemeyi bıraktık, bari birine, aralarından istedikleri birinin) müziğine de duyarlı olabilseler... Keşke!

Yanlış anlamak isteyen buyursun anlasın yanlış. Derdimiz Sadık Yalsızuçanlar'a laf atmak değil. Kimse Ömer Karaoğlu dinlemek zorunda da değil. Derdimiz ne Ömer Karaoğlu ne Sadık Yalsızuçanlar... Başka bir şey demek istiyoruz, onu da yanlış anlamak isteyen buyursun yanlış anlasın!!! Kimsenin tercihine, özgürlüğüne karışmıyoruz elbet...

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:33
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet çalışan
mehmet çalışan - 8 yıl Önce

sevgili asım gültekin seni seviyoruz
hassasiyetlerin bizim de hassasiyetlerimiz
teşekkürler
bursa ipekçilik aihl'den mehmet çalışan koza dergisinden

Elif
Elif - 8 yıl Önce

Sadık Yalsızuçanlar’ı nasıl tanımlamalı: Öykücü, romancı, deneme ustası, yapımcı, sinema eleştirmeni… Bir kültür adamı mı Sadık Yalsızuçanlar?
Aslında hepsi…

banner8

banner20