banner17

Modern Irak’ın proje kralı: I. Faysal

Allawi, Irak Kralı I. Faysal kitabında onu Irak’a bağımsızlığını kazandıran büyük bir lider olarak tasvir etse de Faysal, Irak için İngilizlerle karşı karşıya geleceği hiçbir adım atmadığı gibi bölgede İngiliz nüfuzun yerleşmesine hizmet etti.

Modern Irak’ın proje kralı: I. Faysal

Geçmişi bugünün kavramları ve değer yargılarıyla açıklamak (anakronizm) modern tarih yazıcılığının en ciddi problemlerinden biri. Fakat tarihçileri bekleyen bundan daha büyük bir tehlike mevcut: Vigizm (Whigism). Yani geçmişi bugünü verecek şekilde örgütlemek. Avrupa medeniyetini insanlığın kemal noktası veya sonu olarak konumlandırmak isteyen 19. asır tarihçileri için Vigizm oldukça elverişliydi.

Ali A. Allawi’nin kaleme aldığı biyografi kitabı Irak Kralı I. Faysal da Vigizme kurban verilen çalışmalardan biri. Yazara göre 1916’da Hicaz’da patlak veren isyan “Arap Uyanışı”nı başlatan şanlı bir devrim ve modern Irak’ın ilk kralı Faysal da Arapları Osmanlı boyunduruğundan kurtararak özgürlüğüne kavuşturan büyük liderdi.

Bilgeliğin Yedi Sütunu kitabında T. E. Lawrence da aynı kanaatte: “Yanından hiçbir Arabın memnuniyetsiz veya kırgın halde çıktığını görmedim. Faysal bile farkına varmadan adamlarını idare ediyordu, bunun için doğmuştu.” Lawrence’e göre Faysal, “Arap ayaklanması eyleminin arkasındaki fikre inandırıcılık katan bir peygamberdi.”

Modern Irak’ı doğuran fikir

Ne hikmetse Gertrude Bell’in aradığı kahraman da Faysal’dı. 1920’de Irak halkı İngiliz manda yönetimine karşı ayaklandı. İngilizlerin planları geri tepmişti. Irak’ı kaybediyorlardı. Tam bu sırada Gertrude Bell imdada yetişti. Suriye yönetiminin Fransızların eline geçmesiyle açıkta kalan Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ı “Irak Kralı” yapmayı teklif etti. Halkı doğrudan yönetmek yerine Britanya politikaları doğrultusunda hareket edecek ve halkın kabulleneceği yerli bir lider İngilizlerin işlerini kolaylaştırabilirdi. Beklendiği gibi de oldu. Dolayısıyla Gertrude Bell olmasaydı ne Irak diye bir ülke ne de Faysal Irak kralı olabilirdi.

1921’de Irak tahtına oturan Faysal ölünceye kadar bu vazifeyi omuzladı (1933). Gertrude Bell, 11 Temmuz 1926 gecesi intihar edene kadar özel hayatından devlet işlerine kadar Faysal’ın bütün hayatında belirleyici bir rol oynayacaktı. Daha doğrusu İngiltere’nin yüksek çıkarları adına ona gözetmenlik ve denetmenlik yapacaktı.

Öte yandan Faysal’ı tanıyan herkes onda aynı asaleti ve dehayı göremiyordu. Dönemin ABD maslahatgüzarına göre Kral Faysal, Irak halkının tamamı nezdinde hiçbir zaman çok popüler olmamıştı. Hatta toplumun çoğunluğuna göre o, kendilerine zorla kabul ettirilen bir yöneticiydi. Otomobiliyle Bağdat sokaklarında göründüğünde varlığını umursayan pek olmazdı. İngiliz yüksek komiseri Sir Percy Cox ise şöyle tanımlıyor onu: “İyi bir kral olması için gerekli niteliklerden hiçbirine sahipmiş gibi görünmüyor.” Anlaşılan Lawrence ve Bell tarafından göklere çıkarılan Faysal herkesin üzerinde aynı etkiyi bırakamıyordu.

Çiçeği burnunda kralın meşruiyet sorunu

İngilizler tarafından tepeden inme Irak kralı ilan edilmesi elbette bir meşruiyet problemini de beraberinde getirmişti Faysal için. Farklı din, mezhep ve etnik gruplardan oluşan Iraklılardan bir ulus-devlet inşa etmek pek kolay görünmüyordu. Allawi, onu Irak’ın bağımsızlığı için uğraşan büyük bir mücadele adamı olarak tasvir etse de Faysal, hayatı boyunca Irak için İngilizlerle karşı karşıya geleceği hiçbir adım atmadığı gibi bölgede İngiliz nüfuzun güçlenmesine ve yerleşmesine hizmet etti.

Tarih kitaplarında büyük bir başarı ve bağımsızlık günü olarak gösterilse de 3 Ekim 1932’de Irak’ın Milletler Cemiyeti’ne tam üyeliği aslında manda sisteminin sona ermesi anlamına gelmiyordu. Çünkü İngiltere 2. Dünya Savaşı sonrasına kadar ülkede kaldı. Öyleyse 2002-2006 tarihleri arasında Irak’ta ticaret, savunma ve ekonomi bakanlığı yapan; ekonomi, İslam ve Ortadoğu uzmanı olarak Princeton, Exeter ve Harvard gibi üniversitelerde çalışan Allawi neden bir asırlık söylemi tekrarlıyor dersiniz?

Cevap basit: Farklı kimliklerin hâkim olduğu bu kadim topraklarda bir ulus-devlet kurmak ve bunu ayakta tutabilmek millî bir kahraman gerektiriyor. Projenin başarısı ortada. 100 yıl geçmeden Irak yeniden parçalandı.

Ayrıca aynı süreci işlemesi bakımından kitapla birlikte Gertrude Bell’in hayatını konu alan ve yönetmenliğini Werner Herzog’un yaptığı 2016 yapımı Çöl Kraliçesi filmini izlemek de faydalı olabilir. Ne ilginçtir ki filmdeki Faysal karakteri ile Allawi’nin çizdiği portre neredeyse aynı.

Kusurlarına rağmen modern Irak’ın kuruluşunu, bölgedeki güncel gerilimlerin tarihi kökenlerini ve en önemlisi de İngilizlerin Ortadoğu’yu nasıl dizayn ettiklerini anlamak için okunabilir bir kitap, Irak Kralı I. Faysal.

Ali A. Allawi, Irak Kralı I. Faysal, İş Bankası Kültür Yayınları.

Munise Şimşek

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2019, 09:49
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20