Malatya ekolündekilerin çoğu Elazizliymiş

“Kalbim Mühürlenmeden”, şair yazar Metin Önal Mengüşoğlu ile yapılan söyleşilerin ve soruşturmaların toplanmasıyla oluşturulmuş bir kitap. Yakın tarih İslamcı sanat ve edebiyatın derin analizleri olarak nitelendirilebilecek çalışmayı Asım Öz hazırlamış..

Malatya ekolündekilerin çoğu Elazizliymiş

Kalbim Mühürlenmeden, şair yazar Metin Önal Mengüşoğlu ile yapılan söyleşilerin ve soruşturmaların toplanmasıyla oluşturulmuş bir kitap. Onun şiir, sanat ve fikir hayatına dair söyleşilerin bu kitaplaştırılmış şekli ilk sayfalarından itibaren heyecan veriyor. Yakın tarih İslamcı sanat ve edebiyatın derin analizleri olarak nitelendirilebilecek çalışmayı Asım Öz hazırlamış, Okur Kitaplığı da yayınlamış. Bir fikir adamının, bir sanat adamının, bir şiir adamının doğuşu, gelişimi ve zirveye tırmanışını anlatan adeta sinema filmi tadında bir çalışma.

Necib Fazıl’dan Sezai Karakoç’a ve dahi Sait Çekmegil’e kadar Mengüşoğlu’nun düşünce dünyasına etki eden güzel adamların sanat, fikir ve aksiyon ile ilgili görüşlerinin her söyleşiye derc edildiği bir kitap çalışması bu. Sanat, edebiyat ve felsefe ile ilgili sorulara verilen cevaplarda nadir insanlarda şahit olunabilecek bir duruma şahit oluyoruz. Bir fikir işçisi olan Mengüşoğlu, aynı zamanda bir sanatçı, bir edebiyatçı ve filozof olma özelliğini cem etmiş bir şahsiyet.

Mesela “Şiirin İslamisi olur mu?” sorusuna “neden olmasın, elbette olur” deyip, bu düşüncesini bu fikre karşı olanların görüşlerini çürüterek cevap vermesi son çeyrek asırdaki bir tartışma ile ilgili tarafını net belirlemesi açısından önemlidir. Şiirin Müslümancası olabileceği gibi, sanatın ve estetiğin Müslümancası da olabileceğine atıflar yapılıyor.

Kalbim Mühürlenmeden, genç şair ve yazarlara yol gösteren bir çalışma aynı zamanda. Mengüşoğlu’nun verdiği bilgiler ne kadar donanımlı olduğu ve düşünce olarak ne kadar derinliğe sahip olduğu ile ilgili ipuçları veriyor. Mengüşoğlu, aslında bir ozandır. Dertli, kederli, emekçi, muhsin, ışık saçan bir ozan. Derdini bazen hikâye, bazen şiir yoluyla anlatmış. Ozanların kaderinde vardır yalnız olmak. Ozanımızın kaderi de aynı şekilde yalnızlık gergefine şiir işleyen adam olarak devam ediyor.

“İslamcı” değil Müslüman nitelemesinin kendisi için yeterli olduğunu ifade etmişMetin Önal Mengüşoğlu, Kalbim Mühürlenmeden

Aynı zamanda içinde yaşadığı toplumun sosyal ve siyasal sorunları ile ilgilenen ve bu sorunlar için fikir üreten bir yanı var Mengüşoğlu’nun. Öyle ki, kendisi ile yapılan söyleşilerde güncel veya siyasi konularda sorulan sorulara açık yüreklilikle cevap veriyor. Müslüman bir sanatçı nasıl bir duruş sergiler sorusunun cevabı mahiyetinde görüşler ortaya koyuyor. Resmi ideolojiyi eleştirirken sağlam argümanlar ile eleştirisini ortaya koyuyor. Seküler aklı eleştirisi ise kitabın hemen her söyleşinde göze çarpacak kadar ön plana çıkıyor.

Kitapta yayınlanan söyleşilerde yazarın Yeni istiklal, Çağrı, Defne, Hareket, Çile, Dal, İslam medeniyeti, Deneme, Aylık dergi, Kriter, Kelime, Varide, Umran, İktibas, Gelecek dergilerinde şiir, deneme ve öyküleri yayınlandığını da öğreniyoruz. Bir de her neşrettiği kitabının ayrı ve derin bir hikâyesi olduğunun farkına varıyoruz. Harput Şehrengizi kitabı mesela. Kitabın yazılışının alt yapısında ölümün verdiği ürperti olduğunu, bu ölüm ürpertisinin sebebinin ise ‘98 senesinin Ekim ayında 23 yaşındaki oğlunun kalp krizi sonucu ölmesi olduğunu ifade ediyor Mengüşoğlu. Malatya Fikir Kulübü ile ilgili de pek bilinmeyen bir bilgiyi meraklıları ile paylaşıyor. “Said Çekmegil merhumu saymazsanız Malatya ekolünü oluşturanların ekserisi Elazizlidir” bilgisini veriyor.

“İslamcı” nitelendirmesi ile ilgili de tarafını net belli ediyor Mengüşoğlu. Ahmet Usta’nın Yolcu dergisi için yaptığı söyleşide İslamcı nitelemesini kabul etmediğini, Müslüman nitelemesinin kendisi için yeterli olduğunu açıkça ifade ediyor.

Metin Önal Mengüşoğlu’nu tanımak, yazdığı eserleri daha iyi anlamak, yakın tarih, sanat, edebiyat ve fikrî gelişimin Anadolu’daki serüvenini anlamak için mutlaka okunması gereken bir çalışma olarak bu eserden kesinlikle istifade edilmelidir. Klasik söyleşi derleme kitaplarından çok farklı, Müslüman kimliği ile ön plana çıkan, taşralı, bizden, hasbi bir fikir işçisinin bize ikram ettiği bilgi ve bilinç sofrası olarak, yol gösteren, ufuk açan, besleyen ve donatan bir hazine hükmünde olmuş bu çalışma.

Ferhat Özbadem yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 11:10
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13