banner16

Manevi Dayanışmanın Korunması Harpte Başarının Garantisidir

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde 1935 yılında Alman generali Erich von Lundendorff tarafından yazılan ‘Topyekûn Harp’ isimli eser, o dönemde dünyada büyük yankı uyandırmış, bir Türk gazetesinde de tercüme edilip tefrika halinde yayınlanmış. Metin Uygun yazdı.

Manevi Dayanışmanın Korunması Harpte Başarının Garantisidir

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde 1935 yılında Alman generali Erich von Lundendorff tarafından yazılan ve o dönemde dünyada büyük yankı uyandıran ‘Topyekûn Harp’ isimli eser, (orijinal ismi Der Totale Krieg) 2017 yılında Dergah Yayınları tarafından Türkçeye yeniden kazandırıldı. Eserin çevirmenleri Ayşe Onur Çifci ve Erhan Çifci’dir. Çevirenlerin verdikleri bilgiye göre kitap Almanya’da basıldıktan hemen bir yıl sonra Türkiye’de Ulus gazetesinde 12 Şubat 1936 – 21 Haziran 1936 tarihleri arasında önce tefrika olarak yayımlanmış, daha sonra 1936 yılında gazeteci Hikmet Tuna tarafından tercüme edilerek ‘Topyekün Harp’ ismiyle basılmıştır.

Kitap günümüze kadar bir daha tam metin olarak yayımlanmamış. Çevirmenler Hikmet Tuna’nın tercümesini esas alarak yeni baskısını hazırlamaya çalışmışlar fakat bu tercümenin birçok yönden yetersiz oluşu sebebiyle hem orijinal Almanca metinden ve hem de Angelo Solomon Rappoport’un İngilizce tercümesinden mukayeseli olarak istifade ile eseri büyük ölçüde yeniden Türkçeye kazandırmışlar.

Kitapta Alman general Erich von Ludendorff hakkında da kısa olarak bilgi veriliyor. 1865 yılında Poznan yakınlarında doğan general, orduda çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra Birinci Dünya Savaşı’nda 2. Ordu Kurmay Başkanı olmuş, daha sonra 7. Ordu Kurmay Başkanı olarak görev yapmıştır. Bu görevi esnasında Tannenberg ve Mazurya muharebelerinde uyguladığı kuşatma manevraları ile ününü iyice duyuran general, başarısından dolayı Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından Por Le Merit nişanı ile taltif edilmiştir. Alman Genelkurmayı’nda kurmay başkanlığına kadar yükselmiş, 1923 yılında Hitler’in ünlü Birahane Darbesi’ne katılmış, bu girişimin başarısız olmasından sonra yargılanmış ve beraat etmiştir. 1925 yılında Alman Cumhurbaşkanlığına aday olmuş, kazanamayınca da siyaseti bırakmıştır. Bundan sonra inzivaya çekilen Lundendorff kitaplar yazarak düşüncelerini insanlarla paylaşma yoluna girmiştir. 1937 yılında Münih yakınlarındaki Tutzing’te vefat etmiştir.

Alman Genelkurmay İkinci Başkanlığına kadar yükselen Lundendorff, “topyekûn harp” teorisinin önde gelen savunucularındandır. Topyekûn harp konusunu; “Topyekûn Harbin Esasları”, “Ulusun Manevi Birliği”, “Ekonomi ve Topyekûn Harp”, “Silahlı Kuvvetlerin Gücü ve Etkinliği”, “Ordunun Bileşenleri ve Bunların Kullanılmaları”, “Topyekûn Harbin Tatbiki ve Başkomutan” bölümleri halinde ele alıyor kitabında.

Topyekûn harp, savaşan uluslara mensup her ferdin hayatını ve ruhunu etkilemektedir 

“Topyekûn Harbin Esasları” bölümünde yazar, topyekûn harbin özelliklerinin tam manasıyla ilk defa Birinci Dünya Savaşı’nda görüldüğünü belirtiyor. Bu savaşın bambaşka bir karakter gösterdiğini ve harpte sadece harbe katılmış bulunan silahlı kuvvetlerin yer almadığını, ulusların da bizzat harp idaresinin hizmetine verildiklerini ve harbin doğrudan doğruya kendilerini hedef aldığını açıklıyor. Buna göre topyekûn harp sadece silahlı kuvvetleri ilgilendiren bir mesele olmayıp, savaşan uluslara mensup her ferdin hayatını ve ruhunu etkilemektedir. Nüfusları giderek artan ülkelerdeki zorunlu askerlik mükellefiyeti ve tesiri giderek daha fazla imha edici bir mahiyet alan harp vasıtalarının kullanılmasından doğmuştur.

Ludenderff’un topyekûn harp konusunda üzerinde durduğu önemli bir husus da propagandadır. Uçakların savaşılan halkların üzerine sadece bomba atarak değil; broşür ve başka propaganda malzemeleri atarak, bu manada başka pek çok aracın kullanılması, kitle iletişim araçlarındaki gelişmeler, topyekûn harbin esaslarından olan propagandanın gücüne ve önemine işaret etmektedir. Yazar ulusların abluka ve propaganda ile teslim olmak zorunda kalacaklarını belirtir.

Manevi dayanışmanın korunması başarının garantisidir

Topyekûn harple ilgili olarak dikkat çekilen önemli diğer bir konu da; silahlı kuvvetler ile milletin maddi ve manevi dayanışmasıdır. Bu husus Birinci Dünya Savaşı’nda kendini göstermiştir. Gelecekte bu savaştakinden daha fazla bu dayanışmaya ihtiyaç hissedilecektir. Milletin manevi gücüne büyük önem veren yazar, savunma ve taarruzda bu gücün hayati derecede rol oynadığına dikkat çekmektedir. Yazara göre manevi dayanışmanın korunması başarının garantisi olur. Topyekûn harpte ulusun gücünün tamamına ihtiyaç duyulur, çünkü bu tür bir savaş tamamen ona yönlendirilmiştir.

Politika da topyekûn harbe göre şekillenmelidir. Politika, ulusun topyekûn harpteki azami gücünü göz önünde tutarak, ulusun yalnız manevi sahada değil, hayatın her alanında yaşamını idame ettirdiği için ne gibi şeylere ihtiyacı olduğunu gözetmelidir. ‘Harbin bir ulusun yaşama azminin en önemli göstergesi’ olduğunu ifade eden Ludendorff’a göre, ‘Politika harbin idaresine hizmet etmekle mükelleftir.’ Topyekûn harp ve politikanın ortak amacı, ulusu yaşatmaktır.

Kitapta topyekûn harbe dair ortaya koyulan fikirler, dile getirilen esaslar kısmen bugün de geçerliliğini muhafaza etmektedir. Emekleri geçenleri tebrik ediyoruz.

Erich von Lundendorff, Topyekûn Harp, Dergah Yayınları

 

Metin Uygun

Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2018, 14:45
banner12
YORUM EKLE
banner8
SIRADAKİ HABER

banner7

banner6