banner17

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış kim?

Yazar bir şiirden ilhamla; Sarıkamış'a, Sarıkamış'ta yaşanan olaylara, soğuğun kavurduğu yüzlere ışık düşürmeye çalışıyor.

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış kim?

Onlarca öykü taşır Sarıkamış bağrında. On binlerce şehidin donarak canlarını verdiği Sarıkamış’tan, birinci cihan harbinde anaları oğulsuz, gelinleri yârsiz, çocukları babasız bırakan bir dramdan söz ediyoruz.

Kardan KanatlarSütun Yayınları arasında çıkan Kardan Kanatlar, o günlere götürüyor bizleri. Ülkenin bir baştan diğer başa savaşı, yokluğu, çaresizliği yaşadığı o yıllara… Yazar bir şiirden ilhamla; Sarıkamış’a, Sarıkamış’ta yaşanan olaylara, soğuğun kavurduğu yüzlere ışık düşürmeye çalışıyor.

Satılmış, cepheler dolaşıyor

Arif Akpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel’in Han Duvarları şiirinde geçen Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ı romanının başkarakteri olarak belirlemiş. Maraş’taki Mevlevi dergâhının şeyhinin oğlu Satılmış’ın Trablusgarp’tan, Balkanlara, oradan Yemen’e en nihayetinde Sarıkamış cephesinde bulunmasını okuyoruz romanda. Satılmış, aynı zamanda hafız olduğu için daha çok Hafız Gardaş demektedirler arkadaşları ona. Satılmış ismini duyanların ilk önce gülümsemesi üzerine de her gittiği yerde bunu açıklar: “Ben ailenin tek çocuğuyum. Daha önce birçok kardeşim doğmuş ama maalesef ölmüşler. Bizim Maraş’taki inanışa göre; başına böyle bir durum gelen aile, çocuğunu Allah’a satarsa çocuk ancak öyle yaşarmış. Babam bir âlimdir, böyle şeylere inanmasa da anamın ısrarıyla adımı Satılmış koymuş. Gördüğünüz gibi ben gerçekten yaşamışım.”

Sütun YayınlarıSarıkamış’a gönderilen askerilerin çoğunun Yemen cephesinden yeni dönen ve üzerinde yazlık elbise ve ayakkabıların olduğu askerlerdir. Şehit sayısının fazla olmasının bir sebebi askerin teçhizat olarak hazır olmaması, kışın en şiddetli günlerinde geçit vermez Allahüekber dağlarını geçmeye çalışmak olarak geçiyor tarihi kaynaklarda.

Makam sevdasına giden canlar

Tüm bu sebeplerin yanında –ki romanda da geçmekte olan, tarihi kaynakların ifade ettiği hakikat şudur: Askerin donması pahasına Allahüekber Dağını aşılmasını veren Enver Paşa’nın yanlış kararı… Tabi, bu yanlış karar makam hırsı ile paşanın istekleri doğrultusunda her emre “yaparız” diyen Yarbay Hafız Hakkı’dır. Zaten, Enver Paşa’nın verdiği emirleri onaylamayarak istifa eden Binbaşı Lütfü beyin yerine de Yarbay Hafız Hakkı geçer. Makam olarak yükselme buradan itibaren devam eder; asker Sarıkamış’a erme pahasına yolda/belde bir bir donarak şehit olmaktadır. Sarıkamış bir felaket olarak geçer tarihlerimize.

SarıkamışYazar Sarıkamış’tan sonra esir düşen askerlerimizin yaşadıklarını yine Hafız üzerinden anlatır. Esaretten kaçma girişimleri, esir kampında onlara tevekkülü ve Allah’ı anlatan Van milis alayı komutanı Said, uzun karlı yolları aşarak Türk sınıra erişmek, Ermeni çetelerinin Türk topraklarında yaptığı mezalim satırlar arasında karşımıza çıkıyor.

Yaklaşık yüzyıl önce yaşanan ve Osmanlı’nın yıkılışını hazırlayan olaylara temas edilen bu romanda, Hafız’ın şahsında vatan için can veren adı sanı unutulmuşların hikâyesini bulacaksınız…

10280Köyüne, anne ve babasına dönmek için onca yolu geçen ama verem olan Hafız, yani Satılmış, bir han odasında son nefesini verdiğinde, odasının duvarında şu şiir vardır:

Garibim namıma Kerem diyorlar

Aslımı el almış harem diyorlar

Hastayım derdime verem diyorlar

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ım ben

 

Yılmaz Yılmaz, şehitlerimizi rahmetle anarak okudu.

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 10:46
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20