Modernliğin Gölgelediği Hazine: Divan Şiiri

'Modernliğin Gölgesinde Divan Şiiri' kitabında Kemal Kahramanoğlu’na göre oryantalist tezlerin görünmez kıldığı Divan şiiri, yaftaların kıskacından ancak nitelikli okumalarla kurtulabilir. Orhan Gazi Gökçe yazdı.

Modernliğin Gölgelediği Hazine: Divan Şiiri

https://www.ktpkitabevi.com/urun/modernligin-glgesinde-divan-siiri-9786055262891Klasik edebiyatımız ile ilgili çalışmalar belki de harf inkılabının bir neticesi olarak divanların transkripte edilmesi gibi teknik konulara hasredilmiştir. Tenkitli yayın çalışmaları elbette büyük bir hazine olan klasik edebiyatımızla ünsiyet kurabilmemiz adına önem teşkil eder. Aynı zamanda İskender Pala, Hayati İnanç, Nazan Bekiroğlu gibi isimlerin yaptığı çalışmaların da klasik edebiyatımızı sevdirmeye dönük samimi çabalarını da göz ardı edemeyiz elbette, ancak bu çalışmaların sağlayacağı faydaları yadsımadan bu düzeyde bir yaklaşımın da yeteri kadar fayda sağlamayacağını ifade etmemiz gerekir.  Nitekim klasik edebiyatımızla ilgili bir nevî yabancılaşmanın ürünü olarak yapılan tanımlar ve basmakalıp değerlendirmeler, klasik edebiyatımızı oluşturan zihnî altyapıdan ya da paradigmadan ne kadar uzak olduğumuzu ispat eder niteliktedir.

Klasik edebiyatımızın özentilik, seçkincilik ya da patronaj ilişkisine indirgenerek değerlendirilmesinin yanında, özellikle tasavvufî düşüncenin ve bu düşüncenin kendine has ifade tarzının karşısında felsefî, aklî ve rasyonel olanın muteber sayılması kusurlu bir bakış açısına sebep oluyor. Felsefeyi hayatı okuma, anlama çabası olarak görürsek hiç tereddüt etmeden söyleyebiliriz ki şiir bizim felsefemizdir.

Divan şiiri, yaftaların kıskacından ancak nitelikli okumalarla kurtulabilir

Artık modernlik sonrası Batı dünyasında da çoğulcu okumalara kapının açıldığını görmekteyiz. Yapılan tanımlamaların aynı zamanda bir sınırlamadan ibaret olduğunu Batılılar da kısmen anlamış durumda. Çok derinlikli ve nitelikli üslubu, üzerinde yükseldiği zihniyet dünyası bakımından klasik edebiyatımızı yeni okumalarla tazeleyebiliriz. Bu konuda sessiz ama samimi ve nitelikli çalışmalar yürüten Kemal Kahramanoğlu, ikinci kitabı Modernliğin Gölgesinde Divan Şiiri ile önemli notlar düşüyor girişte açmaya çalıştığım bahse dair.

Kahramanoğlu, ilk eseri olan Divan Şiiri: Değişen Dünyada Kaybolmuş Paradigma (Çizgi Yay.2006)’da aydınlanma düşüncesinin bize sirayeti ile geleneksel edebî anlayışımızın ve onun rafine ürünü olan Divan şiirimize bakışımızdaki değişikliği, derinlikli okumalarla anlatır. Modernliğin Gölgesinde Divan Şiiri ise, bu eseri tamamlayıcı nitelikte birbirinden kıymetli yedi makale ile okunmayı bekliyor.

Kahramanoğlu’na göre oryantalist tezlerin görünmez kıldığı Divan şiiri, yaftaların kıskacından ancak nitelikli okumalarla kurtulabilir. Bu konudaki görüşlerini detaylandırdığı kitabında Kahramanoğlu, felsefe şiir ilişkisini; hikmet, irfan, sezgi gibi kavramlar bağlamında geleneksel düşünürlerin düştüğü notlar ile belirginleştirmeye çalışıyor. Eserde geleneksel düşüncenin felsefeyi değil hikmeti öne çıkaran yaklaşımı vurgulanırken günümüzdeki post modern düşüncenin temsilcilerinin (Derrida, Focualt, Feyerabend, Lyotard vd.) modern yaklaşımlara verdikleri tepkilere dikkat çekilerek Divan şiirine Tanzimat’tan beri yapılan rasyonalist eleştirilere cevaplar aranıyor. İlerleyen bölümlerde hikmet, felsefe ve poetik düşünme arasında şiir geleneğimizin esaslı bir değerlendirmesi yapılıyor. Divan şiirine ilişkin patronaj tartışması, şair ve hükümdar ilişkisi, yabancılaşmış ben teması üzerinden ele alınıyor.

İslamcılık düşüncesinin Divan şiirine yaklaşımı

Eserde dikkat çeken bir başka vurgu ise İslamcılık düşüncesinin Divan şiirine yaklaşımı üzerine yapılıyor. Bu konuda şu cümleler önemli: “İkinci Meşrutiyet ideolojileri, 19.yy modernlik anlayışının etkisi ile, geleneğe karşı muhalif bir tavır ortaya koymuşlardır. Bu modern-gelenek zıtlaşmasından en çok etkilenen de Divan şiiri olmuştur. Batıcılık, İslamcılık ve Türkçülük modernlik adına elele vererek Divan şiirini edebiyatın dışına sürmüşlerdir. Batıcılık ve Türkçülüğün yanında İslamcılığın da modern bir ideolojiye dönüşerek gelenek karşısında yer alması, Divan şiirini neredeyse savunmasız hale getirmiştir.” (s. 109)

Zihin dünyamızda yaşadığımız devamlılık ve bütünlük kırılmasının farkında olma ve yaraları sarma adına önemli notlar içeren eser ve yazarı, Divan şiirimizi anlaşılmazlık yaftasından kurtarma ya da lüzumsuz manzumeler olarak tanımlama gafletinden bizleri uyandırma adına önemli bir vazife görüyor.

Orhan Gazi Gökçe

Yayın Tarihi: 18 Nisan 2016 Pazartesi 14:43 Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2018, 17:44
banner25
YORUM EKLE

banner26