Menemen'de askerlik yapmıştı!

Şair Yasin Doğru, yıllardır kitaplaşma konusundaki ısrara güzel bir karşılık verdi: Gül Ateş. Esad Erbili'ye de bir şiir var.

Menemen'de askerlik yapmıştı!

Birkaç zaman önce yine buralardan müjdeleyici bir haber olarak verilmişti bize Yasin Doğru’nun bir kitap çalışması olduğu. Meğer ne bereketli bir habermiş ki bizler bir kitap müjdesi beklerken gönderen göndermiş ikizi de gelmiş okurunun karşısına: Çalab verirse ne denir ki: Nasip ve köy hükmü değişmez gerçeklik olarak yine bizlerle.

Yasin Doğru müjdelenen haberde, bir deneme kitabıyla bizleri selamlayacaktı ama kader başka planlar peşinde koştuğundan olsa gerek deneme kitabıyla birlikte bir şiir kitabı da avuçlarımıza bırakıldı: "Gül Ateş."

Esad Erbili
Esad Erbili

Kitabın içeriği ve Yasin Doğru’nun şiiri üzerine değerlendirmede bulunmak bu haberin sınırlarını aşar. Biz içindeki bir şiirden, daha doğrusu bir vefa şiirinden, hadi şiirsel bir dille söyleyelim bir nazireden dem vuralım: Kitabın “Koza ve Gül” başlıklı bölümündeki bir şiir bizi bu habere sevk etti. “Büyük insan Esad Erbili’nin anısına saygı ve rahmetle” diyerek ithaf edilen “Safâ” şiiri.

Hikayeyi baştan kuralım, 1925’e dönelim ve meşhur yasa etrafında gelişen pek çok hadiseden biri olan Menemen olayını ve Esad Erbili’nin bu olaya dahil edilmesini bir kez daha hatırlayalım:

19.08.1930’da Serbest Fırka kurulur ya da kurdurulur. Halkın ilgisiyle karşılaşır ve kısa bir süre sonra kapatılır, 17.11.1930. Dönemin tarikat ehlini yakından ilgilendiren Menemen olayı ise, 23.12.1930’da gerçekleşir. 1830’lu yıllarda İstanbul Bektaşilik’e nasıl bakıyor ve algılıyorsa 1930’lu yıllarda Ankara’da Nakşibendilik’e öyle bakıyor ve algılıyor. Bu durum Nakşibendilik üzerinden her durumda sorumlu olarak tekkelerin görülmesi, tek suçlunun tarikat ehli olduğu gibi bir kabulü de beraberinde getirmedi değil.

Menemen olayı  ile birlikte birçok gazete kapatıldı, birçok gazeteci de mahkemeye düştü ve 28 kişi idam edildi. Şeyh Sait İsyanı ile beklemedik bir muhalefet ile karşılaşan Ankara Menemen olayında muhalefete iyi bir gözdağı vermek istedi. Bir hengâmeye dönüştü olay ve Ankara bu olayda kendi aleyhinde çalışan muhalefeti susturma yoluna gitti. Olaydan 20 yıl sonra Burhanettin Onat meclis kürsüsünden şöyle diyecektir: “…Senelerden beri din mevzuu bu kürsüye irtica mevzuu olarak gelmektedir… Menemen hadisesini bir irtica vakası diye kabul etmeye hakkınız yoktur. O, birkaç esrarkeşin şuursuzca yaptığı bir harekettir. O zamanki devrin, idarenin temizlik hareketi için elinde bir silah olarak kullanılan bir vasıtadır.”

Bir başka vaka:

Bursa’da Ulucami’de bir hutbe sonrası olay çıkar ve bu olay da tarih sahnesine Âkifi’ler olarak geçer. Bu olayda Yasin Doğru’nun babası Halil Doğru da tutuklanır ve yargılanır. Hadiseyi Yasin Doğru’dan hüzünlü bir sevinç hâlinde dinledim. Gökyüzüne bakıp babama çok selam gönderdim küçükken. Babası da Esad Erbili silsilesinden bir halifenin bağlısıydı o dönemde.

Bursa, Ulucami

Bir buluşma vefası…   

Kim kaderin önüne geçebilir ki? Hangimizin hesabı onun hesabını bozabilir ki? Ya da şöyle mi desek, kaderin hiç acelesi olmaz.

İki olay üzerinden yıllar geçer. Acı küllenir ama bitmez. Yasin Doğru askerlik vazifesini yapmak üzere Menemen’ e doğru giderken neler düşündü, onu kaderi ve kendi iyi bilir. Biz ise yazdığı şiirden ancak ne düşündüğünü anlarız. Sene 1982, yer Menemen… 

Safâ  

Yasin Doğru, Gül Ateşegenin ketmedilmiş tarihinden

esedî bir yelin

saçsız başımı yalayıp geçtiği

talimli günlerin şafağında

baktıkça yeşil ufuklara

ya da kan kırmızı akşamında

aynı renge râm olmuş karpuzun

yol üstü sergilerinden gelen

ferah kokusunu duya duya

yaktıkça acılı türkülerimi

sen safâ içreydin

zeytin ağaçlarının

meltemsi salınışında

yaslandığı mor dağların doruğundan

gediz getirdikçe

umudun ak evrenini

ve mütevekkil bir edayla

yaydıkça

ovanın yeşiline

      denizin mavisine

üzerine düşürülen gölgeler ne’tsin

çünkü sen

safâ içresin

burada ölüm

      ve orada dirim

kurulgan bir boylamda

tümüyle talimlidir

bilirim

ve bilirim ki sen

safâ içresin ey

çiçek yüreklim

 

Zeki Dursun bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 15:45
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet veske
ahmet veske - 10 yıl Önce

gül ateş'e hoş geldin,safa geldin diyorum.hayırlı olsun.yasin doğru'ya ve bursa'ya selam...

furkan
furkan - 10 yıl Önce

Büyük arif-alim Muhammed Esad Erbili hazretlerinin kabri şerifi, Menemen'de safa camisinin kütüphane bölümünde bulunmaktadır. Said Nursi gibi kabri saklananlardandır.

Mehmet Ali BİNGÜL
Mehmet Ali BİNGÜL - 10 yıl Önce

Yasin Doğru, yıllardır edebiyatın içinde var olan, fakat edebiyatın kendisini keşfetmede geç kaldığı biridir. Umarım kitapları bir başlangıç olur. Ben de Yasin Doğru'ya ve Bursa'ya selam olsun, diyorum...

Nilüfer Nar
Nilüfer Nar - 10 yıl Önce

Hoş geldin Gül Ateş. Ama biz Dünya Bizim'den, daha açılımlı, daha oylumlu, dah tanıtıcı yazılar ve haberler bekliyoruz; Yasin Doğru, Hilâle Bakan Günler ve Gül Ateş hakkında...

Veysel Aydın
Veysel Aydın - 10 yıl Önce

Varolmanın en yoğun dönemlerini geçirdiğim Bursa'da kadim dostum Yasin Doğruyla kader birliği yaptığım sıralarda,şiirlerini ve arka plan hikayelerini kendi ağzından dinlerdim.Hayat; geçmiş ve geleceği kucaklayıp önümüze koca bir 'an' gibi yayardı.Biz o 'an'ı sağa sağa;kah Tarihten kopup gelen hüzünlü bir yaprakla,kah al kırmızı gülün ateşiyle şavkıyan yüreklerimizi berkittik.Gün oldu hayat kırıntılarından hazan gülleri derdik.Gün oldu umudu ekledik ömrümüze.Yasin Doğru kadim yolda ve Safa İ

banner19

banner13