Mutezile ve Cübbailer'in Kelam Sistemi

Orhan Şener Koloğlu, ''Cübbailer’in Kelam Sistemi'' adlı çalışması Ebu Ali el- Cübbaî ve Ebu Haşim diye bilinen iki önemli Mutezili âlimin görüşlerini Mutezilenin ortak paydası kabul edilen ''el-usûlü’l-hamse'' çerçevesinde ele almakta... Halil Arslan yazdı.

Mutezile ve Cübbailer'in Kelam Sistemi

Cübbailer’in Kelam Sistemi kitabı Orhan Şener Koloğlu’nun doktora tezine dayalı bir kitap. İSAM Yayınları tarafından 2011 yılında yayımlanmış bulunuyor. Kitap, İslam inanç mezheplerinden olan Mutezili iki şahsın, baba-oğulun kelam sistemini irdeliyor.

Kelam ilmi açısından Mutezile mezhebi kelam ilminin kurucusu olarak kabul edilir. Özellikle Abbasi halifeleri Me’mun, Mu’tasım ve Mütevekkil zamanlarında en parlak zamanlarını yaşayan bu itikadi mezhep, usulen aklı ön planda tutmasıyla maruf bir mezheptir.

Mihne hadisesi ve Mutezile

Mihne hadisesi hem Mutezile mezhebi için hem de toplumun tüm kesimi için sıkıntılı bir sürecin adıdır. Kelime olarak "sorguya çekmek, çetin imtihana tabi tutmak, eziyet etmek" manalarındaki mahn kökünden türeyen mihne "sorguya çekip eziyete maruz bırakma" demektir. Mutezile ile anılan bu hadise başta Ahmet bin Hanbel olmak üzere âlimlerin ‘Halku’l Kur’an’ konusunda kendileri gibi düşünmeye zorlanması olayıdır denilebilir. Mutezile ekseriyetle Arap olmayanlardan yani Mevali unsurlardan oluşmaktadır. Basitleştirerek anlatacak olursak Halku’l Kur’an ise, “Arap olmak o kadar da önemli değil, Kur’an yaratılmıştır, Arapça da diğer diller gibi bir dildir, Arapların Arap olmayanlara bir üstünlüğü yoktur” gibi bir düşüncenin siyaseten de kullanılmak istenmesidir. Bu tartışmalar sadece ilmi mahfillerde sınırlı kalmamış toplumsal birçok sıkıntı da doğurmuştur. Bazı üzücü olaylara da neden olmuştur.

Mütevekkil zamanında Mihne’nin tersine dönmesiyle hem devlet kademelerinden hem de sosyal hayattan uzak kalmaya başlayan Mutezili düşünce Mütevekkil’den sonra tabiri caizse kendine çekidüzen verip öğretilerini sistemli hale getirme amacına girmiştir. Bu sistemleştirme çabaları bahsettiğimiz kitabın da konusunu oluşturmaktadır. Mutezile’nin öğretileri Ebu Ali el- Cübbaî (v. 303/916) ve oğlu Ebu Haşim (v. 321/933) tarafından sistemleştirilme yoluna gidilmiştir.

Kelam’ın usul ve mesailini etkiledi

Kadı Abdulcebbar, Mutezile denilince ilk akla gelen şahıs olsa bile Kadı’nın düşüncelerinin kaynağı ve mezhep içinde ilk sistemli düşünce üretimi Cübbailer tarafından yapılmıştır. Kendilerine kadar dağınık fikirleri toparlayan bu baba ve oğul böylelikle Mutezile mezhebi için de ikinci bir aşamayı başlatmış oldular. Bu sistemleştirme hadisesi tarihte Mihne olayı olarak bilinen hadisenin Mutezile tarafından iyi okunduğunun da bir işaretidir adeta. Burada Ebu Ali el- Cübbaî’nin bir kavşak durumunda da olduğunu hatırlamak gerekir. Ebu Ali’den sonra sistemleştirme işi oğlu tarafından bir koldan ilerlerken öğrencisi Ebu’l Hasan el- Eş’arî tarafından da İbn Küllab’ın temellerini attığı çizgi sürdürülmüştür. Mutezile mezhebi açısından Ebu Ali el Cübbaî ve Ebu Hâşim el- Cübbâî bu mezhep için mezhebin sistemleştirici öncüleri mesabesindedirler, hem de Ehl-i Sünnet kelamının sistemli ilk öncüsü Ebu’l Hasan el- Eş’arî de Cübbailerin rahle-i tedrisinden yetişmiştir. Bu açıdan da bahsedilen şahsiyetlerin ve zamanlarının anlaşılması birçok konunun da daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Mutezile tarihte kalmış bir mezhep olsa bile Kelam’ın usul ve mesailini etkilemiştir. Mutezile’yi anlamak bugünü anlamak için de iyi bir başlangıç noktası sayılabilir.

Kelam ilminin tanımları yapılırken gayesine göre yapılan tanımlarda İslam inanç esaslarının savunulması kelam ilminin gayeleri arasında zikredilir. Başka inançlara karşı hele ahir zamanda insanın yabancı akımlara karşı koyabilmesi, hercümerçten kendine sahih bir yol çizebilmesi kelam düşüncesinin temellerini iyi bilmesini gerektirir. Bugün içinden çıkamadığımız meseleler nereden kaynaklanıyor ve selef bunları nasıl ele alıp hangi çözümleri sunmuşlar, bunları bilirsek kavram kargaşasının içinden çıkabilmemiz daha kolay olacaktır.

İki Mutezili âlimin görüşleri ve ortaya koydukları kelami yaklaşım

Zikrettiğimiz çalışma Mutezile mezhebinin iki önemli şahsının ve ortaya koydukları kelami yaklaşımın ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Ebu Ali ve Ebu Haşim her ne kadar Mutezili olmakla ortak bir yaklaşıma sahip olsalar bile her ikisinin de farklı yaklaşımları bulunmaktadır. Orhan Koloğlu hoca kitabın başında bu ayrıma da odaklanıp bundan sonraki araştırmacıların işini kolaylaştırmak gibi bir misyonu da yüklendiğini ifade etmektedir.

Bahsettiğimiz çalışma Ebu Ali ve Ebu Haşim diye bilinen bu önemli iki Mutezili âlimin görüşlerini Mutezilenin ortak paydası kabul edilen “el-usûlü’l-hamse” çerçevesinde ele almaktadır. Bu beş esas tevhid, adalet, va’id ve vaad, emr-i bil’l ma’ruf nehy-i ani’l münker, el-menzilu beyne’l menzileteyn şeklinde sıralanabilir. Bu beş temel kabulün Ebu Ali ve Ebu Haşim tarafından nasıl ele alındığı ise sırasıyla Mutezili kaynaklar, sonrasında Basra Mutezilesinin görüşlerine meyleden Şii ve daha sonra Sünni kaynaklardan elde edilen bilgilerle örülmüştür.

Elimizdeki kitap hacimli sayılabilecek bir çalışma, 564 sayfaya ek olarak kaynakça ve indeksten müteşekkil toplam 616 sayfayı bir araya getiriyor. Kitap Ebu Ali ve Ebu Haşim’in biyografileri, eserleri, kendilerinden önce ve sonra Mutezile’nin durumu gibi konulara girişiyor ilk önce. Daha sonra ikinci bölümde Bilgi ve Tabiat; üçüncü bölümde Mutezile’nin temel düşüncesi sayılabilecek Tevhid ve Adalet ilkelerini müstakil bölümlerde ele aldıktan sonra son üç esas olan Va’d ve Vaid, El-menzile beyne’l- Menzileteyn ve Emr-i Bi’l Ma’ruf Nehiy ani’l –Münker ilkelerini beşinci bölümde işleyip sonuç bölümüyle bitiyor.

Orhan Şener Koloğlu, Cübbailer’in Kelam Sistemi, İSAM Yayınları

Halil Arslan

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2019, 23:51
YORUM EKLE

banner19