banner17

Mülkiyelilerin seferi devam ediyor!

Fikir ve San'atta Sefer dergisi bu sayısında 'Pespayeliğin İfşasından Bir Medeniyet İnşâsına: Sanat ve Medya'yı işledi.

Mülkiyelilerin seferi devam ediyor!

2009 Eylül ayında bir grup Mülkiyeli tarafından çıkarılmaya başlanan “Fikir ve San’atta Sefer” dergisinin Nisan-Mayıs sayısı “Pespayeliğin İfşasından Bir Medeniyet İnşâsına: Sanat ve Medya” başlığıyla yayınlandı.

Sefer, Nisan - Mayıs 2010 Sayı:4
(+)

İlk sayıda Türk modernleşmesi, ikinci sayıda tüketim alışkanlıkları ve bu alışkanlıkların arka planı üzerinde duran; geçen sayıda “Eğitim ve Üniversite” konusu üzerine eğilip ortaya farklı bir bakış açısı koymaya çalışan dergi son sayısında sanat ve medya meselesi üzerine ayrıntılı bir dosya hazırlamış.

Bu Mülkiyelilerin derdi ne?

Derginin son sayısını elime geçirir geçirmez büyük bir heyecanla sayfaları karıştırdım. Dergi serüveni yaşamış herkes iyi bilir ki, her yeni sayıdan sonra birileri tarafından aranmak ve “hayırlı olsun” temennisini işitmek bütün bir yorgunluğu giderir.

Her geçen sayıda biraz daha genişlediğini müşahede ettiğim derginin genel yayın yönetmeni Öner Buçukcu’ya ulaşıp son sayıdaki başarılarından ötürü tebrik ettikten sonra, ilk sayıdan itibaren konu seçimlerindeki tercihlerin dikkat çekici olduğunu söyledim. Öner Bey kapak dosya konularının yayın kurulu toplantılarında belirlendiğini söyledikten sonra ekledi:

“Maalesef kendimize ait politik-toplumsal kurumlarla yaşamıyoruz, yani kendimize ait bir kültürümüz yok dersek –bazı noktalarda haksızlık etme pahasına- çok büyük hata etmemiş oluruz.  Bütün mesele buradan kaynaklanıyor. Yaklaşık 300 yıldır ‘hazır elbise’ye meraklıyız. Kabul etmeliyiz ki modernizm müslüman dünyasında müthiş bir tahrifat meydana getirdi ve bu tahrifattan en fazla etkilenen de yüzyıllarca batı dünyasına komşu yaşamış olan bizim toplumumuz oldu. Halbuki bütün toplumsal kesimler; sermaye sahipleri de, emekçiler de, mütefekkirler de bu süreçten kendi geleneklerimizden beslenerek bir kültür elde edebilmeliydiler. Ağır aksak da olsa yürüyen, belki batının arsız saldırıları neticesinde ciddi kan kaybetmiş ama yine de kendine has renklere sahip bir ‘kültür coğrafyası’nda yaşıyor olabilirdik.

Bu durum bugüne kadar gerçekleşmedi diye bundan sonra da gerçekleşmeyecek deyip kendimizi batı dünyasının ‘hümanist-demokrat’ kollarına bırakacak değiliz herhalde. Kapak dosyalarını da bu çerçeveyi göz önüne alarak belirliyoruz. İlk sayıdan itibaren Sefer Dergisi’ni uzun soluklu bir yolculuğun durakları olarak değerlendirmek gerekiyor. İlk sayıda Türk modernleşmesinin dönemeçleri üzerinden yapılan hataları ortaya koymaya gayret ettik. Tüketim dosyamız kapitalizm ve İslamiyet arasındaki temel çelişkileri ortaya koyabilme açısından mütevazı bir adımdı. Burada müslüman sermaye sahibi ile İslamî hassasiyetleri olmayan kapitalistin –en basit örnekleme ile- evlerinin dizayn edilmesi arasındaki tek farkın evin bir köşesine yerleştirilmemiş ‘bar’ olmaması gerektiğini söyledik. Üniversite dosyamız alternatif eğitim müesseseleri üzerinde çalışmamız gerektiğini ortaya koymaya çalışan eleştiri seviyesi çok yüksek bir çalışmaydı.

Sanat ve medya dosyamız ise daha çok bir sorgulama gibi. Anlatmaya çalıştığım; ilk sayıdan itibaren ulaşabildiğimiz çevrelere bir medeniyet inşâsının temel parametrelerini, hukukî-toplumsal-kültürel müesseselerini tartıştırmaya gayret ediyoruz. Bütün bu söylediklerim çok geniş bir arka planın imbiğinden süzüldü ve eleştiriye açık çok tarafı var. Belki bütün ihtiyacımız da budur…”

 

Sefer, Nisan - Mayıs 2010 Sayı:4

Bu sayıda sanat ve medya ilişkisi var

Sefer dergisi bu sayıda sanat ve medya ilişkisini geniş bir perspektiften değerlendirmeye çalışıyor. Dosya başlığının belirlenmesinde sanat kelimesi -muhtevasının genişliği sebebiyle-, her ne kadar yanlış bir tercih olmuş gibi gözükse de sinema üzerine tartışmalara geçildiğinde neden bu kelimenin seçildiğini anlayabiliyorsunuz. Dosyanın ilk bölümü daha çok edebî metinlerin medeniyet inşâsında nereye oturduğu/oturabileceği ile ilgileniyor. Onur Bayrak modern şiir üzerine yazarken Nadi Arslan romanın imkânları ve bir seçenek olarak Oğuz Atay romanı üzerinde duruyor. Öner Buçukcu medyaya tarihsel ve teorik bir çerçeve çizdiği uzun yazısında, “nasıl bir yayıncılık” sorusuna cevap vermeye gayret ediyor. Mustafa Bilgin ise internet üzerine yazmış. Derginin en fazla üzerinde durduğu konu ise sinema olmuş.

Cihan Aktaş, Ebubekir Kurban ve Sinan Albayrak ile “İslamî Sinema” üzerine

Cihan Aktaş, Ebubekir Kurban ve Sinan Albayrak ile “İslamî Sinema” üzerine

Öner Buçukcu, sinema üzerine neden bu kadar eğildikleri sorusunun cevabını ‘Rota’ yazısında veriyor: “Çok tartışılan bir meseleyi her yönüyle ortaya koymaya çalıştık. Tek bir mesele üzerinde bütün enerjimizi harcayacak zaman genişliğine sahip değiliz.” Bu çerçevede en dikkat çekici bölüm; yazar Cihan Aktaş, “muhabbet erbabı” Ebubekir Kurban ve aktör Sinan Albayrak’a İslamî sinemanın sorulduğu bölüm olmuş. Ebubekir Kurban soruları cevaplamak yerine yine her zamanki tatlı-muhalif üslubuyla meseleyi hülasa etmiş. Cihan Aktaş ve Sinan Albayrak’ın sorulara verdiği cevaplar ise ufuk açıcı.

Yusuf Kaplan bu sayıda Sefer dergisine çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarından oluşturulmuş bir metinle katkıda bulunmuş. Fatih Mutlu’nun tartışılması gereken/beklenen yazısı, İbrahim Koca’nın ‘Yücel Çakmalı ve Milli Sinema’ başlıklı makalesi okuyucuya çok geniş bir yelpazeden sinemayı değerlendirme olanağı sunuyor.

14796

Prof. Dr. Naci Bostancı’ya göre medeniyetimizde medyanın yeri

Prof. Naci Bostancı ile gerçekleştirilen mülakat ile dosya kapatılıyor. Naci Bostancı İslam Medeniyeti’nde medyanın yerinin soruşturulduğu mülakatta çok geniş perspektiften soruları cevaplıyor. Ömür Buçukcu’nun Mülkiye’deki “totemik şölen” İnek Bayramı üzerine yazdığı hiciv ve Üstad Necip Fazıl Kısakürek için ayrılmış bölüm derginin diğer parçaları.

“Fiyatı olan her şey ucuzdur!” mottosouyla yayınlanan Sefer dergisine Ankara’daki kitapçı ve sahafların büyük bölümünden ulaşmak mümkün. Ayrıca seferdergisi@gmail.com e-posta adresinden irtibat kurulması halinde de Mülkiyelilerin bu çabasına nasıl ulaşabileceğinizi öğrenebilir, bir “Mülkiyeli” ile, tartışmayı ummadığınız konular üzerine muhaverede bulunabilirsiniz.

Öner Buçukcu ve Onur Bayrak

Öner Buçukcu ve Onur Bayrak 

 

Abdülkadir Karataş “bu Mülkiyelilere dikkat” diyerek dikkati çekti 

Akadirkaratas23(at)gmail.com

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2010, 08:14
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
özhan bıçakcı
özhan bıçakcı - 9 yıl Önce

Dergi elime de geçti. Bu gençlerin cesareti gerçekten kayda değer fakat Derginin geçmiş sayılarını da tetkik ettiğimde vardığım sonuç bu gençler cesur olmanın ötesinde ayrıca düşünsel manada da okullarındaki sol fraksyonlarından çok ileride olarak ayrı olarak başka bir cesarete de haiz olduklarını ortaya koyuyorlar. Maşallah Barekallah

A.Sezer Çam
A.Sezer Çam - 9 yıl Önce

Derginin ikinci sayıdan itibaren sıkı bir takipçisi oldum. Mizanpajda sıkıntıları olmasına rağmen ayakta alkışlanması gereken bir çaba. Rahatsız edici bir dil kullanıyorlar belki ama rahatsız edilmeye çok fazla ihtiyacımız olduğunu kim inkar edebilir ki?

YAVUZ AKBULUT
YAVUZ AKBULUT - 9 yıl Önce

Arkadaşlar, Onur Bayrak isimli arkadaş aynı zamanda bazı dergilerde şiir yayımlayan arkadaş mı? Yoksa isim benzerliği mi? Yardımcı olursanız sevinirim.

Serkan
Serkan - 9 yıl Önce

Geçen hafta Cebeci'de Mülkiye'nin önünden geçiyordum.Mülkiyeliler geleneksel "ayinlerini" yapıyorlardı. üçer-dörder kişilik gruplar ellerinde siyah poşetler(ki içlerinde bira olduğu aşikar)bir hız kampüsten içeri giriyorlardı.O gün ne kadar üzülmüştüm. Bu insanlardan, eğlenmek için herşeylerini pazara çıkarmış bu mahluklardan ne bekleyebiliriz dedim kendi kendime.Şimdi bu arkadaşların varlığından haberdar oldum.Müslümanlığın haysiyetini korudukları için bu arkadaşlara hepimiz teşekkür borçlu

Elif Sema
Elif Sema - 9 yıl Önce

Allah utandırmasın. Demek ki memleketin emanet edilebileceği insanlar da yetiştiriyor Mülkiye...

HÜSEYİN EROĞLU
HÜSEYİN EROĞLU - 9 yıl Önce

Kardeşlerim; üniversite eğitimi bizi bu tip faaliyetlere yönlendirmesede daha güzel bir gelecek için gösterdiğiniz samimi gayretleriniz takdire şayandır.Dergi içerik olarak çok faydalı konulardan oluşturulmuş.Elinize sağlık... Yolunuz açık olsun...

mehmet emin
mehmet emin - 9 yıl Önce

serkan kardaşım çok doğru bir hsususa dikkat çekmiş. ben serkan kardaşımdan bir adım daha ileri giderek bu arkadaşlarımıza ayrıca bir de dua borçlu olduğumuz kanaatindeyim. Gavur dolu o çatının altında böyle bir faaliyet yaptıkları için Allah onlardan razı olsun ve onlara istikamet üzere yürüyebilmeyi nasip etsin

bihter ballı
bihter ballı - 8 yıl Önce

bu seneki inek bayramı fiyaskosunu tekrar gördükten sonra böyle ayrıksı seslerin olduğunu görmekten kıvanç duyuyorum. okulumuzda özlediğimiz çok sesliliğin oluşması için bu çabaların devamından yanayım. eski mülkiyeyi özlüyorum...

banner8

banner19

banner20