Mesnevi okumayı beslemek için neler var?

Hz. Mevlana'nın Mesnevi-i Şerif’ini daha iyi anlayabilmek için bazı kavramlara, eserlere muttali olmak gerekir.

Mesnevi okumayı beslemek için neler var?

Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerinin eseri olan Mesnevi-i Şerif, tasavvuf vadisinde en bilinen ve en yaygın etkiye sahip kitapların başında gelir. Yüzyıllar boyu etkisini devam ettirmiş olan bu eser günümüzde de başyapıt hüviyetini sürdürmekte, yalnız Müslümanlarca değil, dünyanın her köşesinde bilinmekte ve okunmaktadır. Esrarını ve feyzini Kur’an’dan alan Mesnevi-i Şerif, her beyti ve her hikâyesi ile Kur’an ayetlerinin, hadis-i şeriflerin ve düşünce geleneğimizin temel mevzularının bir panoraması gibidir. Manzum Kur’an tefsiri olarak da kabul edilir.

Müslümanca düşünce ve edebiyatın nadide eserlerinden olan Mesnevi-i Şerif’in okunması ve anlaşılması ciddi bir meseledir. Günümüzde yaygın şekilde bilinmekte ve okunmakta olan bu eserin gerçekten anlaşıldığını söylememiz ise güçtür. Mesnevi-i Şerif’in anlaşılması, tıpkı klasik dönem Müslüman düşünürlerine ait diğer büyük külliyatlarda olduğu gibi gerçekten zordur, öncül ve paralel okumaları gerektirmektedir.

Günümüzde Mesnevi sohbetlerini ve mesnevihanlık geleneğini sürdüren Emin Işık, Necdet Ardıç, Hüseyin Top, Fatih Çıtlak, Hayat Nur Artıran gibi değerli isimlerin çalışmaları bu anlamda mühimdir. Bu tür sohbetlerin takip edilmesi, eserin okuyucusu için ufuk açıcı olacaktır.mevlana mesnevi

Mesnevi-i Şerif’in düşünce dünyasının çözümü için

Mesnevi-i Şerif, Kur’an-ı Kerim’e ve hadis-i şeriflere yoğun atıflarla doludur. Bu anlamda Kur’an-ı Kerim tefsirlerine ve hadis külliyatlarına vakıf olan bir okuyucunun Mesnevi’den anlayıp alabilecekleri çok daha fazla olacaktır.

Mesnevi-i Şerif tasavvuf düşüncesine ait bir eserdir. Bu anlamda tasavvuf düşüncesine ait birçok ıstılah ve kavramı barındırmakta, hatta tamamen bu kavramlara dayanmaktadır. Tasavvuf düşüncesinin temel kavramlarını inşa etmiş olan Hucviri’nin Keşf’ül Mahcub’u, Kuşeyri’nin Risale’si, Kelebazi’nin Taarruf’u, Ebu Serrac’ın El Luma’sı, Ebu Talip Mekki’nin Kut’ul Kulub’u, Suhreverdi’nin Avarif’i, hatta Gazali’nin İhya’sı gibi temel eserlerinin okunması, okuyucu için Mesnevi-i Şerif’in düşünce dünyasının çözümünde büyük fayda sağlayacaktır. Mevlana’nın sık sık atıflarda bulunduğu iki öncülü olan Ferideddin Attar ve Hâkim Senai’nin eserlerinin tetkiki de Mesnevi-i Şerif için bir girizgâhtır.

Mevlana’nın çağdaşı olan ve onunla aynı coğrafyayı paylaşan büyük mutasavvıfların eserlerinin, özellikle de İbn Arabi ve Sadreddin Konevi külliyatlarının okunması, Mesnevi sevdalılarına daha geniş bir perspektif kazandıracaktır.

Büyük bir mütefekkirin gerçek görüşleri, ancak onun külliyatının tamamına vakıf olmakla anlaşılabilir. Bu sebeple Mesnevi-i Şerif’i öncelikle Mevlana’nın diğer eserleri olan Divan-ı Kebir, Fifi Ma Fih, Mecalis-i Seb’a ve Mektubat-ı Mevlana ile birlikte tefsir etmek gerekir. Mevlana’nın hocası Burhaneddin Muhakkik Tırmizi’nin Maarif’i, Şems-i Tebrizi’nin Makalat’ı, Sultan Veled’in Maarif, İbtidaname, Rebabname ve İntihaname’si, Mesnevi-i Şerif’in şifrelerini içinde barındıran eserlerdir. Özellikle Mesnevi-i Şerif’in nihayetinde bulunan ve yazımı (hikmete binaen) yarım bırakılan şehzadeler hikâyesinin izini, Şems-i Tebrizi’nin Makalat’ında ve Sultan Veled’in eserlerinde sürmek gerekir.

Henüz Latin harfleri ile neşredilmeyen şerhler de önemli

Mesnevi-i Şerif gibi bir başyapıt, şerhleri olmadan anlaşılamaz. Günümüz okuyucusu, latin harfleri ile neşredilmiş olan, İsmail Hakkı Bursevi, Abidin Paşa, Tahir’ül Mevlevi ve Ahmet Avni Konuk şerhlerine ulaşarak Mesnevi’nin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkabilir. Özellikle Şener Demirel’in mevlana mesneviDinle Neyden; Mesnevi’nin İlk 18 Beytinin Türkçe Şerhleri (Manas Yayıncılık) adlı kapsamlı çalışması, Osmanlı çağında Mesnevi üzerine yazılan şerhleri bir arada değerlendirmek açısından eşsiz bir fırsattır. Uzun zaman önce neşredilen Muini’nin manzum Mesnevi Şerhi ile Nahifi’nin manzum Mesnevi-i Şerif tercümeleri de bir şekilde bulunup okunmalıdır.

Ne yazık ki, Mesnevi’nin asıl büyük şerhleri henüz Latin harfleri ile neşredilmemiştir. Şem’i Mustafa Efendi, İsmail Rusuhi Ankaravi ve Seyyid Muhammed Murad Nakşibendi’nin, Mesnevi-i Şerif’in tamamına yazdıkları Türkçe şerhler çok önemlidir. Gelibolulu Muslihiddin Sururi Efendi’nin, Mesnevi-i Şerif’in tamamına yazdığı Farsça şerhin de mutlaka tercüme edilmesi gerekmektedir. Sudi-i Bosnevi şerhinin dördüncü cildi elimizde olup diğer ciltleri kayıptır. Bu eserin bir gün bulunması Mevlana’ya ve Mesnevi-i Şerif’e büyük bir hizmet olacaktır. Sarı Abdullah Efendi’nin Mesnevi-i Şerif’in birinci defterine yazdığı 5 ciltlik şerh ile Abdülmecid Sivasi ve Muhammed Esad Dede‘nin kısmi şerhleri de mutlaka neşredilmelidir.

İran, Afganistan, Pakistan ve Hindistan ilim havzalarında yazılan Mesnevi-i Şerif şerhleri

Osmanlı şerhlerinin tahkik ve neşri ile Mesnevi-i Şerif’i anlama maceramız muhtemelen bitmeyecektir. Geriye Mesnevi-i Şerif’in derin etkileri bulunan ve Farsça konuşan, İran, Afganistan, Pakistan ve Hindistan ilim havzalarında yazılan Mesnevi-i Şerif şerhlerine ulaşmak ve onları neşretmek maceramız kalır. Bahr’ul Ulum Leknevi, Veli Muhammedi Ekberabadi, İmdadullah Tehanevi, Bediüzzaman Firuzanfer, Kemâluddîn Huseyn b. Hasan Harizmi, Kerim Zemani, Molla Hadi Sebzevari ve Muhammed Rıza şerhleri başta olmak üzere, Mesnevi-i Şerif’e İran – Hindistan havzasında yazılmış ve birçoğu da neşredilmiş olan Farsça şerhlerin ulaşılır ve istifade edilir hale gelmesi, Mevlana âşıkları için başlı başına bir vazife olmalıdır.

Mesnevi-i Şerif’in okunması ve anlaşılmasına gönül verenlerin yolu er ya da geç Farsça öğrenmeye çıkacaktır.  Böyle bir esere vakıf olmak, ancak yazıldığı lisana vukufiyetle mümkün olabilir.

Görüldüğü üzere Mevlana âşıkları ve Mesnevi-i Şerif yolcuları için kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Her Şeb-i Arus’da bu yolda bir aşama kaydetmek, bu yolun yolcuları için şiar olmalıdır. Çünkü Mevlevilik, Ekberilik ve Nakşibendilik ile beraber, tasavvufun ilmiye kolunu oluşturur.

Yetkin İlker Jandar yazdı

Yayın Tarihi: 14 Aralık 2012 Cuma 09:52 Güncelleme Tarihi: 13 Ocak 2021, 14:29
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Kemal YILDIZ
Ahmet Kemal YILDIZ - 8 yıl Önce

Aklıma merhum Pullukçu Konyalı Veysel Öksüz'ün "Kızıma" şiirinden bir kıta geldi, uzun bir şiirdir. Şiirin son kıtalarına doğru demiş ki üstad; "Mesnevi'yi çok oku, Kur'an'ın bir şerhi bu, Mânâda yok hududu, Hak dostu yazan kızım"Mesnevi'yi V. Ç. İzbudak (kontrol eden A. Gölpınarlı ve sanırım dipnotlar da Gölpınarlıya ait) çevirisinden biraz okudum lakin kitabın tahrici, üslubu, usülü vesaire beni yordu. Kenan Rifai'nin şerhi de bana göre değil. Zira orijinal metin yok. Hangi şerhi okuyalım?

Rıfat Atay
Rıfat Atay - 8 yıl Önce

Biraz uzun olmakla beraber, Tahirül-Mevlevi şerhini tavsiye ederim.

banner26