banner17

Masallarını unutan kardeşlerim!

Zeki Bulduk masallarını unutan tüm kardeşlerine soruyor, 'Yorulmadınız mı?'

Masallarını unutan kardeşlerim!

"Masal, dünyanın bittiği yerde başlar", demişti Mevlana İdris. Ne de güzel söylemiş. Hele de masalımıza ve kanımıza ekmek doğrayan bir zamanda bu sözün ve masalın başka bir güzelliği ve kıymeti var.

Bu cadde çıkmaz sokak!

Tevafuk ki AKP Hükümetleri döneminde “yıldızı parlayan İslamcı yazar ve şairler”  oldu. Bu arkadaşlarımızın ön plana çıkmalarını sağlayan AKP değildir, AKP Hükümetlerinin zemini de değildir. Her adem kendi zenaatınca hünerini gösterir. Gazete, televizyon, radyo vb iletişim araçlarında boy gösteren bu arkadaşların “popüler” yanlarını bilen, gören, eleştiren bir kitle meydana geldi. Lakin “popülizmi” bir kenara bırakıp şair ya da yazar yönlerine, eserlerine ciddi nazarlar pek görülmedi. Misal:

İsmail Kılıçarslan’ı nasıl bilirsiniz? -Göbekli şair. -Meksika Sınırı’ndan kaçarken vurulan bir amigo. -İnternet ve tv dünyasına el atan İslamcılarla kavgalı bir ihl mezunu…

11639Aslında herkes gördüğünü söyleyecek. Ben ise görünmeyen, unutulanı anlatmaya çalışacağım; yani bir bütün halinde insanlığımızı kanaat terazisine vurmak istiyorum. Bir insanı eleştirirken kasap satırı gibi olup etleri bir yana, sakatatları bir yana, kemikleri öte yana, deriyi ise yurtlara vermemizden bahsetmek istiyorum. Tabi şunu diyebilirsiniz; bir kurban böyle kesilir! İsmail, bir kurban değil, bir imtihandır, ben de böyle derim.

İsmail Kılıçarslan’ı İslamcılık üzerinden eleştirenler, değiştiğine dem vuranlar Başka Masallar, Ablam Uzak Ülkede, Portakal Kirpi ve Turta kitaplarını didik didik okuduktan sonra mı yapıyorlar eleştirilerini? Yoksa, abimiz hafızdı, şimdi elifi mertek sanıyor, kavlince kulak zinasıyla mı idare ediyorlar, bilmiyorum ama ıskalanan bir şey var ki; popülizmi mi eleştiriyoruz yoksa bir ömrü mü yerlere çalıyoruz, bunu ayırt etmemiz gerekiyor, deyip; kurban faslını geçiyorum.

11641Başka masallar

Başka Masallar, İsmail Kılıçarslan’ın Marmara FM için hazırladığı programdan neşet eden müstesna bir kitaptır. Orijinaldir; lakin Halk Edebiyatının sıkı anlatı geleneği olan Halk Hikayeleri türünde yazılmış, imkansız masallardır. Bu arada, imkansızın biraz vakit alacağını da söylemeden geçemeyeceğim. Başka Masallar İsmail Kılıçarslan’ın birçok kütüphane taraması ve uzmanla görüşmesi sonunda meydana gelmiş olmakla birlikte asla akademik kalıplara sığmayan dolu dizgin masallardır. Özellikle, masalın önemli kahramanlarından Hanzala’yı Türk Edebiyatında canlandıran en önemli ve ilk eserlerdendir. O güne kadar birkaç şiirde boy gösteren Hanzala, kitapta zamandan zamana gider ve bizi tanık tutar.

11640Zebercetoğlu Zülküf,  Başka Masallar’ın yorgun ama asla vazgeçmeyen anlatıcısıdır. Yorulur, durur, düşünür, abdest alır ve kitabı açar okur: Ey insanlar akletmez misiniz? minvalince ayetler okur her masalın sonunda. Masal bu ya, Zülküf atını bir Haleb’e, bir Endülüs’e sürerken zamanda da yolculuk yapar. Tayyı zaman eyleyen kahramanımız derdimiz ve de dermanımız olan coğrafyada dur durak bilmeden ilerler. Yakasını bırakmayan “yaşadıkları, gördükleri, duydukları, bildiklerinden arta kalan yorgunluk” olsa da bir masal dünyayı değiştirebilir, aforizması gereğince masalcı sözünü bileyilemeye devam eder.

İsmail Kılıçarslan sokağı iyi tanıyan ve sokak dilini şiirinde rahat bir dille kullanan bir şair. İyi bir şair mi derseniz, kızmasını da göze alarak Ablam Uzak Ülkede şiirlerinin daha sonraki şiirlerinden daha üst bir dile ve buuda ait olduklarını söyleyebilirim. Diğer kitaplarında ise “film replikleri” kesinliği şiiri başka bir tarafa götürmektedir kanaatimce. Ancak, Başka Masallar İsmail’i ele vermektedir. Yani, sokaktan çekilip masasının başına geçtiğinde kim oluyorsa Başka Masallar’da o kişi vardır. Asıl İsmail vardır. Amerika’ya kafa tutan, Meksika Sınırını geçen, Turta’nın tadına vurulan değil; Zebercetoğlu Zülküf’ün peşi sıra derdine derman arayan İsmail vardır. Aslında ekrana çıktığında da, mikrofon’un başına geçtiğinde de, belgesel hazırlarken de Hanzala’nın düğününde oynayan o İç Anadolulu çocuk  açık verir, “çağın rahatsızlarından” olduğunu dillendirir.

11642Televizyonu kapat kardeşim; dinleyelim hikayemizi!

Hani şöyle bir şey vardır: Tanıdığımız, bizden bellediğimiz birileri ekrana çıkmışsa hemen tüm dertlerimizi söylesin; her programda Başörtüsü desin, Kürt çocukları taş atınca kıyamet kopmaz desin, milli sermaye en iyisi desin… Aklımızda ne varsa hep onu desin! Oysa, bir adem sadece ve sadece bir ademdir. (Futbol asla, sadece, yalnızca futbol değildir, sözüne binaen bir insan yalnızca bir insan değildir denilse de…) Ekran başında devleşmek müslümanca bir eylem değildir. Bunu önce bizler izlerken unuturuz. Sonra, birilerini devleştiririz ve söylemediklerinden dolayı kurban vaktinin geldiğine kanaat ederiz.

Başörtülü Kızlarla Kim Evlenecek mi dedi; birileri de Başörtülü Erkeklerle Kim Evlenecek dese ya! – İzdiham Dergisi’nden Bülent Parlak demişti sanırım.- Söylenen bir sözün ardından Hallaclar arayacağımız yerde Cüneydleri çoğaltmak nedametini göstermekten aciziz.

Ahmet Hakan Allah'a, kitabına, peygamberine küfretmedi. Bildiğim kadarıyla da hürmette kusur etmiyor. Tarık Tufan, Esra Elönü, İbrahim Paşalı, İsmail Kılıçarslan “medya gözüyle” tartıldıklarında sikletleri düşecek insanlardır. -Her nedense sözlüklerde en çabuk açılan madde hain ya da mülhid maddesi olur bir müslümanı eleştirmeye başladığımızda, sular iyice ısınır...-İnanın medya gözüyle tartarsanız “önder” olan peygamberlerin sikletini de düşürebilirsiniz. Ancak, eserleriyle, yani bir bütün halinde gördüğümüzde resmi “kul haklarından” kurtulup Başka Masallara geçiş yapabileceğimizi düşünüyorum. 

Bu ülkede, neredeyse hakikate ermiş masallarını en önce Müslümanlar unutuyorlar ve masal kahramanlarından; İsmail’in boğazındaki bıçağı, Yusuf’u zindana attıran eli ya da işveyi, Hanzala’nın düğününü nihayete erdirmeyen savaşı görmez oluyorlar. 

İsmail’in boğazındaki bıçak kimin elinde? Binlerce yıldır İsmail ile aynı yola baş koymuş İbrahim’in elinde değil mi?! 

 

Zeki Bulduk, ölmeden ölenleri özleyerek yazdı

 

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 11:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Melih Koşucu
Melih Koşucu - 9 yıl Önce

Bir yazısında "İslam tarihinin ünlü hilekârı Amr İbni As tavrı" ifadesini kullanmış Ahmet Hakan. Peygamberin ashabına hakaret edenin durumu nedir onu da kendisi araştırıp öğrenir isterse.

edip başaran
edip başaran - 9 yıl Önce

zeki abi ne güzel anlatmış. yüreğine sağlık. bu çorak ve gaddar coğrafyada yüreğini yüreğimizin yanında hissedebildiğimiz dostlar o kadar az ki. kadrini bilmek lazım. ne zaman içim daralsa başka masallar'ı bir atlas gibi önüme serer, hanzala'yla denizaşırı yolculuklara çıkarım. hanzala bizim yitik vicdanımızdır. sadece hanzala'sıyla bile ismail kılıçarslan'a ne kadar teşekkür etsek az. biz onu seviyoruz. çünkü biz bir inadız ve kocaman bir kalbimiz var. ötesini masalı olmayanlar düşünsün.

agt.
agt. - 9 yıl Önce

siz ne yazsanız, kimi yazsanız, hangi kitaptan bahsedip, hangi filmi anlatsanız "tamam" diyorum.... neye dokunsa kaleminiz güzelleşiyor dokundukları....

selam ve dua ile zeki bey...

mustafa aksan
mustafa aksan - 9 yıl Önce

ahmet hakanı tanımam ama sahabe kavramını muhammet esetden okumalısın. onun yaptıklarını araştırmadın galiba ondan candan dost olursa yandık

Hasan Atasagun
Hasan Atasagun - 9 yıl Önce

Bir yazısında veya sohbetinde "İslamcılığı bırakıp, namaza başlayacağım, yasin ezberleyeceğim" demiş sayın masalcı abimiz, eğer doğruysa veya başka bir bağlamda söylemediyse, namaz kılmadan islamcı olmak ne menem birşeydir. Eğer böyleyse bir resimli namaz hocası ve mızraklı ilmihalle, tövbe edip herşeye yeniden başlayabilir. Müslüman olmadan islamcı olunamayacağını bilmeyengillerden misiniz?

bilal şahin
bilal şahin - 9 yıl Önce

Evet yorulmamışlar zeki abi bkz. alttaki yorum.adamlar klavye mücahitleri diye grup kurmuşlar ama buralarda söylediklerini telefonda bırakın söylemeyi gıklarını bile çıkaramazlar. Herkes işini tam yaparsa cüneydler çoğalacak inşallah. masa başı yapmak farz oldu ama İsmail kılıçarslan abimizin yapmasıyla üzerimizden düşmüyor.öte yandan bu yoklamalar -masal yoklamaları- yerleşik İslamcı zihniyete bir şey yapamıyorsa bile geri kalanların gözlüklerinin camını tekrar tekrar silmesine yardımcı oluyo

Hasan Atasagun
Hasan Atasagun - 9 yıl Önce

Sözümüz, tamamen, müslüman olduğunu söyleyip namaz kılmayanlaradır. Ne klavye mücahidi ne de falan grubun üyesiyiz. Sözümüzün sonuna kadar arkasındayız. Bildiği ile amel etmeyenin dilsiz şeytanlardan olduğunu bilenlerdeniz. Birinin yüzüne söyleyemeyeceğimiz sözü arkasından söyleyengillerden değiliz. İftira ediyorsak hak ve helallik dileriz. İster telefonda ister yüzünüze karşı her zaman ve her yerde sözümüzü söylemeye sonuna kadar varız.
Esselamü ala menittebeal hüda.

banner8

banner19

banner20