Muhafazakar körlükle bakmıyor o şair!

Şair; acının, yabancılaşmanın, yalnızlık ve çaresizliğin getirip önümüze, evimize, safımıza yığıp bıraktıklarına da değdiriyor kalemini.

Muhafazakar körlükle bakmıyor o şair!

1978 doğumlu Ahmet Edip Başaran’ın ilk şiir kitabı Oyunbozan. 26 şiir yer alıyor 64 sayfalık kitapta. Fethi Gemuhluoğlu’nun “Kutsal emanet merhaba’dır!” sözüyle açılan kitap, Ezra Pound’un “Kalk ve işe yarar bir şey yap!” sözüyle sona eriyor.

İnsana önerilen yahut dayatılan modern  yaşama biçimiyle savaşan;  bozulan insani algı ve ahlakla, kirlenme ve yozlaşmayla, kötülük ve değersizlikle hesaplaşan dizeler, şiirler ağırlıklı bir yer tutuyor kitapta. Adının “Oyunbozan” olması da bu yaklaşıma, bu bilince işaret ediyor sonuçta.

Bir taraftan resmediliyor, gözler önüne seriliyor temel insani değerleri bile iğdiş eden tutum ve mekânlar; bir taraftan da eleştiriliyor, alaya alınıyor, şiirin imkânları ölçüsünde mahkûm edilmeye çalışılıyor.

Şiir hayatın elinden tutar!

Gerektiğinde eleştirel ve muhalif bir bakış açısına sahip olmak, insanca yaşamayı kötürümleştiren ve değerler bağını meyve veremez hâle getiren yaşam algısıyla girilen çatışmaya dikkat kesilmek, günümüz şiirinin en önemli enerji kaynaklarından biri kuşkusuz.

Şair dediğimiz kişi de başka insanlar gibi sevinmeyi, gülümsemeyi, iyilik ve güzellikleri biriktirmenin yanı sıra acının, yabancılaşmanın, yalnızlık ve çaresizliğin getirip önümüze, evimize, safımıza, soframıza yığıp bıraktıklarına da değdiriyor kalemini. Hayatın içindeki şarkıya, uğultuya, çırpınışa, direnişe, arayışa, çığlıklara, düşüş kalkışlara herkesten önce o kulak veriyor, o el uzatıyor belki.Oyunbozan, Ahmet Edip Başaran

Ahmet Edip Başaran da şiirlerinde hayallere, umutlara, soyutlamalara sokulduğu kadar “modern insanlık durumları”na da bir hayli yer veriyor. Santim santim çürüyen, gram gram ölen insanların kekemeliği, şaşkınlığı, duyarsızlığı, hem çaresizliğe hem de öfke ve kızgınlığa meyleden ruh hâlleri açık karşılıklar buluyor onun dizelerinde:

ölüme bakarız, kumarda kaybedilen paraya bakar gibi

Yasak meyvelerin yuttuğu beynelmilel bir masumiyet söz konusudur zira. Her şeyin ücreti peşin ödenmektedir artık. Şehre saplanan kasaturayı, asfalta yapışan köpekleri gören de çok azdır. Sıkıştığında korkunun açtığı yarıktan usulca kaçmaya, sıvışmaya çalışmaktadır birçok insan. Lunaparkta eğlendiklerini sananlar bile bir toplu mezar görüntüsü vermektedir dışarıdan bakılınca. Herkes, kendinde açılmış kocaman bir yarayla cebelleşmekte, mutlu yaşam haplarıyla büyüyen bir kamburu andıran modern mekânlarda, aslında birçok insan tabancasını kendi şakağına dayayarak koşuşturup durmaktadır.

Bu tablo içinde yerlilik, sahicilik ve iyilik arkasız kalacaktır kuşkusuz. Buğdaydan ve sudan gelenlerin, özlemenin geometrisine ve kızların elifbasına düşkün olanların, yağız bir yusuf olup seyyahları yolsuz bırakan şeyleri mesele edinenlerin hem hüznü hem göçü, kahırlı ayrılışıdır bu:

biz yenildik ve kalkıyoruz dişimizi kıran bu ağır sofradan

Gözden kaçanlar...

Şeytanın bile bu çağda sevgili ve sevimli göründüğünü, aynı zamanda hızla ürediğini söylüyor bir şiirinde Ahmet Edip Başaran. Kimileri “muhafazakâr bir körlük”le bakıyor yeryüzünde olup bitenlere, kimileri pervasız bir açlık ve iştahla atıyor kendini şeytanın kucağına. Kirli bir çağ bu artık. İnsanı yutan bir metropol tufanı.

Birazcık dinlenmek, arınmak, düşünmek için geçmişin avlularına yöneliyor arası sıra şiirdeki özne. Anneye sokuluyor, dedeye, dünyaya bedel küçük kızına. Bir ahlatın gölgesinde o güzel gülüşleri hatırlıyor. Çocukluğunu arıyor bazen; kendi sokaklarını, kendi düşlerini, kendi şarkılarını. Fakat eskitilmiş bir nostalji algısına kapılanmıyor, geçmişin avlularında biteviye dövünüp avunmaya yönelmiyor şair. Kıyaslamalar ve göndermeler yapsa da hayıflanmalara, iç çekmelere, diz dövmelere hapsetmiyor kendini. Son çözümlemede bu anın, şimdiki zamanın, günümüzün şiirini yazıyor Ahmet Edip.

Ahmet Edip Başaran’ın Oyunbozan kitabı Profil Yayınlarından 2010 yılında çıkmıştı

 

Ali Emre bir daha okumalı dedi

Yayın Tarihi: 13 Ekim 2011 Perşembe 17:36 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2022, 02:35
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
said ramazan
said ramazan - 10 yıl Önce

Pound şairi punda getirmiş. Mealen aynı anlama gelen ayetle bitirilmesi oyunbozanlık oluurdu di mi ama? Biraz selefiyiz ne yapalım...

mustafa
mustafa - 10 yıl Önce

ilk kitap olmasına rağmen iyi bir kitap oyunbozan.ahmet edip'e başarılar.ali emre'ye saygılar.

Kakir Kunduraciyan
Kakir Kunduraciyan - 10 yıl Önce

"Muhafazakar bir körlükle" tamlamasından yanlış bir anlam çıkarılabilir. Muhafazakarlık körlük olarak mı düşünülüyor. Malumdur ki muhafazakar denilince hâlâ "müslüman" anlaşılıyor. Gözden geçirilmeli başlık ve yazının içeriğindeki hâl...

Rabia
Rabia - 10 yıl Önce

Muhafazakarlık ciddi ve tehlikeli bir körlüktür, evet. Müslümanların bundan daima kaçınması gerekir.

caner
caner - 10 yıl Önce

oyunbozanı okudum. henüz şiir dilini kuramamış başaran. ama şiir kumaşı iyi. umarım ikinci kitabında ilk kitabındaki sorunları aşmış olarak okurla buluşur.

banner26