banner17

Muhyiddin Şekur'un kitabı önce Türkçe'de!

Muhyiddin Şekur’un beklenen kitabının Türkçesi İngilizcesinden önce çıktı: ‘Gölgeler Koridoru’..

Muhyiddin Şekur'un kitabı önce Türkçe'de!

 

Muhyiddin Şekur 3 sene önce Türkiye’ye geldiğinde şöyle bir temennide bulunmuştu; “Türkiye’deki insanlarla ne zaman karşılaşsam bana ‘ne zaman yeni bir kitap yazacağımı’ soruyorlar ve ben sırf  mahçup olmamak için Türkiye'ye gelmekten çekinir oldum. Eğer fırsatım olursa yeni kitabımın İngilizce baskısından önce Türkçe baskısının yayınlanmasını isterim."

Nisan ayının ilk günlerinde Şekur’un bu temennisinin gerçekleştiğini ve okurları tarafından uzun zamandır beklenen ikinci kitabının basıldığını öğrendik. Gölgeler Koridoru ismini taşıyan kitap, Sufi Yayınları tarafından yayınlandı. Kitap Şekur’un ilk kitabında bıraktığı yerden devam ediyor ve ‘96 yılında yaptığı İstanbul seyahati ile nihayete eriyor.Muhyiddin Şekur, Gölgeler Koridoru

Kitabın adı neden “Gölgeler Koridoru”?

Ikinci eserler sevenler için her daim bir tedirginlik oluşturur, bu nedenle ben Gölgeler Koridoru kitabının Su Üstüne Yazı Yazmak’tan bu noktada ayrılmadığını zikrederek başlayayım. Ve hatta bu kitapta okuyanların karşısına çıkabilecek bazı farklılıklardan bahsederek, ve kitabın mahiyetini anlatan birkaç ayrıntıya vererek bu kısa haberime nokta koyayım.

Gölgeler Koridoru’nda siyasi ve sosyal meselelerle ilişkili çok daha fazla hikayeye rastlıyoruz. Hatta yazarın da ifade ettiği gibi, Bosna Savaşı kitabın belkemiğini oluşturuyor. Buna mukabil, daha deruni pek çok hikaye de mevcut kitabın içinde. Kitabın 123. sayfasında Şekur, kitabının bu zıtlıklarla kurulu hikayesini şu şekilde dile getiriyor: “...bu kitabın adının neden Gölgeler Koridoru olması gerektiğini kavramaya başladım. Çünkü bu kitabın konusu, birbirine zıt iki âlem arasında uzanan yolda yapılan bir yolculuktu, yakın ve uzak, aydınlık ve karanlık, tatlı ve tuzlu, mantıklı ve esrarengiz, zahirî ve batınî âlemler arasında.”

Daha oturmuş bir üslup ve anlatım göze çarpıyor

Zahirî âlemde yaşanan çetin mücadeleler ve batınî âlemde yaşayanı şaşkına çeviren -kimilerinin saçmalık dahi diyebileceği raddede- pek çok hikâye mevcut. Gölgeler Koridoru savaş, acı, cihad, ihanet, fesad gibi dersler ve olaylar içeren, daha zorlu bir mücadeleyi anlatıyor okura. Ve tahmin edilebileceği gibi bu zorlukların iz düşümleri, karşılıkları ve bunlardan çıkarılan dersler işleniyor. İlk kitaptakinin aksine bu sefer olaylar, hayatın ince detaylarından gözle görülür, büyük ve karşılaşması aynı derecede zor olaylara kayıyor diyebiliriz.

Yazarın bu kitabında, ilk kitabının üzerinden geçen senelerin izleri, dil olarak da rahatça seçilebiliyor. Daha oturmuş bir üslup ve anlatımdan dolayı, daha olgun bir yazar ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Tavsiye veren bir şeyh ve dinleyen bir müridin hikâyesini işleyen Su Üstüne Yazı Yazmak’tan (kısmen) ayrılması, kitapta yazarın da okuyucuya yer yer tavsiye ve yönlendirmelerde bulunmasında yatıyor diyebiliriz. Buradan, yazarın yaşadıklarına yabancılaştığını değil bilakis yaşadıklarından, bize anlatmadığı pek çok mana daha çıkardığı sonucuna varabiliriz zannediyorum.

Muhyiddin Şekurİlk kitaba yapılan pek çok atıf var

Bunun yanında anlatım olarak kitabın bir kitap olarak yazıldığı daha belirgin bu kitapta. Su Üstüne Yazı Yazmak’ı okuyanlar hikâyesinin gelişimini hatırlayacaklardır. Bu kitap ilk bölümünde, Şeyh’in M. Şekur’a yaptığı şu uyarı ile başlıyor; “ ‘Sen hidayete erdin’ dedi şeyh. ‘Yani sen, kendisine rehberlik edilensin. İkinci kitabında gayb âlemini keşfetmede daha da ileri gideceksin. Gayb âlemi, senin hakiki âlemindir. Ama bu âlemde, daha önceki gibi sana yardımcı olacak iğne de, tıkanmış borular da, park konuşmaları da olmayacak. Gayb âleminde kendini, varlığından azade olarak tecrübe edeceksin. ” (sf.48) Şeyhin dilinden buna benzer pek çok söz geçiyor kitapta ve dahası son kısım bu tür bir uyarı üzerine yazılmış.

Son olarak, bu haberin bir “haber vermek haberi” olduğunu söylemeden edemeyeceğim sanırım. Tek amacı; Su Üstüne Yazı Yazmak’ı okuyup Gölgeler Koridoru kitabından haberdar olmayanları haberdar etmek zira kitap, Su Üstüne Yazı Yazmak’a yapılan pek çok atıfla devam ediyor ve bittiğinde okuru ne zaman çıkacağı meçhul bir üçüncü kitap için beklemeye çağırıyor.

Son not: Muhyiddin Şekur, 30 Nisan Pazartesi günü saat 18:00’de TYB’de “Tasavvuf ve Modern Dünya” konulu bir konuşma yapacaktır. Konuşma Zeynep Kot Tan tarafından tercüme edilecektir.

 

Mehmet Erken haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 15:02
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20