banner17

Mehmet Behçet Yazar'ın Kaleminden 1940'ların Edebiyatçılar Âlemi

Mehmet Behçet Yazar'ın ''Edebiyatçılar Âlemi'' kitabı, 1939-1941 tarihleri arasında Yedi Gün dergisinde, 'Edebiyatçılarımızı Tanıyalım' başlıklı yazı dizisinin bir araya getirilmesi ile meydana gelmiş. Tam manasıyla o dönemin edebiyat dünyasını görmek ve tatmak imkânı veren kitabın ve yazılarının bir diğer güzel yönü de, matbuat âlemine dair bilgiler verip, edebiyatçılar ile matbuat âleminin ilişkisini göstermesi. Mehmet Erken yazdı.

Mehmet Behçet Yazar'ın Kaleminden 1940'ların Edebiyatçılar Âlemi

İsmini hatırlayamadığım bir kitapta Mehmet Behçet Yazar ismine ve Edebiyatçılar Âlemi başlıklı kitabının künyesine rastladım. Bilmediğim bir yazar, basit denebilecek bir isim. Sanırım gördüğüm künyede, yayına hazırlayan olarak da Ali Birinci görünüyordu, ya da Ali Birinci ile bağlantılı bir şeyler yazıyordu yanında, bunun da güveniyle kitaba baktım. 21. Yüzyıl Yayınları isminde, yine bilmediğim bir yayınevi tarafından yayınlanmış. Kitaba dair bilgilerde, 1940’lı yıllarda yayınlanmış yazılar olduğu geçiyor, kitapta ele alınan isimler de oldukça cezbedici. Ulaşabildiğim kütüphanelere baktım, yok. Yine de şansımı deneyeyim diyerek Kütüphaneler Arası Ödünç sistemine kitabın adını yazdım ve talebimi gönderdim. Bu sayede birkaç gün sonra TOBB ETÜ damgalı bir kitap elime geçmiş oldu.

Mehmet Behçet Yazar. Edebiyatçılar Âlemi: Edebiyatımızın Unutulan Simaları. 21. Yüzyıl Yayınları: Ankara 1999. Yayına Hazırlayan: Mustafa Everdi. Kitaba Mehmet Behçet Yazar’ın biyografisini yazan da Ali Birinci. Hazırlayan da biyografiyi yazan da iki güvenilir isim. Kitap 1999 yılında 1000 adet, numaralı olarak basılmış. Ben 134. Nüshayı okumak şerefine eriştim.

Kitap, Behçet Yazar’ın 1939-1941 tarihleri arasında Yedi Gün dergisinde, “Edebiyatçılarımızı Tanıyalım” başlıklı yazı dizisinin bir araya getirilmesi ile meydana gelmiş. Bu meşakkatli işi kotaran da Mustafa Everdi.

1930-40’ların edebiyat dünyasını görme, tanıma imkanı

Kitabın alt başlığı ve dergideki yazı dizisinin başlığından kolayca anlaşılacağı üzere kitap, dönemin edebiyatçılarının birkaç sayfalık portrelerinden oluşuyor. Yazarın ihtimam gösterdiği noktalardan bir tanesi, ele aldığı kişi başka hangi uğraş ile meşgul olursa olsun, onun edebiyat ile alakasına vurgu yapmak. Özellikle şairlerin, şiire bir şekilde bulaşmış olan pek çok yazarın biyografileri mevcut. Örneğin bizim daha ziyade romanları ile bildiğimiz Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirleri de ciddi manada mevzubahis ediliyor.

Kitabı güzel kılan pek çok nokta var. Bunların başında, 1941 yılında, dönemin yaşayan edebiyatçılarını ele almasından ötürü, tam manasıyla dönemin edebiyat dünyasını görmek ve tatmak imkânı vermesi geliyor. Bu dünyanın içinde kimler var, hangi eserleri ile var ve ne şekilde algılanıyor? Bizim bugünden geriye doğru bakarak gördüğümüz yazı dünyasının, tam içinden bir bakış.

Ahmet Hamdi “gelecek vaad ediyor”

Yukarıda verdiğim Ahmet Hamdi örneğini burada da kullanabilirim. Ahmet Hamdi Tanpınar, bugünden baktığımızda daha çok büyük romanların yazarı biri isim. Fakat kitabın kaleme alındığı tarihlerde, daha bu romanlarına sıra gelmemiş, halen “gelecek vaad eden” kategorisinde ele alabileceğimiz bir edebiyatçı ve üniversiteye yeni atanmış birisi.

Ahmet Hamdi dışında kitapta bu manada dikkatimi çeken isim Necip Fazıl oldu. Necip Fazıl’ın biyografisi, kendi tercihinin de bu yönde olması sebebiyle genelde Büyük Doğu dergisini çıkardığı, daha doğrusu Milli-İslamcı bir çizgide yayınlamaya başladığı dönemler ile başlar. Bu tarihlerin öncesi, Necip Fazıl’ın da hiç vurgulamak istemediği, dolayısıyla ona bakanların da genelde ihmal ettiği dönemlerdir. Fakat yazılar 1939-41 arasında yani tam da Necip Fazıl’ın “geçiş dönemi” diyebileceğimiz dönemine denk geldiği için, onunla alakalı yorumlar bu minvalde olmuş. Hakkındaki yazıda şiirlerindeki karamsarlığa, ama hayatının dönüşmeye başladığına dair noktalara temas ediliyor. 1939’da edebiyat dünyasında nasıl bir Necip Fazıl vardı, bunu görmek için güzel bir yazı. Tabi ki bu durum, diğer bütün yazarlar için geçerli…

Edebiyat tarihçileri için ciddi bir kaynak 

Kitabın ve yazılarının bir diğer güzel yönü, matbuat âlemini ve edebiyatçılar ile matbuat âleminin ilişkisini göstermesi. Yazarların hangi gazete ve dergilerde yazılar yazdığı, hangi kurumlarda çalıştığı, hangi eserlerinin nasıl ve ne şekilde ses getirdiği gibi ince detaylar, yazıların genel seyrini oluşturuyor. Bir klişe ile ifade edecek olursam, “okuru yazarın yaşadığı dönemin içine alan yazılar”. Tabi yazarın sürekli olarak, dergilerde-gazetelerde yer alan ama kitap olarak yayınlanmamış eserlere de işaret etmesi, ayrı bir güzellik. Bu iki noktanın, kitabı edebiyat tarihçileri için ciddi bir kaynak eser konumuna getirdiğini söylemeye gerek yok. Hatta 30’ların ve 40’ların edebiyat dünyasına dair bir ders kitabı olması gerekir. Bu nedenle, kitabın baskısı olmadığı için, rahatlıkla, satın alamayacağımız veya temin edemeyeceğimiz için üzülebiliriz.

Edebiyatçılar Âlemi, titizlikle hazırlanmış, indeksi yapılmış ve mazinin bir parçasından koparılarak önümüze konulmuş bir kaynak eser. Umarım tekrar baskılarını görmek imkânı da bulunur…

 

Mehmet Erken

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2018, 15:08
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Everdi
Mustafa Everdi - 12 ay Önce

Kitap tanıtımı için Mehmet Erken Beye teşekkür ederim. Önemli bir kitap yazıda belirtildiği gibi. Özellikle dönemin anlayışını veren ve bugün çoğu şöhret olan yazarların yolun başındaki edebi başarı ve ilk eserlerin değerlendirilmesi yönüyle. Kitabı edinmek isteyenler bana ulaşabilirler. Hala elimizde mevcut.

banner19

banner13

banner20