Minik yazarın ilk kitabı: Dört Artı Bir

Kitapların içinde büyüyen çocuklar çok şanslı. İlk imza gününü 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda yapan Yağız Boz dokuz yaşında, annesinin de katkılarıyla, ilk kitabını yazdı: Dört Artı Bir.

Minik yazarın ilk kitabı: Dört Artı Bir

Dört Artı Bir, Yağız Boz ve annesi Meral Kır Boz tarafından kaleme alınmış bir çocuk kitabı. Aynı mahallede yaşayan ve aynı sınıfta okuyan dört yakın arkadaşın heyecan dolu hikâyesini anlatıyor bizlere. Bizlere dediysek hem çocuklara hem de çocukluğunu sık sık ziyaret edenlere.

Mahalleye taşınan ve aralarına katılan yeni komşularıyla kahramanlarımız “dört artı bir” olurlar. Yeni arkadaşları iyi ve eğlenceli biridir ama biraz da garip… Tabii bir de mahallede başlayan tuhaf olaylar var. Sakin ve sıradan hayatları artık değişmeye başlar. Her gün bir olay olur, komşuları zor durumda kalır. Kahramanlarımızın mahalleyi kimin birbirine kattığını bulmaları ve buna bir son vermeleri gerekiyordu. Ancak bu heyecanlı koşuşturmanın sonunda onları çok şaşırtıcı bir sürpriz bekliyordu.

Kitap bu hikâye etrafında, ilköğretim öğrencilerine arkadaş olmak ve iletişim kurmanın öncelikli yolunun konuşmak olduğunu anlatıyor.

“Kitap okuyan insandan zarar gelmez, o bilir ki bu dünyadan daha güzel bir dünya var. Ben de burasını güzelleştireyim der içinden…”

Kitaplarla büyüyen çocuklar şanslıdır

Bir çocuk, kitap kokan bir evde büyüyorsa en kıymetli ve en temel ihtiyacına sahip demektir.  Minik yazarımız Yağız Boz, dokuz yaşında ilkokul 4. sınıf öğrencisi. Doğduğu günden beri kitap dolu bir evde büyümüş. Onların kıymetinin farkında olmuş, asla zarar vermemiş ve okuma yazma öğrenene kadar başkalarından kendisine kitap okumasını istemiş. Yapabildiğinde de kendi okumaya başlamış ve hatta okulunda “kitap kurdu” seçilip belge bile almış.

Hayal dünyası yaşıyla doğru orantılı olarak büyümeye başladığında, orayı kitaplarda okuduğu güzelliklerle doldurmuş, kelimeler onun gücü olmuş ve hem görsel hem de zihinsel becerileri hızla gelişmiş. Çünkü teknolojik oyunlarla daha az zaman geçirip kendine kalan vaktinin bir kısmını okuma ve yazmaya ayırmış.

Kendi yaş grubunun ne istediğinin farkında olan Yağız Boz, önce arkadaşlarıyla paylaştığı anları yazıya dökerek günlük oluşturmaya başlamış, fakat sonra bunu kendi dünyasında oluşturduğu bir hikâyeyle genişletmiş ve taçlandırmış.

Bir şeyler anlatan ama anlatırken de öğreten ve yaşının gerektirdiği gibi eğlendirip oyun da oynamasını sağlayan güzel akıcı bir hikâye Dört Artı Bir. Öncelikle arkadaşlık kavramı üzerine kurulmuş. Birlikte zaman geçirmenin aslında birlikte olmak olmadığını, bunun için dinlemek ve anlamak, bedenen olduğu gibi kalben de orada bulunmak gerektiğini öğretiyor herkese.

Biz büyüklere bile önemli dersler veren Dört Artı Bir, teknolojiye yenik düştüğümüz bu asırda en önemli iletişim aracının aslında konuşmak olduğunu hatırlatıyor. Yanlış anlamaların genellikle konuşmaktan kaçındığımız zamanlarda başımıza geldiğini güzel bir örnekle kanıtlıyor.

Kişi karşısındakinin aynasıdır

Öte yandan birbirlerinden farklı beş ana karakterin istediklerinde ve sevgiyle bir arada nasıl mutlu olabileceklerini de gösteriyor. Sevgi önemli ama karşındakinin düşüncelerine saygı duymayı da hatırlatıyor. Ne güzellikler ne de kötülükler asla tek taraflı olmuyor. Bu hikâye, kişi karşısındakinin aynasıdır, sözünün doğruluğunu ispatlıyor.

Tabii eğlence kısmını da içindeki bilmeceler tamamlıyor. Okurken bol kahkaha garantisini rahatlıkla verebilirim. Ve bir de bulmaca kısmı var. Hem heyecan verici hem merak uyandıran bu kısa hikâyeyi gönül rahatlığıyla çocuklarınıza okuyabilirsiniz. Ya da bırakın kendileri okusun.

Yapmayı sevdiği şeylerin başında yazmak ve ailenin okuma saatinde kitap okumak olduğunu söyleyen Yağız’ın annesi Meral Kır’ın da yayınlanmış beş adet kitabı bulunuyor. Yağız birçok defa annesini yazarken görmüş ve okumaya olduğu gibi yazmaya da bu şekilde karar vermiş.

İlk imza gününü 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda yapan Yağız Boz, yazmaya ve okumaya devam edeceğini özellikle belirtiyor.

Daha bilinçli bir nesil için, çocuklarınızı kitaplarla tanıştırın ve kelimelerin gücüne inanın diyelim son söz olarak.

Aslı Şimşek

                                                                                                           

Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2019, 17:58
YORUM EKLE

banner19