Medeniyetleri gezdi, öğrendiklerini yazdı

‘Medeniyetler Diyaloğu’, Roger Garaudy’nin Mevlâna, Sâdi, Goethe, Aragon vs. birçok ünlü yazar ve düşünürden ayrıma tâbi tutmadan yaptığı iktibaslar ile zenginleştirilmiş bir eser olarak çıkıyor karşımıza..

Medeniyetleri gezdi, öğrendiklerini yazdı

“Batı bir kazadır” diye başlıyor Roger Garaudy’nin Türkçeye Medeniyetler Diyaloğu ismi ile çevrilen eseri. İlk önce eserin Cemal Aydın tarafından kaleme alınan takdim bölümünde Garaudy’i ve onun davasını anlatmak için kurmuş olduğu cümle etkiliyor insanı. Şöyle diyor Aydın: “Büyük insanlar dünya meselelerine büyük bakar, büyük düşünür ve bu uğurda büyük fedakârlıkta bulunurlar.”

Eser nihayete erdiğinde insan, bu cümlenin ihitva ettiği manayı daha iyi idrak ediyor. Eserde hakikati arayan bir adamın yaşadığı sancıları iliklerinize kadar hissediyor, içinde yetiştiği toplumun sıkıntılarının farkına vararak, bunları dile getirmekten kendini nasıl mesul hissettiğini rahatlıkla görüyorsunuz.

Roger Garaudy, beş bölümden oluşan eserinde, Almanların “Abendland” yani “alacakaranlık ülkesi” diye isimlendirdiği Batı medeniyetinin dayandığı köklerden bahsediyor. Gücünü manadan almayan, tüketmekten başka gayesi kalmayan, “kendi kudretini yıkım yapma gücü ile ölçen” bu medeniyetin hızla intihara sürüklendiğini belirtip, Batı dışı kültürleri ve bu kültürlerin sahip olduğu yüksek değerleri gözler önüne seriyor.

Kalbi ile Doğu ve Batıyı meczetmiş, gözlerini hakikate dikmiş bir dünyalıBİR GÜZEL TECRÜBELER BÜTÜNÜ

Kitabı elinize alıp çok değil beş-on sayfa kadar ilerlediğinizde, öncesinde kısa da olsa dünya tarihine dair bir okuma yapma ihtiyacı hissediyorsunuz, bizden söylemesi. Eser insanlık tarihindeki birçok medeniyetin tarihi, kültürü, mimarisi, hayatı ve nizamı gibi mühim değerlerden bahsediyor. Eserin ilerleyen sayfalarında göze çarpan en önemli husus ise; eserin müellifinin dünyaya, medeniyetlere, tarihe ne denli objektif baktığı ve anlatmış olduğu medeniyetlerin ortaya çıktığı ülke ve şehirlerin çoğunu bizzat yerinde inceleyip, buradaki değerleri misaller eşliğinde dile getirmesi.

Bir Fransız, daha da genel olarak bir Batılı olan yazar, düşüncesi, ufku ve en önemlisi kalbi ile Doğu ve Batıyı meczetmiş, gözlerini hakikate dikmiş bir dünyalı. Belki de bu sebeple Medeniyetler Diyaloğu, Garaudy’nin Mevlâna, Sâdi, Goethe, Aragon vs. birçok ünlü yazar ve düşünürden ayrıma tâbi tutmadan yaptığı iktibaslar ile zenginleştirilmiş bir eser olarak çıkıyor karşımıza. Garaudy’nin ara sıra sosyalizme yaptığı atıflar rahatsızlık verse de, genel itibariyle hak edene hakkını teslim eden düşünce yapısı içinizi ferahlatmaya yetiyor. Şunu da belirtmekte fayda var; eser Garaudy’nin İslam ile müşerref olmasından tam beş yıl önce, 1977 yılında basılmış.

Dünya üzerindeki her bir medeniyetin, Asya’nın, Afrika’nın, Latin Amerika’nın ve diğerlerinin insanlığa kazandırdıklarının farkında olan, kâinata vurulan ilahi damgaya şahitlik eden bir garip seyyahın macerasını dinlemek isteyenlere sunulan bir güzel tecrübeler bütünü diyebiliriz eser için. Kitaba dair yazılacak çok cümle, edilecek yığınla kelam mevcut aslında.

Son olarak Roger Garaudy’nin, her insanın Tanrı’dan ilahi bir zerre taşıdığına olan inancının onu tüm insanlığı kucaklamaya sevk eden ve hakikate ulaşma arzusunu içinde tutuşturan en büyük müessir olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Ve Kâri’nin kitaba düştüğü not ise şöyle: “Tekrar tekrar okunası”…

Serap Karataş yazdı

Yayın Tarihi: 12 Ocak 2013 Cumartesi 12:19 Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2021, 10:14
banner25
YORUM EKLE

banner26