banner17

Musahabe kadim geleneğimizdendir

Süleyman Uludağ bir musahabe olarak yazdığı Gençlerle Sohbet neler anlatıyor?

Musahabe kadim geleneğimizdendir

Süleyman Uludağ, hocaların hocası sıfatını hakkıyla taşıyan ilim adamlarımızdan biri. Ömrünün her demini, dünyanın güzelleşmesine ve güzel insanların yetişmesine harcamış biri Süleyman Uludağ.

Ülkemizde bugün eğer sahih denebilecek bir Müslümanca düşünce sistematiği varsa, bunda Süleyman Uludağ’ın da payı vardır. Erbabı bilir ki onun “İslâm Düşüncesinin Yapısı “ adlı eseri, Müslümanca düşünceyi anlamada yol gösterici bir kimliğe sahiptir.

Yakından tanıyanların bildiği üzre Süleyman Uludağ, klasik akademisyenlerden farklı biridir. Onu tarif etmek için kullanılacak sıfatlar arasında “çelebi” sıfatı belki de ona en çok yakışanıdır. Onun hocalığı, sadece amfilerle ve üniversite öğrencileriyle sınırlı değildir. Bir bakarsınız bir Türki cumhuriyette anlatmaktadır bildiklerini, bir bakarsınız Haraççılar Medresesinde etrafına toplanmış her meslekten, her yaştan insana anlatmaktadır bildiklerini. Onun için önemli olan şan, şöhret ve para kazanmak değil, Allah’ın rızasını ve insanların gönüllerini kazanmaktır.

Musahabe geleneği

İlmin ve hikmetli bilgilerin bir sınıf soğukluğunda, ders verenlerin bir yanda, ders alanlarınsa diğer yanda olduğu bir geleneğin çocukları değiliz. Bizde bilgi, sohbet sıcaklığında aktarılır. Bir halka oluşturur talipler ve hocalar; bir tesbih gibi tıpkı… Kalbi donduran değil ısıtan bir bilgi alışverişi olur bu halkada. Bilgiyi alan ve aktaran arasında zoraki değil gönüllü bir birliktelik vardır. Bir yanda güzeli isteyen, diğer yanda ise o cevheri yer altından çıkarıp taliplisine aktaranlar… Ve arada aşılmaz dağlar yoktur. An gelir de rahle ters döndürülüp hocanın öğrenci, öğrencinin de hoca durumuna geçtiği de vakidir geleneğimizde.

İşte bunlar, hep yüreği inşirah etmiş insanların inşa ettiği bir toplumun yıllar boyunca bir imbikten süzülmüşçesine damıtarak elde ettiği hikmet kırıntılarıdır ve doğal bir ortamda kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bu aktarımın en verimli yapıldığı ortamlar da sohbetlerdir hiç kuşkusuz. İşte bu, musahabeleri ortaya çıkaran zenginlik, anlayış ve berekettir .

Musahabe geleneği, bilgi ve yazın dünyamızda yaygın bir tür. Özellikle mutasavvıfların birçoğu için sohbet halkası vazgeçilmezdir. Bu halkalarda edilen sohbetler de, kayıt altına alınmakta ve gönül irşatlarına bu yolla devam edilegelmektedir.Gençlerle Sohbet, Süleyman Uludağ

Gençlerle Sohbet

Gençlerle Sohbet, Süleyman Uludağ Hocanın “Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği” tarafından yayımlanan eserinin adı. Eser, -Musahabeler- alt başlığını taşıyor ve toplam 94 sayfadan oluşuyor.

Kitaptaki yazılar da, tıpkı Süleyman Uludağ Hocanın dingin hali gibi, dingin yazılar. Öfke ve yıkıcılıktan uzak, sakin akan bir Nil, bir Fırat, bir Dicle gibi sakince akıp gidiyor.

Uludağ Hoca, bir denge insanı. Hayatında bir denge hakim. Bu denge, kitabındaki sohbetlerinde de kendini hissettiriyor. Muhatabı olan gençlerin kanını ateşleyip onları hesapsız ve gereksiz bir kıyamın peşinden sürükleyecek birikime sahip olmasına rağmen, bu yolu yeğlemiyor, muhataplarının sağlıklı bir mümin, sağlıklı bir insan, sağlıklı bir anne-baba olmalarının yollarını anlatıyor.

Kimlerin, ne görevleri var?

Kitapta yazdıklarına bakıldıkta Uludağ Hoca, ilk görevi ilim sahiplerine yüklemektedir: Bilgi ve deneyimlerini yeni yetişenlere aktarmak onların görevidir ki, yeni yetişenler onların tecrübe ettiklerini bir daha tecrübe edip zaman kaybetmesin. Böyle olduğunda değerli zaman yitirilmez ve bir anlamda ömre ömür katılmış olur. Böyle bir işleve sahip oldukları için de hocalar baba mesabesindedir.

Uludağ Hocanın gençlere ilk öğüdü, bir hadisin izdüşümü: Gençliğin değerini bilmek… Gençlik öyle bir şey ki, gitti mi geri gelmiyor ve ihtiyarlık da öyle bir şey ki, geldi mi gitmiyor! O yüzden gençliğin değeri bilinmeli ve bu dönem dini-dünyevi hayatı sağlıklı bir şekilde yaşayacak birikim sahibi olmakta kullanılmalıdır.

Uludağ Hocanın gençlere diğer bir öğüdü de, çok sevdiği Mehmet Akif’in gençlere verdiği öğüt gibi, kimseye muhtaç olmamak için mutlaka ama mutlaka iyi bir meslek sahibi olmak ve bu meslekte de uzmanlaşmak.

Kitapta hangi konular var?

Kitaptaki konu başlıkları çeşitli olsa da, aslında belli başlı birkaç konuya odaklanmış Uludağ Hoca: Gençliğin Değeri, Meslek Sahibi Olmak, İlim Peşinde Gidip Ahlak Sahibi Olmak, Öğretmen-Öğrenci İlişkilerindeki Saygı-Sevgiye Dayanan Karşılıklı Yaklaşımlar…

Kur’an-ı Kerim’den aktarılan çeşitli kıssalar ile hikmet sahibi alimlerin sohbetlerinden yapılan alıntılarla zenginleştirilen sohbetler, hiç kuşku yok ki bir kuşağın inşasında önemli bir rol oynayacak.

 

Ahmet Serin okudu, bilinsin istedi

 

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2012, 06:42
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20