Müslümanların resimle ilişkisini inceledi

Müslüman, resim sanatını hangi endişelerle icra eder ve Batı resmi ile arasındaki farkları nedir? Mian Muhammed Şerif'in derlediği İslam Düşüncesi Tarihi kitabında Muhammed Ecmel Müslüman resminin hususiyetlerini anlatıyor. Ahmed Sadreddin yazdı..

Müslümanların resimle ilişkisini inceledi

İslam'ın ilk asırlarında Müslümanlar resim sanatına mesafeli durmuşlar. Muhammed Ecmel, İnsan Yayınları'ndan çıkan İslam Düşüncesi Tarihi kitabına alınan makalesinde bu mesafeli duruşun haklı bir tavır olduğunu söylüyor. Ona göre, İslam'ın ilk dönemlerinde güzel sanatların müşrik inançlar ve ayinlerle ilişkisi vardı ve resim sanatı da, dinin savaş açtığı ve yıktığı putperestliği çağrıştırıyordu.

Müslümanların bu yüzden resim sanatına karşı çok farklı bir tavır sergilemek durumunda kaldıklarını söyleyen Muhammed Ecmel, İslam'ın özünde barındırdığı estetik imkanlarla, resim sanatının tasvir yaratan değil, tasvirleri yıkan bir sanata dönüştüğünü vurguluyor. Oryantalistlerin İslam resmine renkli gözlerle baktığını ve bu yüzden yanlı ve yanlış değerlendirmelerin olduğunu vurgulayan Ecmel, aslında İslam resminin, Müslüman yaşantısının bir tezahürü ve manevi keşiflerin bir ifadesi olduğunu ifade ediyor.

İslam resmi harekelerin bir sonucu

Muhammed Ecmel'in makalesinde değindiğine göre, Müslümanlar Kur'an-ı Kerim'i çok severler ve O'nu güzel ve zarif bir şekilde sunmak için çoğaltma faaliyetlerini geliştirdikleri yeni tarz bir yazı ile yazarlar. Dolayısıyla İslam resmi de hattaki harekelerin bir sonucudur ve bundan ötürü de Müslüman ressamların çizgiyi her şeyden çok vurguladıkları görülür. Güçlü ve renkli bir çizgiyle, yüreği cazibe ve büyüyle çarpan esrik bir form oluşturulabileceğini ifade eden Muhammed Ecmel, bütün bunların yanında çizginin kendi kendine sahip çıktığını ve güzelliğin kriterini sağladığını vurguluyor.

İslam için tabiatın tek enteresanlığının insana dair olaylara zemin teşkil etmekliği olduğunun ve Müslüman ressamların savaşlar, kavgalar, hanedanlığın yükselişi ve yıkılışı, şehirlerin insaşı ve çöküşü gibi olayları soğuk duygularla gözlemlemediklerini vurgulayan Muhammed Ecmel'e göre, bir Müslüman sanatçı için insan kişiliğinin üstün bir değeri vardır ve bu sebeple insanlık draması ve insan hareketleri İslam resminin merkezinde yer alır.

İnsansız bir manzara olmaz

Ecmel'e göre, Çin resminde genel öğe olarak arz-ı endam eden açık alanlar, dağlar, vadiler, rüzgarlar, kısacası tabiat hadiseleri İslam resminde bulunmaz. Bunun temel nedeni ise İslam resminin, doğa manzaralarının canlılığının ancak insan sembolüne başvurularak sağlanabileceğini idrak etmesidir. Buradan hareketle Müslüman ressamların hiç manzara resimleri yapmadıkları çıkarımında bulunmanın doğru olmayacağını vurgulayan Muhammed Ecmel, Müslüman ressamların zaman zaman empresyonistlerin ustalarına taş çıkartacak eserler meydana getirdiğini, ancak sadece manzara barındıran resim yapmaktan kaçındıklarını, sahneye canlılık katacak bir insan olması gerektiğini, zira tabiatın insan olmaksızın silik ve ölü olacağını ifade ediyor.

Müslüman ressamlara göre içinde öyle ya da böyle bir gözlemcinin bulunmadığı tabiat manzarasının eksik ve anlaşılmaz olduğunu makalesinde sık sık vurgulayan Muhammed Ecmel, yaradılmışı insan gözü ve tabii uyarı arasındaki karşılıklı iletişim olarak görmenin yeni bir anlayış tarzı olmasına rağmen, Batılıların İslam sanatını yorumlarken bu noktayı gözardı ettiklerini söylüyor ve "Onlar tabiata ilgi göstermediği için, bütün bir İslam resmini duygusal ve romantik diye niteleyerek bir tarafa atarlarlar." diyor.

Perspektif kurallarına uymaz Müslüman ressam

Muhammed Ecmel'in İslam resim sanatını etraflıca ele aldığı makalesinde Müslüman ressamların perspektifle münasebeti de ele alınıyor. Müslüman ressamların perspektif kurallarını uygulamadıklarını ve yaptıkları resimlerin neredeyse bütünüyle derinlikten yoksun olduğunu söyleyen Muhammed Ecmel, üçüncü boyutu ve onun insan idrakinde neden olduğu değişkenlikleri de önemsemediklerini vurguluyor.

(+)

Ecmel'e göre Müslüman ressam, uzaktaki objelerle olduğu kadar, yakındaki objelerle de ilgilenir. Yakındaki bir obje merkezle ne kadar ilişkilliyse, uzaktaki obje de bir o kadar ilişkilidir. Uzaktaki obje insanın hayalinde öne alınarak, teleskopla gözlemlenmişçesine, olduğu şekliyle bütün boyutuyla resmedilir. Buna örnek olarak Şehname illustrasyonlarını gösteren Ecmel, bu resimlerde tek bir çizimle çeşitli olayların bir hikaye oluşturacak şekilde bir araya getirilebildiğini vurguluyor.

Batı, İslam resmini anlayamaz

Batı'da İslam resmi hakkında yapılan yorumların aldatıcı olduğunu ve İslam resminin en iyi örneklerinin bile "lûtfen" övüldüğünü vurgulayan Muhammed Ecmel, Batı'nın böylesi bir resmi anlayamayışının ve kıymetini ifade edemeyişinin nedenini Müslümanın zaman kavramına rûhî olarak yabancı olmasına bağlıyor. Ecmel'e göre, bir Müslüman için zaman ve sonsuzluk aynı gerçekliğin yalnızca iki unsurudur. Müslüman, sonsuzluk özlemini tatmin etmek için bir zaman yanılsamasına girmeye gerek duymaz.

Muhammed Ecmel'in makalesinde en dikkat çekici bölüm ise modern Batı'nın karanlık tasvirleri hakkında yorumları. Modern Batı'nın İslam kültürüyle hiçbir biçimde bağlantısı bulunmadığını, resim hakkındaki çabalarının ise, içlerindeki kara ümitsizliğin harici bir tasvirini yapmaktan öteye geçemediğini ifade eden Ecmel, modern Batı'nın aydınlığı değerlendiremeyeceğini ve dolayısıyla anlayamacağını vurguluyor.

Mian Muhammed Şerif'in derlediği İslam Düşüncesi Tarihi isimli kitapta Muhammed Ecmel'in yazdığı kuşatıcı makalesi, İslam resmi ve Müslüman ressamların hususiyetleri hakkında başvurulacak önemli bir kaynak olma hususiyeti taşıyor.

Ahmed Sadreddin yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2018, 15:37
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
fadımana kırlı
fadımana kırlı - 2 yıl Önce

guzel

banner19

banner13

banner26