banner17

Mekke'ye Giden Yol bir başka!

Muhammed Esed'in, Cahit Koytak tarafından çevrilen eserine tekrar göz atmakta fayda var.

Mekke'ye Giden Yol bir başka!

Gençken hayatımızı değiştirdiğine veya bir noktada değiştireceğine içten içe inandığımız, bu sebeple çok samimiyetle bağlandığımız kitaplar olur. O kitaplara bizi bağlayan, sürükleyicilikten çok; yazanın veya yazılanın bizi can evimizden vurmasıdır. Sanki yazar, meramını en güzel veya hatta sadece bize anlatabilmektedir. Bu özelliği taşıyan az sayıda kitap vardır, ama her nasılsa, biz gider onları buluruz. Okuduğumuz sürecin hazzı anlatılmaz zaten; fakat kitap bittikten sonra insanın zihninde doldurduğu boşluklar, oynattığı taşlar ve oluşturduğu yeni boşluklarla kişinin bünyesinde değişmez izler bırakır.Muhammed Esed, Mekke'ye Giden Yol, İnsan Yayınları

Hâlâ bir gençken, benim de bu tür tecrübelerim oldu.

Büyülü değişimler yaşamış bir yolculuk

Bu yazın başında, Muhammed Esed’in Cahit Koytak tarafından tercüme edilmiş Mekke’ye Giden Yol’unu okudum. Herhangi bir kitabın bırakacağı ve yukarda anlattığım izlerden ayrı olarak bu kitapta, Avrupalı entelektüel bir Yahudinin, Müslüman olması sürecinde yaşadıkları vardı. Bu dört kavram (Avrupalı, entelektüel, Yahudi, Müslüman) arasındaki ilişki ve Esed’in kişiliğinde hayat bulan dönüşümler benim için büyüleyiciydi.

Bu dönüşüm boyunca Esed’in yaşadıkları dört işlem kadar basit, mantıklı ve sanki bir düz çizgi üzerinde ilerliyormuş gibiyken; bazen de bir rüyada görülen bir hikmet, konuşulan bir kişi veya günlük hayatın en ufacık bir detayıyla büyülü değişimler yaşamış bir yolculuktur. Bu yolculukta yaşadığı tüm monotonluklar ve olağanüstülükler, Esed’i aslında başından beri bildiği gerçekliğe taşıdı. Onun önce çöle, bedevi Araplara, susuz ve kaçak yolculuklara ve Arap misafirperverliğine olan aşkı, sonradan Vahhabi İslam kültürüne tamamen dâhil olmasıyla kendisini mutlak bir sonuca ulaştırmıştır.

Muhammed EsedTürklere olumsuz bakışı neden kaynaklanıyor?

İslam’ı Arap kültürü içinde öğrenmiş bir yabancı olarak Esed, Türklere karşı her zaman duygusal bir olumsuzluk içinde oldu. Demek istediğim; onun Türkler hakkındaki eleştirileri, Araplara olan duygusal bağlarından dolayıydı. Bu iki toplum arasındaki farkları hoş göremedi. Oysa Türkler ve Araplar birlerine karşı husumet duymazlar. Onun tüm bu yazdıklarından, hayatından öğrendiklerimiz; İslam’ın milliyet ayrımlarından uzakta, tamamen birleştirici tavrıyla nasıl anlamamız gerektiğine dair çok güzel bir örnek.

 

Begüm Kahraman beğenerek okudu

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:09
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
iranlı
iranlı - 8 yıl Önce

esed türkiye'de tuttu mu? işaret yayınları'nın ilk baskısında (yeni şafak'ın verdiği 3 ciltlik olanda) baştaki esed biyografisinde "ırak'a, hemedan'a kürdistan'a gitti" yazıyordu ama sonradan kürdistan kelimesini çıkardı işaret yayınları. neden peki? çünkü kalın türkler baskı yaptı. yani esed'in ortadoğu gerçekliğine aslında türkler çok yabancı. halen kendini ortadoğunun lideri sanıp diğer milletleri küçümseyen esed'le barışır mı?

adil akkoy
adil akkoy - 8 yıl Önce

jön türkler, beyaz türkler, öztürkler, göktürkler.. türkleri bizde pek sevmiyoruz açıkçası :))

sevim
sevim - 8 yıl Önce

aynı yazarın aynı çevirmen tarafından yapılmış meali hakkında da geniş çaplı bir yazı bekliyoruz.selamlar

esra
esra - 8 yıl Önce

'Mekke'ye Giden Yol' u üc yıl önce okumustum. kesinlikle muhteşem bi kitap. aklıma her gelişinde okuduğum anki hazzı duyarım. hic olmazsa bir kez okunmalı bence..

V. Kaya
V. Kaya - 8 yıl Önce

İsmet Özel haklı bence. Esed'e güvenmiyorum. Hepsi bu...

muratk
muratk - 8 yıl Önce

Kitap hakkında esra'ya, Kuran Mesajı hakkında sevim'e katılıyorum. Her iki eser de gözardı edilemeyecek kadar önemli... Hadi Türkler konusunda da adil'e katılayım:)

Uğur
Uğur - 8 yıl Önce

Bir şaheser, benim de hayatımı derinden etkilemiştir. Begüm hanıma tek bir noktada çok katılamıyorum. Bence Esed Türklere olumsuz bakıyor sayılmaz. Hatırladığıma göre, kitabın bir yerinde Türklerin Arapları kıskandığını söylüyor (ki kısmen haklı ama fazla genellemiş), bir yerde Osmanlı halifesini eleştiriyor (ki galiba haklı), bir yerde de Türkleri 1923'teki ziyaretinde fazla Avrupalı bir kültüre sahip bulduğunu, onun için Araplar kadar hayran olamadığını ama sevdiğini, beğendiğini belirtiyor.

banner8

banner19

banner20