Mümin Bir Kalbin Çırpınışları Var Bu Kitapta

Nurettin Durman’ın 'Gül ile Bülbül Meseli' adlı kitabı bir yazarın gönül dilinden dökülen nağmeler olarak okunabilecek yazılardan oluşan bir kitap. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.

Mümin Bir Kalbin Çırpınışları Var Bu Kitapta

Hızla yaşadığımız bir hayatımız var. Bunun herkes farkında. Nereye baksak durağan bir şey göremiyoruz. Bir koşuşturmaya kaptırmışız kendimizi, nefes nefese bir maratonun ortasında “farkında olmadan” yaşamaya devam ediyoruz. Ne çabuk geldi, ne çabuk geçti, yetişemiyoruz bir türlü diyerek, sitem ederek yaşıyoruz ömrümüze bir iz bırakarak geçip giden her şeyi.

Ramazan geldi, gelecek derken şimdi bayram hazırlığındayız. Bir not düşemeden geçen vakitlere birini daha eklemenin hüznünü yaşayanların yanında farkında olmayanların da yaşadığı bir hayat bu. Hayat zor, zaman hızlı, bahanemiz sınırsız.

Şair, yazar Nurettin Durman. Kitaplarla, dergilerde kol kola bir yaşam süren, durup dinlenmek bilmeyen bir Beylerbeyi efendisi. 1945 Bingöl doğumlu diyor biyografisi. Durman, kapımızı yeni kitaplarla, yeni şiirlerle yoklamaya devam ediyor. Çıra Yayınları arasından çıkan Gül ile Bülbül Meseli onun yeni kitabı. 2017 yılını düşünecek olursak yeni kitaplarından biri diyebiliriz çünkü sadece Gül ile Bülbül Meseli çıkmadı bu yıl. Yeni kitapları da çıkmaya devam edecek, bu kesin. Yaşıyor ve doludizgin yazmaya devam ediyor Durman. Hayat ona ne sunduysa hiçbir bahanenin ardına gizlenmeden kalemle olan bağını sıcak tutuyor. “Ah kimselerin vakti yok / Durup ince şeyleri anlamaya” diyor ama Gülten Akın; Nurettin Durman anlıyor ve notlar alıyor anlamamız gereken ne varsa.

Gül ile Bülbül Meseli’ni okurken kocaman bir şehirde gözümüzün, gönlümüzün değdiği ne varsa hepsinin bizden bir parça olduğunu anlıyoruz. Önemli olan gül ve bülbül muhabbetiyle yaşamak ve anlamak.

O sevginin cümlelere dökülmüş hali

Nurettin Durman kitabının girişinde estetikten bahsediyor, kâinatın estetiğine dikkat çekmek isteyerek. Önümüze sunulmuş her nimet Yaratıcı’nın bir lütfudur bize. Ağaçlar, yapraklar, yaşam azmini veren her şey estetik bir güzellikle bizim hizmetimizde. Önemli olan görmekte, sevmekte, sevmesini bilmekte.

Kitabın adı ve ilk yazısı bize kitap hakkında ilk ipuçlarını veriyor. Nasıl ki gül ile bülbül arasında tarifi imkânsız bir aşk var; işte böyle bir aşkla sevmek gerek sevilecekleri. Üstünkörü, göstermelik değil, bülbül misali.

Bunu dedikten sonra hemen karşımıza “Rabbim Allah” yazısı çıkıyor. Sonra sırada “Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed” var. Bir bülbül sevdasıyla sevmek. Özlemle, sınırsızca sevmek. Nurettin Durman, kitabında mümin bir kalbin çırpınışlarını dile getirmiş. Bize huzurla, mutlulukla yaşayacağımız bir estetik güzellikler dünyası sunan Rabbimize karşı duyacağımız sevginin cümlelere dökülmüş hali var sayfalar arasında.

Takvim sayfalarını çevirir gibi

Nurettin Durman bizlere bir takvim sayfasından sesleniyor adeta. Çevirdiğimiz her sayfada günler, aylar ağır ağır ilerliyor. Bahar yağmurları ve rahmet, ramazan ve iftarın bereketi, kurban ve teslim olmuş bir yüreğin İbrahimî duruşu, Kerbela ve çöllerin ağıtı yoldaş oluyor bize.

Yazıların tarihlerini de not olarak düşmüş Nurettin Durman. Uzu yıllar çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazan Durman’ın yazılarından derlediği Gül ile Bülbül Meseli, bir şairin geçip giden zaman içerisinde kendine ayırdığı vakitleri paylaştığı yazılardan oluşuyor. Yazılardaki şair estetiği bize şunu da göstermiş oluyor: Edebiyat adamlarının yazdığı günlükler, köşe yazıları bakmak ve görmek arasındaki farkı hissetmemiz anlamında önem arz etmekte. Kitapta da bakmak ve görmek üzerine yazılar oldukça geniş yer tutuyor. “Nereye, niçin, nasıl” bakmak gerektiğinin cevabını arıyor Durman. Bulduğu cevapları da okuyucu ile paylaşmış.

Bu halleri ancak eski bir şehirli anlayabilir.” diyerek başlıyor “Şehrin Alıngan Martılar” yazısı. İstanbul’un korunaklı bir köşesinden dünyayı izleyen bir şairin gönül dilinden kopup gelen terennümleri eşlik ediyor şehrin yorgun insanlarına. Hikmetli sözler söyleyerek, mümince yaşamanın yaşamak olduğuna dikkat çekerek, yaşam çizgisini de her fırsatta ortaya koyuyor Durman.

Gül ile Bülbül Meseli, bir an durup akıp giden zamana bakmamız gerektiğini ve kendimizi dinlememizin içimize katacağı zenginliği bir bülbül nezaketinde sunuyor bizlere.

Nurettin Durman, Gül ile Bülbül Meseli, Çıra Yayınları

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 12 Haziran 2017 Pazartesi 16:15 Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 16:48
banner25
YORUM EKLE

banner26