banner17

Müslüman şairler şiir şehrini fethetti

Zafer Acar şiirde geldiğimiz noktayı şiir yıllıkları üzerinden değerlendirdi..

Müslüman şairler şiir şehrini fethetti

 

Mart ayı; yıllıkların kitapçı raflarına, reyonlarına daha doğrusu “Edebiyat Ortamı”na hücumlarıyla başladı. “Şiiri Özlüyorum”, “Papirüs”, “Mühür” gibi sol cenah dergilerinin yıllık-antolojileri, ne hikmetse, iki yıldır periyodik olarak Mart ayının ilk günleri çıkan Edebiyat Ortamı Yıllığı’yla aynı günlerde satışa sunuldu. Geçmiş yıllara göre özensiz duran YKY Yıllığı ise her zamanki gibi Şubat’ta okurla buluşmuştu. YKY Yıllığı, hakkaniyetli davranarak Müslüman şairlere yer vermeye başladığı için ne idüğü belirsiz şairler tarafından tepkiler aldı, çıkmayı sürdürse Müslümanlara hizmet edecekti, çünkü şiiri artık Müslüman şairler yazıyor. Eee, Müslümanlara hizmet edecek olduktan sonra yıllık çıkarmanın ne anlamı var ki(!). Hakan Arslanbenzer’in emek vererek hazırladığı yıllık ise, her senenin farklı aylarında okurla buluşuyor, ötekiler gibi Mart ayında çıkmadı, önümüzdeki aylarda okurla buluşacaktır diye tahmin ediyorum.

Sol cenahın insanı gülümseten bu durumu, Müslüman kesimin dergilerinden biri olan Edebiyat Ortamı’nın, tarafgirlikleriyle ayyuka çıkan yıllıklar curcunasına etkili sonuçlar veren darbesiyle ilgili bence.

Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı

Müslümanlar şiirin büyük şehrini fethettiler

Geçen iki yılın en çok ilgi gören yıllığıydı Edebiyat Ortamı. Yukarıda isimlerini verdiğim sol cenah yıllıkları, sözleşmişlercesine Edebiyat Ortamı’nın haklı ve hakkaniyetli çıkartmasının önünü kesmek istiyorlar, bence, demeyeceğim; çünkü bundan eminim, dikkatli bakan biri için her şey apaçık ortada. Müslüman kesim tarafından şiirin büyük şehri fethedildi. Ama edebiyatın mahpus damında bir şeyler karalasa da sabık sayılabilecek, eskinin toplumcu, şimdinin benlikçisi kimi şairler, hâlâ şiiri babalarının malı sanıyorlar. Halbuki, büyük ata şairlerimizin hemen hepsi inançlı şairlerdi ve biz, onların soyundan geliyoruz. Bu yüzden, bugün, şiir gerçek sahibini buldu, diye düşünüyorum. Bunu unutmayalım ve bu özgüvenle yaşayalım, kürsülere kendi varlığımızın bilinciyle çıkalım lütfen.

Yıllıkta yer almak kartvizit olmamalı

Edebiyat Ortamı, üçüncü yıllığıyla özgün çizgisinde yürümeye devam ediyor. Yol, geniş olur, çizgi vurgusunu bilerek yapıyorum; bir yıllığın Türkiye gibi yüz elli yıldır süregelen kamplaşmaların yaşandığı bir ülkede, çizgiden çıkmadan var olmaya devam etmesi kolay değil, bu yüzden, yıllık çıkaran kişinin çok dikkatli olması lazım. Edebiyat Ortamı, diğer yıllıkların düştüğü tuzağa düşmemeli, merkezde bulunan cılız isimleri, sık görünürlüklerinden dolayı bir yanılgıya kapılıp da yıllığa alıvermemeli; diğer yandan, yıllığı, edebiyat içerisinde şahsî yer edinişin kartvizitine de dönüştürmemeli.

Bir yıllık; nefrete-aşırı sevgiye, dostluğa ve polemiklere, yıllığı hazırlayanın çıkarlarına hizmet etmediği takdirde edebiyat içerisindeki yerini perçinleyecektir kanaatindeyim. Yıllık çıkaranların hepsi şair, bu nedenle söylüyorum: Yıllık, zayıf şiiri veya şairi büyük edecek güce sahip değildir; buna bel bağlayanlar, asla bin yılların şairi olamaz, sadece eyyamcı şairler olarak anılırlar gelecekte. Bu yüzden yıllık çıkaran kişi vakur duruşundan vazgeçmemeli… Kazanacaksa oradan kazanacaktır.

 

Zafer Acar şiir yıllıklarına değindi

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2012, 21:54
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20